Gül'den tarihi uyarı

Gül'den tarihi uyarı .20957
  • Giriş : 19.09.2007 / 15:42:00

Cumhurbaşkanı Gül, KKTC Cumhuriyet Meclisi'ne hitap etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, ''Bugün artık Kıbrıs Türklerinin, kendi yönetimlerinden, eşit statü ve eşit ortaklıktan vazgeçerek azınlık olarak yaşamayı kabul edebileceklerini ummak boş hayalden başka bir şey değildir'' dedi.

Cumhurbaşkanı Gül, KKTC'ye gerçekleştirdiği resmi ziyarette Cumhuriyet Meclisi Başkanı Fatma Ekenoğlu ile görüştü.

Ekenoğlu, yaklaşık 20 dakika süren baş başa görüşmenin ardından Cumhuriyet Meclisi'nde temsil edilen siyasi parti genel başkanlarını Gül'e takdim etti. Takdime CTP Genel Başkanı ve Başbakan Ferdi Soyer, UBP Genel Başkanı Tahsin Ertuğruloğlu, ÖRP Genel Başkanı, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Turgay Avcı katıldı. Demokrat Parti Genel Başkanı Serdar Denktaş, takdime katılmadı.

Cumhurbaşkanı Gül, daha sonra özel oturumla toplanan KKTC Cumhuriyet Meclisi'ne hitap etti.

KKTC'yi ziyaret etmekten ve Cumhuriyet Meclisi'ne hitap etmekten onur duyduğunu ifade eden Gül, Cumhuriyet Meclisi'nin ''Kıbrıs Türkünün kendi kaderini belirleme hakkını başarı ile kullanışının simgesi'' olduğunu belirtti. Gül, Cumhuriyet Meclisi'nin, Kıbrıs Türkünün karşılaştığı engellerin aşıldığı, meselelerinin tartışılıp çözüme bağlandığı, Kıbrıs Türk halkının iyi ve kötü günde kaderinin şekillendiği, sesinin yankı bulduğu yer olduğunu söyledi.

KKTC'nin hukukun üstünlüğüne dayalı, insan hak ve özgürlüklerine saygılı ve çoğulcu demokratik niteliğini kanıtladığını ifade eden Gül, ''Bu değerler ve ilkeler üzerine gelişen ve ilerleyen KKTC, saygın yapısıyla ülkenin barış ve istikrarı için önemli bir kazançtır'' dedi. Gül, sözlerine şöyle devam etti:

''Avrasya coğrafyasında işgal ettikleri stratejik konumla çağımızın sunduğu sınırsız imkanlar yan yana dizildiğinde Türkiye ve KKTC'nin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da sorunlu bir bölgenin güvenlik ve refah üreten sorumlu aktörleri olacaklarına şüphe yoktur.

Kıbrıs sorununun çözüme kavuşturulmasıyla birlikte ülkelerimizin bu potansiyelini daha da güçlendiren yepyeni bir tablonun ortaya çıkacağı açıktır. Gerek boru hatları gerekse deniz ulaşımı bağlamında Doğu Akdeniz coğrafyası artan bir stratejik değer kazanmaktadır. Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı ve buna paralel olarak üzerinde çalışılan güzergahlar doğu-batı koridorundaki müşterek potansiyelimizin örnekleridir. Bu denklemde Türkiye ve KKTC'nin güçlü bir rüzgarı arkalarına alacaklarına kuşku yoktur.''

''HASSAS DENGENİN TESİSİ''

Cumhurbaşkanı Gül, Türkiye'nin, Anavatan ve garantör olarak KKTC ile birlikte çözüm yolunda çaba harcamaya devam ettiğini ifade ederek, ''Kıbrıs konusunun temel parametresi siyasi eşitlik ve dengedir'' dedi.

Kıbrıs'ta iki ayrı halk, iki ayrı demokratik düzen ve iki ayrı devlet olduğunun altını çizen Gül, çözümün bu gerçeklerin gözetilmesi, Türk ve Rum tarafları arasında siyasi eşitliğe dayalı hassas dengenin tesisi ile mümkün olduğunu kaydetti.

Cumhurbaşkanı Gül, ''Bugün artık Kıbrıs Türklerinin kendi yönetimlerinden, eşit statü ve eşit ortaklıktan vazgeçerek azınlık olarak yaşamayı kabul edebileceklerini ummak, boş hayalden başka bir şey değildir. Kıbrıs Türk halkı ve KKTC'nin, kapsamlı çözümde, kurucu ve eşit iki taraftan biri olması zaruridir'' diye konuştu.

Kıbrıs sorununun BM nezdinde çözülmesi gerektiğini belirten Gül, Rum tarafının bu çözüm yolunu reddettiğini, var olan süreçleri baltaladığını söyledi.

Türk tarafının ise bugüne kadar barış için her türlü çaba ve fedakarlığı göstererek yapıcı yaklaşımını ortaya koyduğunu anlatan Gül, şöyle devam etti:

''Çözüm için karşı tarafın da aynı ölçüde iyi niyetli ve yapıcı yaklaşımı gereklidir. Bugüne kadar böyle bir yaklaşım görebilmiş değiliz. Bu bağlamda her iki toplum bakımından da Adaya barış ve huzur getirmiş olan Türkiye ve Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan yakışıksız beyanlar kabul edilemez. Türk Silahlı Kuvvetleri Ada'da barış ve huzurun teminatı olmaya devam edecektir. Türk tarafı olarak yapıcı ve barıştan yana tutumumuzu korumaya kararlıyız. Ancak bu kararlılık her ne pahasına olursa olsun bir çözümün kabul edeceğimiz şeklinde algılanmamalıdır.

Kıbrıs sorunuyla Türkiye'nin AB üyeliği arasında herhangi bir bağlantı kurulması doğru değildir. Bu yanlış bir hesaptır. Kıbrıs sorunu Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinin yavaşlatılması veya engellenmesi için kullanılmamalıdır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu girişimlere kararlılıkla karşı durmaya devam edeceğiz. Hiç kimse iyi niyetten yoksun ve oyalamaya dönük yaklaşımlarla bize zaman kaybettiren politik oyunlara göz yumarak ilanihaye bekleyeceğimiz üzerine hesap yapmamalıdır. Henüz kalıcı barışın sağlanamadığı da gözden kaçırılmamalıdır.''

Cumhurbaşkanı Gül, Kıbrıs Türk halkına uygulanan ayrımcılık ve kısıtlamalara son verilmesi gerektiğini uluslararası toplumun anlamasını beklediklerini dile getirerek, ''Rum tarafının uzlaşmaz siyasetinin bedelinin Kıbrıs Türküne ödetilmesi büyük bir haksızlıktır'' dedi.

Gül, ''Kıbrıs Türkü insanlık suçu işlememiş, etnik temizlik yapmaya kalkışmamış, kurucu olduğu devletten ortağını silah zoruyla uzaklaştırmamıştır. Bütün bunlara rağmen 5 asırdır yaşadığı topraklarda eşitlik mücadelesi veren ve haklarına sahip çıkan Kıbrıs Türkü, çelikten iradesi ve öz güveniyle bu mücadeleyi başarıyla sonuçlandırmaya muktedirdir'' diye konuştu.

KKTC'nin gelişmiş demokrasiye sahip olmasının mutluluk verici olduğunu belirten Gül, ''İktidarı ve muhalefetiyle demokrasinin tüm mekanizmalarının işletilmesine özen gösterilmesi önem taşımaktadır. Kıbrıs Türkünün eşitlik ve özgürlük mücadelesi her türlü politik kaygının üzerinde tutulmalıdır'' dedi.

''KIBRIS TÜRKÜ, YÜCE TÜRK ULUSUNUN AYRILMAZ BİR PARÇASIDIR''

Kıbrıs'ta özellikle turizm ve eğitim alanındaki yatırımlarla refah seviyesinin hissedilir derecede arttığını ifade eden Gül, sözlerini şöyle tamamladı:

''Önümüzdeki 10 yıllık dönemde KKTC'nin yüksek öğrenim ve turizm alanında bölgenin bir çekim merkezi haline gelmesi, milli gelirin mevcut seviyenin iki katına çıkarılması hepimiz için öncelikli hedeftir. Türkiye, bütün olanaklarını bu uğurda seferber etmeye kararlıdır. Kıbrıs Türkü, bugüne kadar eğitime verdiği önem sayesinde milli kimlik ve değerlerine sahip çıkmayı en zor şartlarda bile direnmeyi ve ayakta kalmayı başarmıştır. Önümüzdeki yıllarda bayrağı devralacak milli şuura sahip genç nesiller güçlerini eğitimden alacaklardır. KKTC'nin ve Kıbrıs Türk halkının bekası, eğitim alanında ve milli manevi benliğini koruma konusunda göstereceğimiz başarıya bağlıdır.

Kıbrıs Türkü, Yüce Türk ulusunun ayrılmaz bir parçasıdır. Türkiye Cumhuriyeti'nin her vatandaşı Kıbrıs davasını yüreğinde taşımakta, sizlerle üzülüp sizlerle sevinmektedir. Verdiğiniz insan hakları ve hukuk mücadelesinde tek hedefimiz Kıbrıs Türkünün layık olduğu yaşam düzeyine kavuşmasıdır. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da güç ve gönül birliği içerisinde bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Başarıya ulaşmak konusundaki irade ve inancımız tamdır. Türkiye geçmişte olduğu gibi bugün, yarın ve daima Kıbrıs Türkünün barış ve esenliğinin en büyük teminatı olacaktır. Anavatan, siyasi, ekonomik ve güvenlik çıkarlarının korunması ve iyileştirilmesinde sonuna kadar Kıbrıs Türkünün yanında olacaktır.''

Gül'ün konuşması, Cumhuriyet Meclisi üyeleri tarafından ayakta alkışlandı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious