Güler misin ağlar mısın durumu!

Güler misin ağlar mısın durumu!.58480
  • Giriş : 29.09.2007 / 22:42:00

Zaman gazetesi yazarıHazar 'türban yasağı taraftarlarına' öyle bir çattı ki!

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Amacılar, umacılar...

Bu nasıl bir can havlidir, bu nasıl bir gerçek yüzü gösterme, el ayak titreme, gemiyi yakma ruh halidir! İnanılır gibi değil, gerçekten...
Çok değil bir süre öncesine kadar, 'ben de aslında türbana özgürlük istiyorum, başı örtülü kızlar üniversiteye girsinler; ama...' diyenler bugün hiç utanmadan, sıkılmadan, yüzleri kızarmadan iki seçenekli gelecek sunuyorlar önümüze. Ya bu anayasadan vazgeçilir yahut darbe olurmuş! İnanılmaz ama böyle. Üstelik bunu yazan zevat 28 Şubat'ta andıçlanan arkadaşlardan biri.

Güler misin ağlar mısın durumu.

Sonra da biz kalkıp bunları cuntacı, darbe heveslisi, postaldan çok postalcı diye tanımlayınca da bozuluyorlar. Kendi mesai arkadaşlarını andıçlayıp ekmek paralarıyla oynayan onlar, en zor zamanda sırt çevirip bir de 'hain' damgası vurma fütursuzluğunu yine onlar gösteriyorlar, bütün bunlar yaşandıktan sonra yarım ağız bile olsa özür dilemeyip, burunlarının ucu kızarmıyor. Kalkıp 'Ben hâlâ 28 Şubat'ı savunuyorum' diyebilecek kadar pişkinler, sonra da biz bu zihniyeti 'cuntacı' diye ortaya yıkınca bozuluyorlar, 'author' triplerine girip hemen 'mahalle' ağzı yapıyorlar.

Andıç medyasının bu ülkenin mahallelerini ne kadar tanıdığı 22 Temmuz'da ortaya çıktı. Kendi halkına Yeni Zelandalı turist zaviyesinden bakanların bu ülke hakkında duyduğu kaygıların sahiciliğini sonuna kadar sorgulayacağız. Bundan kimsenin endişesi olmasın. Bozulsalar da, aksırsalar da bu böyle. Kimse kimseye de aba altından sopa gösterme densizliğinde bulunmasın. Geçti o devirler. Bu millet o rezil ispiyon, manşetten infaz sürecini tekrar yutmaz, yutmayacak. Hırçınlıkları da buradan zaten... O kadar gözleri döndü ki, önceki gün birisi Erdoğan'ın Menderes'e benzeme operasyonunun tamamlanmak üzere olduğunu yazma densizliğini gösterdi.

28 Şubat ve sonrasının 'ama'cıları, şimdilerin 'umacı'ları olmuş durumdalar. Ellerinde çok malzeme de olmadığı için kırk takla atıp, cımbızla korku, heyula ayıklama derdindeler. En ufak bir malzemeyi ıskalamamaya gayret ediyorlar. Hop diye 'Malezya' komedisine sarıldılar, sonra oradan hop 'mahalle baskısı, içki dükkânı' ipine asıldılar. Oysa yaklaşık 70 seneden beri bu güruh böyle haberler yazar, çizer...

Türk halkını, sokağını, mahallesini, hanesini tanımayanların plaza köşelerinde oturup atıp tutmaları rasyonel olmadığı gibi anlamsız da. Bunun net göstergesi de 22 Temmuz. Plazalarında oturup kendi zihinlerinde oluşturduğu tabloyu millete yutturmaya kalkanların halktan yediği Tokat, şimdilerde 'mahalle baskısı' adı altında intikam kampanyaları olarak geri atılmak isteniyor.

Ama yağma yok... Bu ülkenin 'umacı'larının da 'ama'cılarının da dönemi bitti. Artık patronlarının hotel rantlarını, yayın bilmemnelerini halk ve inanç üzerinden yürütmeye kalkanların başka zamana sıçramaları lazım. 50 yıl filan öncesine...

Mahalle insanı eşeğini Niğde dolaylarına doğru sürüyor zira!

NEDİM HAZAR

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious