Gül'den seçim ve krizi cevabı

  • Giriş : 18.02.2007 / 00:00:00

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, genel seçimlerin vaktinde yapılacağını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Abdullah Gül, Suudi Arabistan'daki temaslarını tamamlayarak Ankara'ya döndü.

Esenboğa Havalimanı'nda gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Gül, genel seçimlerin 1-2 ay öne alınabileceği ve Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan'ın AB yetkililerine bu konuda bilgi verdiği yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine, "Hayır, böyle bir şey söz konusu değil, Babacan'ın verdiği bilgiler sakın yanlış anlaşılmasın. (Bu bilgiler) Türkiye'de istikrarın olduğu, Türkiye'de takvimin işlediği yönündedir. Seçimler tabii ki vaktinde yapılacaktır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın" diye konuştu.

Abdullah Gül, Irak'ın kuzeyindeki Kürt yönetimiyle görüşülüp görüşülmeyeceği konusunda çeşitli kesimlerin açıklamalarının ardından, "bir kriz varmış" havasının yansıtılmasının "çok yanlış" olduğunu söyledi.

Gül, bir gazetecinin, Irak'ın kuzeyindeki Kürt yönetimiyle görüşülüp görüşülmeyeceği konusunda kendisinin ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt'ın açıklamaları sonrasında bir "kriz"in yaşandığına dair havanın yansıtıldığına işaret etmesi üzerine, "Bunlar çok yanlıştır" ifadesini kullandı.

Gül, konuyla ilgili olarak şunları söyledi:

"Dün de burada herkesin dikkatini çektim. Bu konuşmaların hepsi birbirini tamamlayan konuşmalardır dedim. Sayın Başbakanımızın konuşmaları, Sayın Genelkurmay Başkanımızın konuşmaları, bunlar hepsi birbirini tamamlayan konuşmalardır. Bunlardan eğer polemik çıkartırsanız çok yanlış yaparsınız dedim. Bunun altını özellikle çizdim. Dolayısıyla böyle bir düşünceye ulaşmak hiç anlaşılabilir değildir.

Ayrıca dün yine söyledim; siyaset, sorunları çözmek için, diplomasi sorunları çözmek için hep uğraşır, tabii ki sonunda en son seçenekler vardır, bunlar askerin silahıyla konuşmasıdır dedim. Hiçbir asker, hiçbir Ordu, silahıyla konuşmak istemez, ama bunu önlemek için muhakkak ki diplomasi çalışır, siyaset çalışır, ama niçin ordumuza daima güven duyarız? Niçin daima ordunun gücüyle övünürüz? Niçin daima güçlü bir orduya sahip olmak isteriz? Siyasetin, diplomasinin halledemediği şeyler, o zaman mecbur kalır o noktaya gelir. Dolayısıyla bütün bu konuşmaları bir bütün olarak, birbirini tamamlayıcı olarak görmeniz gerekir diye burada altını özellikle çizdim. Buradan eğer bazıları polemik çıkartmaya çalışırsa, kriz çıkarmaya çalışırsa, anlaşılan kendi başlıkları, kendi şeyleri için sansasyon yaratma hevesinden başka bir sebebi olamaz, bu kadar açık konuştuktan sonra."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious