Gül önerdi, Rehn'nin kitabı Türkçe'ye çevrildi

  • Giriş : 06.06.2007 / 11:04:00

Rehn’in yazdığı, Gül’ün Türkçe’ye çevrilmesi fikrini verdiği kitabı Türkiye’de yayımlandı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


AB Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn’in yazdığı, Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül’ün Türkçe’ye çevrilmesi fikrini verdiği "Avrupa’nın Gelecek Sınırları" adlı kitap Türkiye’de yayımlandı.
Geçen yıl İngilizce çıkan kitap, 1001 Kitap Yayınları tarafından Türkçe’ye çevrilerek yayımlandı.
Türkiye’de yeni satışa sunulan kitabı, 1001 Kitap Yayın Yönetmeni İsmail Şallı tarafından kendisine armağan edilen Rehn, A.A muhabirine yaptığı açıklamada, günümüzde AB ve Türkiye arasında iletişimin büyük önem kazandığını vurguladı.
Rehn, "AB’nin ne olduğu, Türkiye’nin AB üyelik müzakereleri sırasında karşı karşıya olduğu zorluklar ve büyük fırsatların neler olduğu konularında doğru bilgi sunmaya özellikle bu zamanlarda büyük ihtiyaç var. Bu kitabı tam da bu nedenle yazdım" diye konuştu.
Kitabın Türk okuyucular için Türkçe olarak da sunulmasından dolayı büyük memnuniyet duyduğunu ifade eden Rehn, Türkiye’nin AB yolunda, Türkiye ile birlikte çalışmaya devam etmeyi çok istediğini kaydetti.

KİTABIN ÖNSÖZÜNDEN
Rehn, Türkçe baskı için hazırladığı önsözde, kitabın Türkçe’ye çevrilmesi fikrinin ilk kez 2006 Ekim ayında bir iftar yemeğinde katılım müzakerelerinin ilk yıl dönümünü kutlarken Abdullah Gül’den geldiğini kaydediyor.
Amacının hep AB ile Türkiye arasındaki karşılıklı anlayışı artırmak olduğunu vurgulayan Rehn, bu kitabın hem karşılıklı anlayışa hem de Türkiye ile AB arasındaki sivil toplum diyaloğuna katkı yapmasını görmek istediğini ifade ediyor.
Katılım müzakerelerinin hiçbir suretle teknik bir durum olmadığını, tam tersine vatandaşların ve sivil toplumun daha organik bir entegrasyon ve daha iyi karşılıklı anlayış için çalışmalarını içeren bir süreç olduğunu belirten Rehn, önsözde şu görüşlere yer veriyor:
"Bu yüzden kalıcı işler başarabiliriz. Türkiye ile katılım müzakerelerini başlatacak stratejik argümanlar, 1999 ya da 2005’de olduğu gibi bugün de geçerlidir.
İstikrarlı, demokratik ve refah içindeki bir Türkiye, Avrupa Birliği’nin çıkarınadır. Avrupa projesinin kurulduğu aynı değerler ve politikaları paylaşan bir Türkiye, dünyanın en istikrarsız bölgelerden birine istikrar getiren bir Türkiye AB’nin çıkarınadır.
Mustafa Kemal Atatürk’ün başlattığı modernleşme sürecinin açık ve uzun dönemli beklentisi olan AB’ye entegre olması Türkiye’nin çıkarınadır." Olli Rehn, ortak çıkarların çok açık olduğunu, her gün jeopolitik düşünceler ve haberlerin bu beklentiyi doğruladığını belirterek, Irak, İran ve diğer Ortadoğu ülkelerindeki gelişmeler, dinler ve medeniyetler ya da enerji ile ekonomik büyüme arasındaki ilişkilerde AB ve Türkiye’nin birbirlerine ihtiyaçları olduğunu vurguluyor.
Rehn, "İşte bu yüzden Türkiye’nin AB’ye katılımını destekliyoruz.
Güvenlik, ekonomi, enerji ve uygarlaşma meselelerinde ortak değerleri ve çıkarları paylaşıyoruz" diyor.
Güvenlik ve ekonomiyle ilgili meselelerden ayrı olarak, Türkiye’nin üyeliğinin büyük oranda AB ile Müslüman dünya arasındaki ilişkiye ortak yaklaşım anlamına da geldiğine işaret eden Rehn, şu görüşleri aktarıyor:
"Hem terörizmi ve köktenciliği sınırlamak istiyoruz hem de hukuk ve demokrasiyi takip eden Müslüman ülkelerle köprüler kurmaya çalışıyoruz.
Yaklaşımımız hem sınırlamaya hem de işbirliğine dayanmalı, böylece medeniyetler çatışmasını yapıcı bir diyalog ve işbirliğine dönüştürebiliriz. Benim inancım odur ki Türkiye ile sürmekte olan katılım süreci böyle ortak bir amaca varmak için en iyi yoldur."

"TÜRKİYE BİR KÖPRÜ MÜ, KÖPRÜBAŞI MI, YOKSA ERGİME POTASI MI?"
Kitabında geniş bir perspektifte AB’nin genişleme sürecini ele alan Rehn, "Türkiye bir köprü mü, köprübaşı mı, yoksa ergime potası mı?" başlığı altındaki bölümde, Avrupa’nın Türkiye’ye olan ihtiyacını vurguluyor.
Gelişme açısından Kayseri örneğinin de ele alındığı bu bölümde, "İslamcı Kalvinistler" nitelemesi gündeme getirilen konular arasında yer alıyor.
Ayrıca, imtiyazlı ortaklığın hiçbir biçiminin AB-Türkiye ilişkilerinin bugüne kadar başarmış olduklarının ötesine geçemeyeceği vurgulanan kitapta, "imtiyazlı ortaklık konusunda kendimizi kandırmaya son vermeliyiz" ifadesi yer alıyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious