Gül: 'Terörle din bağdaştırılamaz'

  • Giriş : 12.08.2006 / 00:00:00

Kayseri'ye gelen Bakan Gül, ABD Başkanı Bush'un 'İslamcı Faşistlerle mücadelemiz devam edecektir' sözünü değerlendirdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, dinlerin evrensel ve zamanlar üstü olduğuna dikkat çekerek, "Dinle terör birlikte gösterilip bağdaştırılamaz. Müslüman, Hıristiyan, Musevi ve Yahudilerden de terörist çıkabilir." dedi.
Bir dizi ziyaret ve açılış yapmak üzere Kayseri'ye gelen Bakan Gül, ABD Başkanı Bush'un 'İslamcı Faşistlerle mücadelemiz devam edecektir' sözünü değerlendirdi.

Bütün dinlerin, özellikle Müslümanlık, Hıristiyanlık gibi kutsal dinler başta olmak üzere diğer bütün inançların barış ve insanlığın huzuru için var olduğuna değinen Gül, "Bu dinler hep insanlığa doğru yolu gösterir. Dolayısı ile dinle terörü beraber göstermek doğru değildir. Teröristler her yerden çıkabilir. Müslümanlardan, Hıristiyanlardan ve Musevilerden de çıkabilir. Bir dine mensubum dedikten sonra insan her türlü kötülükten noksan olmuyor. Bizim dinleri muhafaza etmemiz gerekir. Çirkinliklerin özellikle terörün dinlerle anılması doğru bir yaklaşım tarzı değildir." diye konuştu.

Terörün tüm dünya devletlerinin mücadele ettiği bir konu olduğunu ifade eden Bakan Gül, terörün çeşitli isimler adı altında yapıldığını vurguladı.

Bölücü terör grupları, dini motiflere bürünen, ideolojik ve siyasi amaçlı Elkaide gibi birçok terör örgütü olduğunu aktaran Gül, "Dolayısı ile tüm terör örgütleriyle başa çıkmak için uluslararası bir işbirliği gereklidir. Bu konuda çok iyi bir mücadele verilmesi gerekiyor. Son terör olayları terörün dünyada giderek arttığını gösteriyor. Terör konusu artık bölgesel değil küresel bir sorun haline gelmiştir. Türkiye terörle daha önceden tanıştığı için bunu çok daha iyi bilmektedir. Uluslararası platformlarda bu konuyla alakalı dayanışma çağrılarında bulunmuştur. Ne zaman ki ABD Niyork'ta terörle tanıştı o zaman dünya terörün ne olduğunu daha farklı çatı altında anladı. Bu konuda çalışmalar yapılmaya başlandı. Bu çok önemlidir." diye konuştu.

Geçen hafta İstanbul'da Irak Devlet Başkanı ile uzun görüşmeler yaptığının altını çizen Gül, bu görüşmelerde 2 ülke arasına nifak tohumları eken PKK terör örgütüyle mücadele konularının ele alındığını aktardı.

Bu konuda yeni bir dönem başladığını belirten Gül, "İnanıyorum ki bu netice verecektir. Çünkü, Türkiye bu konuda çok kararlıdır. Türkiye'nin bu konuyla ilgili siyasi iradesi çok sağlamdır. PKK terör örgütü ile ilgili mücadelede bütün direktifler gerekli yerlere verilmiştir. Ayrıca ilgili kurumlarımızın her türlü ihtiyaçları giderilmiştir. Bu konuda ilk gündemimiz terörle mücadele birimlerimizin eksiklerini gidermek olmuştur. Bu ihtiyaçlar karşılanırken de herhangi bir bütçe sorunuyla da karşılaşılmamıştır. Karşılaşılmayacaktır da. Birinci önceliğimiz terörle mücadele eden birimlerin ihtiyaçlarını karşılamaktır. Dolayısı ile başta Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) olmak üzere emniyet ve Milli İstihbarat Güçleri bu konuda çok kararlıdır. Eninde sonunda terör bitecektir. Bu konuda işbirliği de çok önemlidir. ABD, Irak ve İran ile işbirliği yapılması gerekir. İşbirliği olmasa da Türkiye uluslararası ortamlarda girişimde bulunma gücüne sahiptir. Terörle mücadele de başarılı olabilmenin en önemli yolu kararlı olmaktır. Türkiye kendi sorununu başka güçlere havale etme düşüncesinde değildir. Bu işlerin üstesinden gelebilecek güce sahiptir." şeklinde konuştu.

İran Dışişleri Bakanı'nın Türkiye yaptığı ziyarette Lübnan'ın durumunu değerlendirdiklerini bildiren Gül, komşu ülkelerin bir araya gelerek bölgedeki sorunları tartışmasının dünya barışı açısından çok önemli olduğunu vurguladı.

Lübnan'da en azından fiilide olsa mutlaka ateşkesin sağlanması gerektiğine inandıklarının altını çizen Gül, "Ateşkesin sağlanması çok önemli. Çünkü ölen insanların 3'te birisi çocuk. Bunun yanında yıkımlarda altyapıların tahrip edilmesi düşmanlığı besler. Ölenlerin Lübnanlı veya İsrailli olması çok önemli değil. Sonuçta hepsi insandır. Ateşkesin sağlanıp barışın kalıcı olabilmesi için siyasi çerçevelerin oturtulması gerekir." dedi.

Lübnan'a asker gönderip göndermeme konusunu değerlendiren Bakan Gül, Türkiye'nin her zaman barışın yanında olduğunu ifade etti.

Barışın sağlanabilmesi için her türlü girişimde bulunacaklarını aktaran Gül şöyle konuştu; "Türkiye her zaman barışa katkı sağlayan ülke olmuştur. İhtiyaç duyulduğunda Afrika'dan Afganistan'a asker ve polis gönderilmiştir. Lübnan'a asker gönderme konusunda 'evet' veya 'hayır' demedik. Gönderilecek askerin tam adının ortaya konulması gerekir. Hiç kimse askerini tehlikeye atmak istemez. Biz çocuklarımızın her şeyini düşünüyoruz. Ama barışın korunması ve sağlanması aktif ülke konumunda olacağız. Asker gönderebilmemiz için şartların yerine getirilmesi gerekmektedir."

Bakan Gül, Arap Kralı'nın 45 yıl aradan sonra beraberindeki üst düzey yetkililer ve işadamlarıyla birlikte Türkiye'ye gelip 4 gün süreyle kalmalarını da tarihe geçecek bir ziyaret olarak değerlendirdi.

Arap Kralı'nın ziyaretinin ardından 2 ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde artış yaşanacağını umut ettiklerini söyleyen Gül, AB ile ilişkilerin de rutin bir şekilde devam ettiğini söyledi.

Tarama döneminin ekim ayına kadar başarılı bir şekilde devam edeceğinin altını çizen Bakan Gül, reformların hem siyasi hem de ekonomik alanda devam ettiğini sözlerine ekledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious