Gül adaylıktan niçin çekilemezdi?

Gül adaylıktan niçin çekilemezdi?.13044
  • Giriş : 16.08.2007 / 23:45:00
  • Güncelleme : 16.08.2007 / 23:39:24

Gül'ün 'vazgeçtim' demesi, haklı mazeret bulması mümkün değildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, köşesine "Abdullah Gül'ün Cumhurbaşkanlı adaylığından neden çekilemediğini" yazdı.

AK Parti nihai kararını verdi ve Abdullah Gül'ü Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterdi. Başka bir alternatifi de yoktu. Çünkü Gül'ün "vazgeçtim" demesi, buna haklı mazeret bulması mümkün değildi.

Tek sebebinin "meydanlar" olduğu söylenemez. Kuşkusuz 22 Temmuz'da halk, Abdullah Gül üzerinden yapılan sunî gerilime fevkalade kızmış ve tercihini kullanırken bu faktörü de göz önünde bulundurmuştu; lakin AK Parti'nin Gül'de ısrar etmesinin aslî sebebini sadece seçim sonuçlarına bağlamak yanlış olur.

Yeniden adaylığın en temel sebebi 22 Temmuz seçimlerinin oluşturduğu Meclis'teki yeni dengedir. seçim öncesi ile bugün arasında çok büyük fark var. Önceki dönemde anamuhalefet partisi CHP, en kritik rolü oynuyordu ve onun tutumu belirleyici oluyordu. Oysa Meclis'te bugün MHP 70 milletvekiliyle temsil ediliyor. DTP ve bağımsızlar 26 vekille önemli bir yekun oluşturuyor. Önceki yasama döneminde CHP ve onunla paralel politika belirleyen ANAP-DYP ittifakı cumhurbaşkanlığı seçimi için aranan 367 rakamının oluşmamasını sağlamıştı. İlk oturumda 367 bulunamayınca seçim kilitlenmiş, erken seçim şart olmuştu. Oysa bugün böyle bir durum yok. MHP ilk oturuma katılacağını, milli iradeye saygının bunu gerektirdiğini söylüyor. Sadece MHP'nin oturuma girmesi bile ilk turun başlamasına sebep oluyor. Bağımsızlar da Meclis'teki oylamaya katılacaklarını söylüyor. Hal böyleyken nasıl bir mazeret bulunabilir ki "vazgeçtim" denilebilsin?

Ne var ki CHP Nuh diyor peygamber demiyor. Bu haliyle yalnızlaşıyor, halktan kopuyor, siyasî alanını daraltıyor. Bir ay önce seçime beraber girdikleri DSP bile Abdullah Gül'ün adaylığı konusunda daha yapıcı, daha demokratik bir tavır aldığı halde CHP'de tık yok. Demek ki, gerginlik siyasetinin bulduğu destek yüzde 20'nin bile altına düşmüştür. Gül, adaylığı konusunda istişare etmek için CHP'den randevu talep ediyor; ama olumlu cevap alamıyor. Neden? "Tayyip Erdoğan bize gelmedi, bizimle görüşme lüzumu bile hissetmedi" diyordu CHP yöneticileri. Şimdi Gül'e "Görüşmek istemiyoruz, seçilirsen de protesto edeceğiz" mesajını verdi...

Gerilimin CHP'ye bir faydası olur mu? Asla! AK Parti'ye bir faydası olur mu? Kesinlikle hayır! Demokrasiye, devlete, devletin kurum ve kuruluşlarına bir faydası olur mu? Mümkün değil!

İsterseniz bir de tersinden düşünelim: Farz edelim ki Gül bir toplantı yaptı ve "feragat" ettiğini söyledi. Bunu nasıl izah edecekti halkına ve dünyaya? MHP, DTP, DSP ve bağımsızlar seçimdeki mesajı 'kriz çıkarmayın' olarak algılıyorsa AK Parti hangi makul gerekçeyi sunabilir ki!

"Devletin bazı kurumları böyle istiyor; dolayısıyla Gül'ün çekilmesi gerekir" nevinden yapılan konuşmalar Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni aşağılayan bir söylemdir. Türk Silahlı Kuvvetleri başta olmak üzere kurumlarla Meclis'i karşı karşıya getirmeye kimsenin hakkı yok. Cumhurbaşkanı seçimi Anayasa'ya göre Meclis'in görevidir. Bunun aksini iddia etmek, bu ülkedeki demokrasinin aslında bir oyun olduğu anlamına gelecekti. Meclis'in Cumhurbaşkanı seçemeyeceğini söylemek Türkiye'de demokrasi olmadığını söylemek demektir. Şayet Gül adaylıktan çekilseydi şöyle bir imaj çıkacaktı ortaya: "Kapalı kapılar arkasında AK Parti'ye baskı yapıldı." Bu durum başta TSK olmak üzere devleti de sıkıntıya sokacak, hatta Türkiye'yi dünyaya rezil edecek bir durumdu. "Vesayet altındaki bir demokrasi" görüntüsü kimin içine sinebilir ki! Ayrıca, dünyaya nasıl izah edilebilir ki başbakanlık yapmış ve son beş yıldır da bu ülkenin dışişleri bakanlığını yapan ve Türkiye'yi dünyada temsil eden bir insan cumhurbaşkanlığı yapamayacak bir derin kuşkuyla kuşatılmış olsun. Emin olun, bugün asker üzerinden Gül ismine itiraz edenler şayet Gül aday olamasaydı rol değiştirip demokrasi üzerine nutuklar çekecekti. Bu durum askeri daha çok yıpratacaktı. Meseleyi kilitlemenin mantığı yok. Herkes biliyor ki seçildiği takdirde Abdullah Bey siyasi kimliğini bırakacak, herkesle ve her kurumla diyalog kuracak. Belli ki Çankaya onun döneminde noter gibi çalışmayacak; bu da AK Parti için önemli bir sınav. Herkesi bekleyen böylesi bir demokrasi sınavında tercihini gerilimden yana kullanan büyük hata yapar; çünkü hem halk böyle bir davranış biçimini onaylamıyor hem de dünyanın gözü Türk demokrasisinde.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious