Gülen konferansının 2. günü

Gülen konferansının 2. günü.13178
  • Giriş : 22.11.2007 / 15:06:00

Erasmus Üniversitesi, "Gülen'in barış teşebbüsleri" konferansının 2. günü.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Hollanda'nın köklü üniversitelerinden Erasmus Üniversitesi, "Barış içinde bir arada yaşamak: Fethullah Gülen'in günümüz dünyasında barış teşebbüsleri" başlıklı konferansa ev sahipliği yapıyor.

Konferans yarın son bulacak. Konferans, Fethullah Gülen Hareketini anlatan İngilizce bir video gösterimi ile başladı. Programa 200 dinleyici ve 50 dolayında akademisyen ve çok sayıda basın mensubu oturumu takip etti.

Akademik dünya, Londra'nın ardından bu kez de Hollanda'nın Rotterdam kentinde Fethullah Gülen'in fikirlerini tartışmak için toplandı. Konferans dinlerarası diyalog çalışmaları ile tanınan Prof. Thomas Michel'ın hoş geldiniz konuşması ile açıldı. Rusya'nın çökmesi ile dünyada yeni bir macera başladığını hatırlatan Michel, Gülen'in katkısı ile Rusya'nın boşalttığı bölgelerde kurulan okulların, televizyon kanallarının ve diyalog merkezlerinin diyalog temalı çalışmalarının insanlığın önüne yeni bir ufuk açtığını vurguladı. 'Ama cömert Müslüman işadamları olmasa bunların hiçbiri olmazdı. Düşünün Kamboçya'daki okullarda Budist çocukları eğitiyorlar ve bunun arkasında kendini adamış cömert Müslüman işadamları var.' diyen Michel, Gülen hareketinin temelinin barış ve diyaloga adanmışlık olduğuna işaret etti.

Leiden Üniversitesi'nden Prof Andres Kinneging ise Erasmus Üniversitesi'nde teoloji fakültesi olmamasına rağmen böyle bir programın Erasmus'da yapılmasını, üstelik dünyanın en laik ülkelerinden biri olan Hollanda'da yapılmasını da manidar bulduğunu belirterek, İslam ve Batının birbirini anlamaya ihtiyaç duyduğu bir dönemde böyle bir konferansın isabetli olduğunu söyledi. Kinneging, Hollanda'da 11 Eylül saldırılarından sonra başlayan süreçte İslam'a ilgi ve merakın arttığını belirtti ve Avrupa'daki İslam korkusunun ciddiye alınmasını gerektiğini söyledi. Bu korkudan kaynaklanan bir iç savaşın olmaması için ellerinden geleni yapmak zorunda olduklarını söyleyen Prof. Kinneging, böylesi bir geçiş döneminde "İslam'ın değerleri Batının değerleri ile uyuşuyor mu?" sorusunun önem kazandığını hatırlattı ve Gülen hareketinin yaptıkları ile İslam adına cevap vermeye çalıştığına işaret etti. Kinneging, hem İslam'ın hem de Batının değerlerinin iyi tanımlanması gerektiğini söyleyerek, bu türden konferansların hayati önem taşıdığına işaret etti. Nijgemen Üniversitesi Prof. Pim Valkenberg ise, Gülen hareketini ruhani olduğu kadar girişimci olarak da tanımlayarak, yapılanları, dünyanın dört bir yanındaki faaliyetleri ile dikkat çekici bir sufi aydınlanma hareketi olarak niteledi.

Oturumun ilk ayağı Prof. Richard K. Khuri'nin sunumu ile başladı. Lübnan Amerikan Üniversitesi Din, Filozofi ve Kültürel Çalışmalar Bölümü Profesörlerinden Khuri, "Daoism/Sufism ve Kant/Gülen" çerçevesinde, Gülen'in Birliğin gizli ve kendini gösteren boyutları arasında farkın ayırt edilmesi yönündeki çağrısının önemine dikkat çekerek Gülen'in bu yöndeki Ehadiyet ve Vahidiyet yaklaşımına dikkat çekti.

"GÜLEN KIYAMET TEORİLERİNİ BOŞA ÇIKARIYOR"

Oturumun ikinci bölümü Çanakkale 18 Mart Üniversitesi'nden Dr. Şefkey Yavuz ve Sakarya Üniversitesi'nden Prof. Davut Aydüz'ün "Ladin'in kıyamet söyleminden Karşılıklı İletişime ve Bilgelik" başlıklı sunumları ile başladı. 11 Eylül sonrasının en önemli gündem maddesinin diyalog olduğuna işaret eden Yavuz, Soğuk Savaş boyunca dünyayı idelojiler çizgisinde bölen enerji açı süper güçlerin aynı oyunu şimdi dinler ve kültürler çerçevesinde gerçekleştirmek istediklerini, Gülen'in karşılıklı diyalog ve anlayışa yönelik çağrısının bu türden kıyamet günü yaklaşımlarını boşa çıkarma açısıdan önemli olduğuna işaret etti.

Diyalog kavramının teolojik açıdan incelendiği oturumun bu ayağında Melbourne College of Divinity'den Ian Fry, Gülen hareketinin dini anlayışın gelişiminde Kur'an ve İslam ile uyumlu bir harmoni yakaladığına işaret ederek, Gülen'in İbrahimi dinler arasındaki diyalog çağrısının Kuran'ın öğretileri ile bire bir uyum gösterdiğini vurguladı. İbrahimi dinlerin hem inananlara hem de birbirlerine karşı sorumlulukları olduğunu belirten Fry, dinlerin asıl amacının, insanlığa birlikte ve uyum içersinde yaşama adına kılavuzluk yapmak olduğunu söyledi. Dinler arasındaki çatışmanın bu misyona zarar vereceğini belirten Fry, Gülen hareketinin diyaloga dayalı ve politikadan arınmış çıkışının dünya üzerindeki karşılıklı anlayışı besleme açısından önemli olduğunu vurguladı.

California Üniversitesi'nden Terry Mathis ise "Kutsal Metinler ve Dinlerarası Diyalog" başlıklı sunumunda, Gülen'in dinlerarası diyalogu teşvik ederken, Kur'an'dan aldığı ruhsatı kullandığına işaret ederek, aynı ruhsatın Yahudi ve Hristiyan kutsal metinlerinde de olduğunu ama bu dinlerin mensuplarının bunun farkında olmadığını söyledi.

FETHULLAH GÜLEN MESAJ GÖNDERDİ

Fethullah Gülen de programa bir mesaj gönderdi. Gülen mesajında, "Konferansa katılmam yönündeki nazik davetinize teşekkür ederim ama ne yazık ki sağlık sorunlarından dolayı iştirak edemiyorum. Barış içinde birlikte yaşama ve karşılıklı anlayış konuları ile adımı ilişkilendirmenizden onur duymakla birlikte bu konudaki rezervimi saklı tutmam gerekir. Birçok insan tarafından gerçekleştirilen eğitim hamleleri ve dinlerarası diyalog faaliyetlerinin tek bir kişinin adına yazılmaması gerektiğinin önemli olduğunu düşünüyorum. Diyalog ve barışa katkıda, medeniyetler ve kültürlerarası diyalogun geliştirilmesine ve insanların olduğu gibi kabul edilmesine gayret gösteren her bir kişi kutlanmalı ve alkışlanmalıdır. İnsanlığın merhamet, sabır, şefkat ve her zamankinden daha çok anlayışa ihtiyaç duyduğu böylesi bir dönemde bu tür bir konferansı düzenleyen herkese teşekkür ederim. En derin selam ve saygılarımı sunarak, tüm katılımcılara bereketli tartışmalar dilerim." dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious