Güler Sabancı Oxford'ta konuştu

Güler Sabancı Oxford'ta konuştu .11336
  • Giriş : 05.03.2008 / 10:11:00

Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı, Türkiye'de son 5 yılda AB'ye üyelik süreciyle ilgili pek çok şeyin yapıldığını, müzakerelerin teknik olarak yavaş da olsa sürdüğünü belirterek, ''bu nedenle AB sürecinin rayından çıktığını düşünmek içi

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Oxford Üniversitesi Rektörü Lord Christopher Patten'ın davetlisi olarak Üniversite'ye bağlı Avrupa Araştırmaları merkezi tarafından düzenlenen ''Bridging Wolds'' konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Sabancı, değişik dünyalar arasında köprüler kurmak denince aklına dedesinin geldiğini söyledi.

Sabancı, Adana'da pamuk tarlalarında başlayan iş yaşamının sonucunda oluşturduğu serveti önce doğduğu toprakları, en yakın kasaba olan Kayseri'nin Talas ilçesine bağlayan yolu yaparak köprüler oluşturmaya başlayan dedesinden çok şey öğrendiğini anlattı.

Dedesinin mezar taşında yazılı olan ''hilekarlık ahmaklık, gurur eşekliktir'' ve ''bu topraklardan kazandıklarımızla bu toprağın insanına yardım etmeliyiz'' sözlerinin ailesinin DNA şifreleri ve kendisinin yaşam düsturunu oluşturduğunu belirten Sabancı, dedesinin yaptığı eğitim yatırımlarıyla insanını geleceğe bağlayan köprülere de imza atmış olduğunu ifade etti.

Bir köprüyü geçmeyi düşünmek, tasarlamak ve hayal etmenin köprünün üzerinde olmaktan çok daha önce geldiğini ve cesaret gerektirdiğini belirten Sabancı, bir köprüyü geçmeyi hayal etmenin, ortada bir boşluk bulunduğunu fark etmeyi gerektirdiğini ve öte tarafa geçme isteğini uyandırdığını dile getirdi. Köprünün bir tarafında olmanın kişiye ''diğer taraftan da bakma'' olanağı verdiğini, kendisinin bu istek ve yetenek sayesinde üniversite kurma adımını atmayı başardığını da belirten Sabancı, böylece bugünle yarın arasında kurulacak köprünün adımının atılmış olduğuna işaret etti.

Sabancı Üniversitesinin bugün 8 yaşında olduğuna, ancak kendisinin Oxford'a davet edilmesinden başarılı oldukları sonucunu çıkarttığına işaret eden Sabancı, köprüler kurmanın hayal gücü ve cesaret gerektirdiğini vurguladı.

-KAPISI KADINLARA KAPALI KULÜP-

''Her hayal ettiğimiz gerçek olmayabilir, ama hiç hayal etmezsek hiçbir şey gerçekleştiremeyiz'' diyen sabancı, Oxford Üniversitesi Rektörü Lord Patten'ın bu kadar başarılı bir Türk iş kadınıyla tanışmanın kendisini şaşırttığı ve Türkiye hakkında pek az şey bildiğini gösterdiği yolundaki sözleri üzerine Sabancı ''ben de şaşırmanıza şaşırdım. Ben 80'lerin ortasında Londra'ya geldiğimde ünlü Bankers Club'a kadınlar alınmıyordu. İşim nedeniyle gittiğim pek çok Avrupa ülkesinde benzeri örnekler yaşadım. Ben de Batılıların ülkeme bakarken şaşırmalarına çok şaşırıyorum. Bu belki cehalet değil, ama en azından önyargı. Müslüman bir ülke olmasına ilişkin bir önyargı. Oysa başarılı olmak için sadece iyi bir yargı gücüne, akla, bilgiye ve yönetme gücüne ihtiyaç var, bunun da cinsiyetle ilgisi yok. Ailem bana ilk günden bu yana her türlü desteği verdi. Ben kariyerime hiçbir önyargıya muhatap kalmadan başladım. Cinsiyet ayrımına gelince, bu konuda her ülkenin çok yol almaya ihtiyacı var. Türkiye'de bu ihtiyaç olsa olsa biraz daha fazla olabilir. Türkiye gelişmeye çok açık, doğru yoldayız'' dedi.

Bir soru, üzerine Türkiye'de Üniversite öğrencilerinin yüzde 40'ını kızların oluşturduğunu, bu oranın mühendislik fakülteleri için de geçerli olduğunu belirten Sabancı, Türkiye'deki türban tartışmalarına dikkat çekilmesi üzerine de ''meselenin bir yanıyla çok basit ve direkt, diğer yanıyla da karmaşık'' olduğunu söyledi.

Üniversite çağına gelmiş yetişkin bir genç kızın tercihi açısından bakıldığında konunun basit ve direkt görülebileceğini belirten Sabancı, diğer yandan nüfusun yüzde 30'unun bu tür bir serbestliğin sonucunda türbanın laik bir ülkede kamu kuruluşlarına kadar girebileceğinden çekindiğine, bunun mutlaka engellenmesi gerektiğini düşündüğüne işaret etti.

-''KAYGILAR DİKKATE ALINMALI''-

Demokratik bir ülkede hükümet ve devlet yetkililerinin bu tür kaygıları gözönünde tutmak durumunda olduklarını belirten Sabancı, bu konuların halen tartışıldığını, Türkiye'nin konuyu demokratik olarak tartışmasının bile yeterince önemli bir gelişme olduğunu ifade etti.

Sonuçtan umutlu olduğunu belirten Sabancı Türkiye'nin bu sorunu demokratik sistem içinde çözebileceğini vurguladı.

Avrupa'da, Türkiye'nin AB üyeliğine ilişkin önyargıların bulunduğuna dair hatırlatmalar üzerine, Avrupa'nın ''dünyanın merkezi olduğu yolunda bir takıntı'' içinde olduğunu belirten Sabancı, şunları kaydetti:

''Avrupa'nın dışında da bir dünya var. Sarkozy ve benzeri siyasetçilerin bunu görebilmesini isterim. Avrupa'nın önünde gelecekle ilgili sorunlar var çözmesi gereken. Avrupa'nın önce bu sorunları, küreselleşmenin getirdiği güçlükleri çözebilmek açısından görüşlerini dünyanın daha geniş bir bölümünü içine alacak şekilde geliştirmesi gerek. Avrupa'nın öncelikli sorunu Türkiye'yi içine alıp almamak değil, ama önce bunun farkına varabilmeli. Avrupa zaten 50-60 yıl sonrasını görebilse Türkiye'yi içine alması da çok daha kolay olur. Türkiye, Avrupa'ya dünyaya geniş bir pencereden bakabilmesi konusunda da yardımcı olur.''

Türkiye'de AB üyeliği konusundaki desteğin azaldığı yolundaki hatırlatmalar üzerine de, bazı kamuoyu yoklamalarının bunu doğrular nitelikte sonuçlar verdiğini belirten Sabancı, bu yavaşlamanın Avrupa'daki bazı karşıtlıklardan olduğu kadar Türkiye'nin kendisinden de kaynaklandığını belirtti. Türkiye'de seçim ve güvenlik konularının ağırlık kazandığını, bunun da belli bir yavaşlama yarattığını belirten Sabancı, iki tarafın da süreci yolunda tutmak için çaba göstermesi gerektiğine işaret etti.

-''TÜRKİYE YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRMEMELİ''-

Türkiye'deki büyüme oranıyla ilgili bir soru üzerine Türkiye'nin büyüme hızının iyileştirilmesi gerektiğine işaret eden Sabancı, ülkenin yüzde 7'nin üzerinde büyümesi gerektiğini, bunu yapabilecek potansiyele sahip olduğunu belirterek, ''Türkiye'nin Avrupa yolunda olması önemli bir çıpa oluşturuyor, yönümüzü değiştirmemeliyiz'' dedi.

AK Parti Hükümetinin kendi elitini yaratma çabası içinde olup olmadığı yolundaki bir soruyu yanıtlarken, iş hayatında 30. yılını doldurduğunu, bu süre içinde pek çok siyasi iktidar gördüğünü, daha önce benzeri suçlamaların Turgut Özal ve ANAP için de ortaya atıldığını hatırlatan Sabancı, ''ben böyle bir durum hissetmiyorum. Bunlar konuşulur, doğru da olabilir. Hepimiz biliyoruz ki bir politik partiyi bir arada tutmanın bir yolu da karı bölüşmektir. Ama ben kendimi dışlanmış hissetmiyorum. Türkiye açık bir ülke. Belki bazı yolsuzluklar her yerde olduğu gibi Türkiye'de de oluyor, ama bunlar cesaretimi kırmıyor'' diye konuştu.

Sabancı grubunun yatırımlarının yüzde 65'inin Türkiye'de bulunduğunu, Türkiye'deki gelişmelerin Sabancı Holdingin gelişimi açısından önemli olduğunu kaydeden Sabancı, geçen 4 yıl boyunca holding olarak yüzde 20'lik büyüme yakaladıklarını, 2008 için de yüzde 12'lik bir büyüme öngördüklerini bildirdi.

Hedeflerinin ilerlemek olduğunu belirten Sabancı ''Türkiye'deki durumun beni aşağı çektiğini düşünmüyorum'' dedi.

Bir soru üzerine, Türkiye'nin AB yolculuğunun hükümetlerüstü bir süreç olduğunu, ardında sivil toplum kuruluşları ve halkın bulunduğunu anlatan Sabancı, ''yolculuğun kendisi varılacak noktadan daha önemlidir. Gençler bu konuda daha cesur ve umutlu olmalı'' tavsiyesinde bulundu.

İmtiyazlı ortaklık önerilerinin hatırlatılması üzerine, müzakerelerin tam üyelik için yapıldığını belirten Sabancı, Türkiye'nin 1996 yılından beri zaten Gümrük Birliği sayesinde Avrupa'nın bir parçası olduğunu, ancak daha iyi bir demokrasi, daha yüksek bir yaşam standardı, daha olgunlaşmış insan hakları uygulamaları için tam üyeliğin istendiğini ifade etti.

-KÖPRÜNÜN ÖTE YANINDAKİ FIRSAT-

Türkiye'nin büyük ve genç bir nüfusa sahip olmasından büyük mutluluk duyduğunu da belirten Sabancı, Avrupa'nın da er veya geç köprünün öbür tarafında yatan fırsatı göreceğini kaydederken, ''yeter ki biz bu yolda devam edelim'' şeklinde konuştu.

Atatürk ile ilgili bir soru üzerine, Atatürk'ün, Cumhuriyetin ve modern Türkiye'nin kurucusu olduğunu kaydeden Sabancı, ''ben bugün burada dünyaya entegre bir Türk kadını olarak İngilizce konferans veriyorsam bunu O'na borçluyuz. Türkiye demokratik ve laik bir ülke ve Avrupa yolunda ilerliyor. Her şeyi tartışıyor olmamızdan da gurur duyuyorum'' dedi.

Türkiye'de halkın yüzde 47'sinin son seçimde AK Parti'nin ekonomik uygulamaları ve AB sürecine yönelik taahhüdü nedeniyle söz konusu partiyi desteklediğini de hatırlatan Sabancı, Türk iş adamlarının da AB süreci ve ekonomik programın destekçisi olduğunu vurguladı. Sabancı iş çevresinin yıllardır aynı yönde, Avrupa Birliği üyeliğini esas alan politikaları desteklediğini hatırlatırken, ''bizim neyi desteklediğimiz gayet açık'' dedi.

Sabancı, son derece neşeli bir ortamda gerçekleşen ve rektör Lord Patten ile karşılıklı espriler yaptıkları yaklaşık 2 saatlik konferans öncesinde de Oxford Üniversitesindeki Türk öğrencilerle bir araya geldi. Öğrencilere eğitimleri ve gelecek hedefleri konusunda sorular yönelten Sabancı, iş arayanları şirketlerinin ilgili birimlerine yönlendirdi. Öğrenciler samimi bir ortamda gerçekleşen sohbetin sonunda Sabancı'ya Oxford Üniversitesini anlatan eski bir kitabın yeni basılmış kopyasını hediye etti.

Sabancı'nın Oxford Üniversitesindeki temasları sırasında kendisine Türkiye'nin Londra Büyükelçisi Yiğit Alpogan ve eşi Bernev Alpogan da eşlik etti.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious