Gül'den AB'ye: Siyasi konular müzakerelere karıştırılmasın

  • Giriş : 04.06.2007 / 15:54:00
  • Güncelleme : 04.06.2007 / 16:03:53

Gül, AB’ye, Türkiye’nin üyelik süreci hakkında konuştu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, AB’ye, Türkiye’nin üyelik süreci hakkında, "siyasi konular teknik müzakere sürecine karıştırılmadığı takdirde, müzakere sürecinin önünde teknik açıdan hiçbir engel görmedikleri" mesajını verdi.
Türkiye-AB Troykası Dışişleri Bakanları Toplantısı, Dışişleri Bakanı Gül’ün ev sahipliğinde, AB dönem başkanı Almanya’nın Dışişleri Bakanı Frank Walter Steinmeier, bir sonraki dönem başkanı Portekiz’in Dışişleri ve İşbirliğinden Sorumlu Devlet Bakanı Joao Cravinho ve AB Komisyonunun genişlemeden sorumlu üyesi Olli Rehn’in katılımıyla Devlet Konukevinde yapıldı.
Dışişleri Bakanı Gül, toplantının ardından düzenlenen ortak basın toplantısında, görüşmelerinin yararlı ve verimli geçtiğini ve pek çok konuyu samimiyet ve açıklıkla ele aldıklarını kaydetti.
"Toplantı bizleri tatmin edici bir görüşme olmuştur" diyen Gül, ilişkilerin, farklı düşünceleri de paylaşma imkanı buldukları toplantıdan daha da güçlenerek çıktığını kaydetti. Türkiye’nin müzakere sürecinin gözden geçirildiğini belirten Gül, dönem başkanı Almanya’nın Türkiye’nin müzakere sürecinin daha da ileri götürülmesi yönündeki yapıcı yaklaşımından dolayı Almanya Dışişleri Bakanı Steinmeier’e teşekkür etti.

SİYASİ VE TEKNİK KONULAR
Gelecek dönemde Portekiz’in dönem başkanlığı sırasında da, aynı şekilde yapıcı ilişkiler içinde olunacağına inandığını söyleyen Gül, "AB ortaklarımıza, siyasi konular teknik müzakere sürecine karıştırılmadığı takdirde, müzakere sürecimizin önünde teknik açıdan hiçbir engel görmediğimizi vurguladık. Yeter ki işleri kendi mecrasında götürelim. O zaman bunları gayet başarılı biçimde götürebileceğimize inanıyorum" diye konuştu.
Müzakere süreci çerçevesinde Türkiye’nin kendi ödevini ve üstüne düşeni yapmayı bildiğini kaydeden Gül, bütün kurumların işbirliğiyle hazırlanan ve geçen Nisanda Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan ile kamuoyuna duyurdukları yol haritasını hatırlattı. Gül, meseleler teknik bazda ele alındığında 2007-2013 arasında Türkiye’nin üzerine düşeni yapacağını, tüm bu çalışmaların önce Türk halkının çıkarına olduğunu, aynı zamanda AB sürecinde beraber olmaya çalışılan dünyayla bütünleşmeyi hedeflediğini belirtti.

KIBRIS SORUNU
Kıbrıs konusunun da siyasi bir konu olarak görüşmede gündeme geldiğini kaydeden Gül, bu meselenin BM çerçevesinde çözümlenmesi gereğini vurguladıklarını ifade etti. Gül, "Bu problemin kapsamlı bir çözüm için BM platformundan AB platformuna kaymasının doğru olmadığını ve bu konuda da herkesin dikkatli olması gerektiğini paylaştık" diye konuştu.
Görüşmede ele alınan diğer konuları İran, Irak, Orta Doğu barış süreci, Lübnan’daki olaylar, Suriye’nin barış sürecine katılımı, Orta Asya ve Kafkaslar olarak sıralayan Gül, bunun gibi pek çok konuyu görüşme fırsatı bulduklarını ve karşılıklı görüş alışverişinde bulunduklarını söyledi.

TERÖRLE MÜCADELE
Gül, toplantıda terörle mücadele konusunun da ele alındığını, özellikle terör örgütünün son günlerde sivillere ve güvenlik kuvvetlerine yönelik saldırıları hakkında AB yetkililerine bilgi verdiklerini belirtti.
Kuzey Irak konusunun da gündeme geldiğini belirten Gül, "Türkiye’nin Irak’ın toprak bütünlüğüne çok önem verdiğini ve herhangi bir gizli ajandası olmadığını, ancak sınırında herhangi bir şekilde, Türkiye’ye yönelik aleyhte faaliyetler, terörist faaliyetler söz konusu olduğunda şüphesiz ki bununla ilgili her türlü tedbiri almaya da hakkı ve hukuku olduğunu açıkça söyledim" dedi.
Gül, PKK’yı terör listesine alan AB tarafının da bu konuda kuvvetli mesajlar verdiğini ve terörle mücadelede AB’nin Türkiye ile yakın işbirliği içinde olacağını bildirdiğini kaydetti.

"REFORM SÜRECİ GÜÇLÜ ŞEKİLDE DEVAM EDECEK"
Dışişleri Bakanı Gül, iç siyasi gelişmeler ve seçim sürecine ilişkin bir soru üzerine de şunları söyledi:
"Bize düşen şey geleceğe bakmaktır. Olan olmuştur, onlarla uğraşmadan geleceğin çok daha güçlü olmasıdır. Bununla ilgili de zaten Mecliste erken seçim kararı aldık. Dolayısıyla genel seçimler 22 Temmuzda yapılacaktır. Şimdi seçim süreci başlamıştır. Kısa bir süre sonra da halk her şeye karar verecektir.
Ayrıca Cumhurbaşkanlığı seçiminin TBMM’de zorlaştığı ve kilitlendiği için TBMM yine bir Anayasa Değişikliği yapmıştır ve anayasa değişikliğini üçte iki çoğunluğun üstünde bir rakamla Sayın Cumhurbaşkanına göndermiştir ve şimdi artık Sayın Cumhurbaşkanının onayı beklenmektedir.
Dolayısıyla Türkiye’de demokrasi çalışıyor. Türkiye, 1980’lerin, 1970’lerin, 1960’ların Türkiye’si değildir. AB ile müzakere eden bir
ülkeyiz biz. Bu tip politik krizler olabilir, olmuştur, ama onlara takılacak halimiz yoktur. Biz geleceğe bakıyoruz. Reform süreci güçlü şekilde devam edecektir. Herhangi bir şekilde önemli meselelerimizden, önemli konulardan taviz veya onları herhangi bir şekilde ihmal söz konusu değildir. Bunların hepsi hükümetin kontrolü altındadır. Bugünkü toplantı bunun bir göstergesidir. Biz demokrasinin çalışmasını göstereceğiz halka ve tüm dünyaya. Türk demokrasisi daha da kuvvetlenerek yoluna devam edecektir."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious