Gül'den Şeb-i Arus'ta mesaj yüklü sözler

Gül'den Şeb-i Arus'ta mesaj yüklü sözler .9935
  • Giriş : 18.12.2007 / 09:18:00

Gül: Kör gözlerin, sağır kulakların insanlığa vaat edebileceği bir cennet yok

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Gül, Mevlana'nın bütün insanlık adına inşa ettiği düşünce ve inanç eserine anlamaya her zamankinden daha gazla ihtiyaç olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Mevlana'nın bütün insanlık adına inşa ettiğini düşünce ve inanç eserini anlamaya her zamankinden daha fazla ihtiyaç olduğunu belirterek, ''Bugün eski dünyanın enkazı önünde yeni bir dünyanın temellerini atmak isteyenler, birbirlerin anlamaya ve dinlemeye mecbur hissediyorlar kendilerini. Çünkü kör gözlerin, sağır kulakların insanlığa vaat edebileceği bir cennet yok artık'' dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, Mevlana'nın 734. Vuslat Yıl Dönümü dolayısıyla düzenlenen Şeb-i Arus töreninde yaptığı konuşmada, bir fani için bu dünyadan ayrıldıktan 734 yıl sonra bu şekilde anılmanın ve gönüllerde yaşamanın büyük bir saadet olduğunu ifade etti.

Gül, Mevlana'nın bütün insanlık adına inşa ettiği düşünce ve inanç eserine anlamaya her zamankinden daha gazla ihtiyaç olduğunu belirtti.

Yaşanılan dünyanın siyasi, ekonomik ve toplumsal olayların peşine takılmış insanlığın trajedisine sahne olduğunu anlatan Gül, ''Bugün eski dünyanın enkazı önünde yeni bir dünyanın temellerini atmak isteyenler, birbirlerini anlamaya ve dinlemeye mecbur hissediyorlar kendilerini. Çünkü kör gözlerin, sağır kulakların insanlığa vaat edebileceği bir cennet yok artık'' diye konuştu.

Günümüz dünyasında olup bitenlerin, Mevlana'nın yaşadığı çağın olaylarıyla benzerlik taşıdığına işaret eden Gül, Mevlana'nın insanlığa yaptığı hoşgörü çağrısının temelinde de orta çağın karmaşık siyasi olayları ve geçiş dönemi sancılarının yattığını söyledi.

-''HOŞGÖRÜYÜ ŞEKİLLENDİREN RUH KİMYASI''-

Cumhurbaşkanı Gül, Anadolu'nun 13. yüzyılda Moğol istilası ve isyanlarla çalkalandığını belirterek, şunları söyledi: ''Fakat bütün bu trajik görüntülerin içinde kalbimizi ferahlatan, bizi umut dolu geleceğe taşıyan görüntüler de var. Demir asa, demir çarık dolaşan dervişler, medreselerin loş hücrelerinde adil bir dünyanın imkanlarını arayan alimler, bizi bugünlere getiren yaşam ve ayakta kalma iradesinin tohumlarını ekiyorlar hayatımıza. Hazreti Mevlana, işte bu yüce insanlardan birisi. Bize bıraktığı düşünce mirası Konya'dan halka halka genişleyip bütün insanlığı kuşatıyor. Hazreti Mevlana ve İbn Arabi; biri doğudan diğeri batından gelip Anadolu'da buluştu. İnsanlık sevgimizi, hoşgörümüzü bu ruh kimyası şekillendirdi. Bu toprakların sofrası tarih boyunca bütün misafirlerine açık oldu. Onları dil, din, ırk ve inanç ayrımı gözetmeden ağırladı. Çünkü biz; bu terbiyeyi, bu yeni gönül eğitimini Hazreti Mevlana'dan aldık.''

Anadolu insanının Mevlana'dan ''Mevlevilik hazinesini'' de aldığını belirten Gül, ''Mevleviler evrenin zarafetidirler. İlahi aşkı Allah katında yaşayan ve onda yok olan bu sadeliğin ihtişamı, bugün bütün dünyanın gözlerini kamaştırıyor'' diye konuştu.

Gül, ruh kaleleri yıkılanların ve duvarlarını ördükleri medeniyet hapishaneleri içinde mutsuz yaşayanların, bu ihtişamı şimdi daha iyi anladıklarını vurgulayarak, ''Çünkü, hayat sevgidir ve sevgi paylaşılmadıkça insanın kabusu olur'' dedi.

Mevlevilerin; bu çıplak gerçekliği Mevlana'nın aydınlığında keşfettikleri için daima bağışlayıcı, olgun ve yaratıcı düşünceyi temsil ettiklerini anlatan Gül, ''Bu yüzdendir ki insan ruhunu olgunlaştıran, onu bir dünya vatandaşı kılan musiki ve sema, şiir ve sohbet, bütün insanlığın ortak mirası oldu'' diye konuştu.

-''BARIŞ MEVLANA'NIN ÇAĞRISINDA''

Gül, Mevleviliğin ''bugün yeniden okunması gereken bir insanlık kitabı olduğunu'' belirterek şöyle devam etti: ''Bu kitabın sayfaları arasında gezinen herkes, anlamsız hırslar uğruna kaybettiği cenneti yeniden keşfedecektir. Bu sayfaları birlikte yazdık ve birlikte okuyacağız, Çevirdiğimiz her sayfa bize ve dünyaya yeni ufuklar açacak ve yeni ufuk, yeni insanın eseri olacak. Bireyler ve toplumlar olarak bizler; kaosun, çatışmanın ve savaşın tahrip edici sözlerini değil, bizi barışa kardeşliğe ve ilahi birliğe çağıran Mevlana'nın sözlerini dinler ve anlamaya çalışırsak daha iyi bir dünya kurabiliriz. Şartlar ne kadar kötü olursa olsun sorunların aşılabileceğini, aşılamayan sorunların karşısında sabredilebileceğini Mevlana'dan öğreniyoruz. Hiçbir zaman yeniden başlamak için geç kalmış değiliz. Sadece ülkemizin değil, bütün dünyanın sorunlarını barış, sabır ve umutla çözebiliriz.

Mevlana'dan benim çıkardığım hisse şudur; umut, iyimserlik ve bugünkü rakiplerimizle bile yarın müşterek bir medeniyet inşa etme iradesi.

Bugün bahsedilen medeniyetler çatışması tezi, Mevlana karşısında ne kadar zayıf kalıyor değil mi? Mevlana'nın 'Şimdi yeni şeyleri söylemenin vaktidir' çağrısına kulak verelim ve eski elbiselerimizi çıkaralım. Bütün dünyayla beraber yeni zihniyetin inşası için çalışalım. Çünkü tarihi hayat tecrübemiz bu cesur çabayı zorunlu kılıyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious