Gül: Suikastlarıyla ünlü bir yere gittim

Gül: Suikastlarıyla ünlü bir yere gittim.11279
  • Giriş : 09.09.2008 / 01:54:00
  • Güncelleme : 08.09.2008 / 22:12:03

Gül Erivan gezisini değerlendirdi. Ermenistan'a gitme kararı alırken güvenlik tehditlerini göze aldığını ifade etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Gül, "Evet risk aldım. Sonuçta suikastlarıyla ünlü bir yere geldik. Ama cesur olmak lazım. Türkiye'nin imajı güçlendi" dedi.

Siyasi irade koyarak tarihi geziyi gerçekleştiren Gül ile Sarkisyan maçtan sonra çok memnundu. İki lider, "Buzlar erimeye başladı, yeni sayfa açıldı" diye düşünüyordu..

Tarihi Erivan gezisinde Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'le birlikteydik. ANA uçağının Esenboğa'dan havalanıp yeniden Ankara'ya döndüğü 10 saat boyunca tarihe tanıklık ettik. İlk andan itibaren iki ulusun çektiği acıların bir sihirli değnekle yok olmasını beklemiyorduk. Ne Cumhurbaşkanı Gül ne de ziyaretin her anını ince ince hazırlayan diplomatlar ve biz gazeteciler! Ama uçak Esenboğa'dan havalanırken herkesin kafasındaki soru aynıydı: "Acaba Ermenistan'la psikolojik duvarlar yıkılabilecek mi?" Öncelikle hem Ermenistan hem de Türk cumhurbaşkanları duvarları yıkmak ve buzları kırmak için güçlü bir siyasi bir irade ortaya koydular. Sarkisyan, "Türkiye soykırımı tanımadan konuşmayız" diyen fanatik milliyetçileri dinlemedi. Gül'ü maça davet edip siyasi bir risk aldı. Gül'ün daveti kabul etmesinin sadece siyasi değil güvenlik riski de vardı. Bir suikast girişimi buzları daha da derinleştirirdi. Maçtan sonra hem Sarkisyan hem de Gül'le konuştum. İkisi de çok memnundu. İkisine de aynı soruyu sordum... "Psikolojik duvarlar yıkıldı mı?" Sarkisyan gülümsedi, "Evet aştık. Buzlar erimeye başlıyor" dedi. Gül de aynı görüşteydi.

TAŞKINLIK YAŞANMADI

Öncelikle Erivan'daki atmosferi aktarayım. Havaalanının çıkışında 15-20 kişi ellerinde pankartlarla bekliyordu. Ama ne bir bağırtı ne bir taşkınlık! Sessiz bir gösteriydi. Şehre girdiğimiz zaman da küçük bir meydanda ellerinde Taşnak Partisi'nin bayraklarıyla bekleyen yaklaşık bin kişilik grup karşıladı bizi. Ama ne polis kordonunu yarıp araçlara saldırmaya ne de domates atmaya çalışan vardı. Ellerindeki pankartlarla sessizce konvoyun geçişini izlediler.

3 DAKİKA AÇIK KALDI

Stada geldiğimizde herkes biraz tedirgindi doğrusu. 50 bin kişilik stadı kontrol etmek kolay değildi. Güvenlik nedeniyle olsa gerek kale arkası tribünler boştu. Yine de yaklaşık 30 bin kişi vardı stadyumda. 30 bin kişiden bir teki bile sahaya plastik şişe atmadı. Sadece İstiklal Marşı çalınırken şeref tribününün karşısındaki tribünde büyük bir pankart açıldı. Üzerinde "Tanıyın" diye yazıyordu. Ama "Soykırım" sözcüğü yoktu. İstiklal Marşı çalınırken cılız ıslık sesi ve yuhalama ise müziğin içinde eriyip gitti. Gül'le dönüşte sohbet ettik. Memnundu. Dondurma ikram etti ve izlenimlerimizi sordu. Ermenilerin yaklaşımı hepimizi etkilemişti. Gül de aynı kanıdaydı. Tarihi 10 saatin sonundaki izlenimini sordum. Gül, "Top sahamızda kalamazdı" diye konuşmaya başladı ve şunları söyledi: "Sarkisyan beni maça davet edip bir adım attı. Kabul etmeseydim bütün dünya 'Cesaretleri yok' diyecekti. Şimdi Türkiye'nin imajı güçlendi" dedi. Gül, Sarkisyan'dan etkilenmişti. Ermenistan Cumhurbaşkanı'yla Dağlık Karabağ sorununu ayrıntılı konuştuklarını söyledi. "Karabağ sorununu bu kadar geniş ve detaylı konuşacağımızı beklemiyordum doğrusu. Bu problem herkesi kilitliyor. Eninde sonunda çözülür ama 20- 30 yıl kaybetmemek lazım. Konjonktür çok müsait" diye ekledi.

'Soykırımı ima bile etmedi'

Gül, izlenimlerini anlatırken Sarkisyan'ın bir kez bile sözde "Soykırım" sözcüğünü ağzına almadığını hatta ima dahi etmediğini vurguladı. Cumhurbaşkanı'na "17 yıl önce Ter Petrosyan da iyi niyetle yaklaşmıştı ama milliyetçiler bırakmadı. Sarkisyan'ın şansı ne kadar?" diye sordum. Gül, "Kafkaslar'daki konjonktür çok müsait" demekle yetindi. Gül, Sarkisyan'la diyalog sürecini resmen başlatma kararı aldıklarını da açıkladı. "Büyük bir siyasi ve güvenlik riski aldınız" diye ısrar edince güldü ve şöyle dedi: "Evet risk aldım. Ama cesur olmak lazım." "Şeref tribününü kaplayan kurşun geçirmez camı kim istedi?" diye sordum, Gül, "Sarkisyan koymak istedi" dedi. Sarkisyan, görüşmemizde sınır kapısının açılmasını beklediği mesajını verdi. Bunu Gül'e sordum. Gül "Sınırın açılmasını konuşmadık" deyip; "Süreç istediğimiz gibi sürerse her şey normale döner" dedi.

SABAH

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*