Gül: Medeniyetler ittifakını örnek almalayız

Gül: Medeniyetler ittifakını örnek almalayız.10382
  • Giriş : 29.11.2007 / 23:25:00

Cumhurbaşkanı Gül, resmi ziyaret için Ankara'da bulunan Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç onuruna Çankaya Köşkü'nde akşam yemeği verdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ''Biz, Balkanlardaki mevcut tüm sorunların, medeniyetler çatışmasına değil, medeniyetler ittifakına örnek olacak bir şekilde çözüme kavuşturulmasını arzuluyoruz'' dedi.

Yemeğe, TBMM Başkanı Köksal Toptan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'in de aralarında bulunduğu davetliler katıldı.

Cumhurbaşkanı Gül, burada yaptığı konuşmada, Boris Tadiç'in Türkiye'yi ziyaret eden ilk Sırbistan Cumhurbaşkanı olmasından mutluluk duyduğunu belirterek, ziyareti, Türkiye ile Sırbistan arasında son yıllarda yeniden canlanan ilişkilerin önemli bir adımı olarak gördüğünü kaydetti.

Gül, 21. yüzyıla başlarken, Sırbistan'ın hedeflerini, ''Avrupa ve Avrupa-Atlantik kurumlarıyla bütünleşme, komşularıyla ilişkilerini normalleştirme'' olarak belirlediğini memnuniyetle gördüklerini söyledi.

Tadiç'in geçmişte yaşanan bazı acı gelişmeleri tarihe mal edecek cesaret, vizyon ve açık yürekliliği gösterdiğini, tüm savaş suçlularının cezalandırılmalarını savunduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Gül, bu yoldaki çabalarını da takdirle karşıladığını vurguladı.

''Karşılaştığınız sorunlar ne denli zor ve karmaşık olursa olsun, Sırbistan'daki tüm demokratik kesimlerin yeni hedeflerinden ayrılmayacaklarına inanıyorum'' diyen Gül, Sırbistan'ın Aralık 2006'da NATO'nun Barış İçin Ortaklık Programı'na üye olmasını ve Kasım 2007'de de AB ile İstikrar ve Ortaklık Anlaşmasını parafe etmesini önemli aşamalar olarak niteledi.

Sırbistan'ın bu aşamalardan sonra Avrupa ile bütünleşme sürecini tamamlaması sonucunda, bölgede istikrar sağlayan bir ülke konumuna geleceğine olan inancını dile getiren Cumhurbaşkanı Gül, şunları söyledi: ''Önümüzdeki görünür gelecekte tüm Balkanların Avrupa Birliği ile bütünleşeceği ve bu sayede sınırların kalkacağı, insanların, malların ve sermayenin serbestçe dolaşacağı bir ortamın yaratılacağını bugünden algılayabilecek bir vizyon sahiplenmemiz gerektiğine inanıyorum.

Balkanlarda karşılaştığımız köklü sorunların ne şekilde çözüleceği de sorumlu liderlerin bu vizyona ne ölçüde sahip oldukları ile belirlenecektir. Biz, Balkanlardaki mevcut tüm sorunların, medeniyetler çatışmasına değil, medeniyetler ittifakına örnek olacak bir şekilde çözüme kavuşturulmasını arzuluyoruz. Zaten, benimsediğimiz evrensel değerler bunu gerektirmektedir.

Bölgenin istikrarı bakımından büyük rol oynayacağını düşündüğümüz Sırbistan'ın da bölgemizde mevcut sorunların, barış ve istikrara katkıda bulunacak, uzlaşı ve hoşgörü kültürünün yerleşmesine hizmet edecek şekilde çözümlenmesi yolunu tercih edeceğinden eminiz''

-''İNATLA ÇALIŞMAK GEREK''-

Tadiç ile bugün yaptıkları görüşmelerde Türkiye ve Sırbistan arasındaki potansiyeli daha iyi değerlendirmek gerektiği sonucuna vardıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Gül, bu çerçevede yarın iki ülke iş adamlarının katılımıyla İstanbul'da yapılacak toplantının, ekonomik işbirliği bakımından yeni bir dönem açmasını ümit ettiğini belirtti.

İki ülke insanın birbirlerini tanıması açısından turizmin de çok önemli olduğuna işaret eden Gül, Türkiye'yi her yıl yaklaşık 200 bin Sırp turistin ziyaret ettiğini ve olumlu izlenimlerle ayrıldığını anlattı. Gül, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Bugün, Balkan coğrafyası geleceğe birlikte uzanacağımız ortak yaşam alanımızdır. Kültürlerimiz arasındaki benzerliklerin, Avrupa şemsiyesi altında yaşamayı umduğumuz gelecekte daha da yakınlaşmamıza katkı sağlayacağına şüphe yoktur.

Sırpça ve Türkçe'de 5 bin civarında ortak kelime bulunduğu söylenmektedir. Bu ortak kelimeler arasında en ilginç olanlarından biri de herhalde halklarımıza özgü ortak duygusallığımızı yansıtan 'inat' kelimesidir. Bu bağlamda, bundan sonra bölgemizde 'inatlaşma' döneminin sona ermesi ve bölgede hoşgörü anlayışının yerleşmesi için 'inatla' çalışmamız gerektiğini vurgulamak istiyorum.''

-''BÖYLECE 'KÖR SOKAKLARA' GİRİLMEYECEK''-

Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç de konuşmasında, ilk Türkiye ziyaretini gerçekleştirmekten duyduğu mutluluğu dile getirdi.

Türkçe ve Sırpça'da aynı şekilde söylenen 'inat' kelimesinin karakterlerinin önemli bir parçası olduğunu belirten ve bu ortak özelliği olumlu yönde kullanmanın yararlı olacağını ifade eden Tadiç, ''Böylece yine iki dilde ortak olan 'kör sokak'lara girilmeyeceğini düşünüyorum'' dedi.

Türkiye ile Sırbistan'ın ortak sınırı olmadığını ancak iki ülkenin ortak bölgesel çıkarlar paylaştığını dile getiren Tadiç, bu ortak bölgede yaşamak için büyük sorumluluk taşındığını söyledi.

Avrupa'nın sınırlarının tartışıldığı, 'Avrupa nerede bitiyor' sorusunun sıkça sorulduğu bu dönemde, her iki ülkenin Avrupa'da olduğunu düşündüğünü belirten Tadiç, ''Avrupa ne Türkiyesiz ne de Sırbistansız bir bütündür'' dedi.

Bugünlerde alınan önemli kararların, Avusturya'dan Irak'a dünyanın bir çok bölgesini etkileyeceğini belirten Tadiç, bu bölgede medeniyetlerin çatışması değil, birleşmesinin söz konusu olması gerektiğini ifade etti.

Bölgedeki sorunların barış yoluyla çözülmesinin gereğine işaret eden Sırbistan Cumhurbaşkanı Tadiç, 21. yüzyılın belirli vizyonların bulunduğu kararları içermesi gerektiğini söyledi.

''Halklarımızın çıkarlarını savunurken vizyonlarımızı ve halklarımızın ortak çıkarlarını da savunmamız gerekiyor'' diyen Tadiç, Sırbistan'da yaşanan en büyük sorunun Kosova'nın statüsüyle ilgili olduğunu kaydetti. Tadiç şunları kaydetti: ''Biz Arnavut vatandaşlarımızla birlikte yaşamak istiyoruz. Biz barış mesajı göndermek istiyoruz ve savaşmak istemiyoruz. Bu konuda, hem Arnavut temsilcilerini hem de BM temsilcilerini ileride sorun yaratmayacak bir çözüm üretmeye çağırıyoruz. İleride bu topraklarda yaşanacak bir sorun, Balkanlardaki diğer ülkelerin de Avrupa entegrasyonunu engelleyebilir. Biz bu konuda her ülkenin Avrupa entegrasyonunu desteklemekteyiz. Sadece Sırbistan'ın değil Bosna-Hersek'in ve diğer cumhuriyetlerin toprak bütünlüğünün korunmasını istiyoruz. Farklı bir bakış açısı olumsuz sonuçları getirebilir.

Bu bölge tüm dünyanın alt yapısını oluşturmaktadır. Sadece medeniyetlerler değil, güvenlik çıkarları bu bölgede birleşiyor. Bu bölgedeki her ateş, hem ekonomi hem de barış ve istikrar açısından bir gerilemeye yol açacaktır. Biz hem dünyanın hem de dünya çıkarlarının merkezinde yaşıyoruz. Bu yüzden politikamız sorumluluk politikası olmak zorundadır.''

Tadiç, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin güçlenmesi için öngörülen işbirliği ve alt yapı çalışmalarına da değinerek, bu çerçevede vize uygulamasının da kaldırılmasını istedi.

''Ders kitaplarındaki önyargı oluşturacak bilgilerin de kaldırılması'' düşüncesini dile getiren Tadiç, Sırplarla Türklerin uzun yıllara dayanan bir dostluğu olduğunu söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious