'Gülücükler Ülkesi'nin geleceği karanlık

  • Giriş : 23.09.2006 / 00:00:00

Taylan'da yönetime el koyan darbeciler, "Gülücükler Ülkesi" olarak adlandırılan ülkenin bu imajını bozmak istemiyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Askerlerden özellikle çocuklara ve kendileriyle fotoğraf çektirmek isteyenlere karşı dost canlısı ve nazik davranmaları isteniyor.

Salı günü yaşanan darbeden sonra başkent Bangkok'taki stratejik bölgelerde konuşlanan tank ve askerler birçok turistin ve yerli halkın fotoğraf karelerinin vazgeçilmez unsurları arasına girdi. Ordu Radyosu "Halkın büyük bir kısmı askerlere destek veriyor" derken, askerlerden de kendileriyle fotoğraf çektirmek isteyenlerde olumlu bir izlenim bırakması, yüzlerinden gülümsemeyi eksik etmemesi ve özellikle çocuklara nazik davranmasını talimatını duyuruyor.

Yumuşak darbe havası dağıldı, yasaklar arttı

Tayland'da yaşanan darbe sonrasında askeri cunta "düzeni temin etme" gerekçesiyle her türlü siyasi faaliyet yasakladı. Komutanların Devlet Televizyonu'ndan yaptıkları açıklamada, "siyasi partilerin her türlü toplantı ve eylemlerinin yasaklandı." denildi. Açıklamada görüntülü ve yazılı basınında kısıtlanacağı aktarıldı. Askeri cunta halkın cep telefonu veya elektronik posta aracılığıyla siyasi görüşlerini dile getirmesine de izin verilmeyeceğini duyurdu. Darbeci lider General Sonthi Boonyaratglin ülkenin normal şartlara döndüğünde, kısıtlamaların kaldırılacağını vurgulandı.

Muhalefet geçiş sürecinin kısa sürmesini istiyor

Darbenin ardından 2 hafta içinde sivil bir başbakan atama sözü veren General Sonthi Boonyaratglin, yeni bir Anayasa taslağının hazırlanması için bir yıllık geçiş dönemi önerdi. Ancak ana muhalefet lideri Abhisit Vejjajiva, ordunun geçiş dönemi için açıkladığı takvime karşı çıktı. Muhalefet 6 ay içinde ülkenin seçime gitmesini istiyor.

Darbe sırasında New York'ta bulunan Tayland Başbakanı Taksin Şinavatra, yakın danışmanlarıyla birlikte Tayland Hava Kuvvetleri'ne ait bir uçakla Londra'ya geçti. Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan devrik Başbakan Şinavatra, kısa sürede ülkeye geri dönme niyeti olmadığını bildirdi. Şinavatara, "Bir süre dinleneceğim, bunu hak ettim. Tayland'daki tüm siyasi partiler uzlaşsın ve hızla seçime gidilmesin." dedi. Başta ABD olmak üzere Japonya ve diğer Asya ülkeleri, Tayland'ın mümkün olan en kısa sürede demokrasiye dönülmesini talep etmişti.

Darbeci General Sonthi Kral Adulyadej'e çok yakın

Tayland'daki askeri darbenin önderi Genelkurmay Başkanı Sonthi Boonyaratglin, aynı zamanda ülkenin ilk Müslüman generali. General Sonthi son aylarda, devirdiği Başbakan Taksin Şinavatra ile yaşadığı görüş ayrılıklarını kamuoyundan gizlemiyordu. Girdiği çatışmalardan madalya ile dönen 59 yaşındaki General Sonthi, Genel Kurmay Başkanlığı'na geçen yıl atandı. Taylandlıların büyük sevgi beslediği Kral Bhumibol Adulyadej'le yakınlığı ile tanınan General Sonthi, Kral'ın gayri resmi sözcüsü olarak görülüyordu. Geçen Nisan ayında yapılan Parlamento seçimlerinde meşruiyete gölge düştüğü gerekçesiyle geçersiz sayılmış, Kral Bhumibol'un bu durumdan üzüntü duyduğunu kamuoyuna General Sonthi duyurmuştu. Muhalefetteki Demokrat Parti, Başbakan Taksin Şinavatra'nın görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle seçimi boykot edince, General Sonthi hem kendisi hem de Kral adına bir açıklama yaptı. Sonthi, "Ülkenin yıllar önce başlayıp şu ana kadar devam eden sorunu majestelerini üzüyor, beni de üzüyor. Majestelerinin bir subayı olarak arzum onun bu kaygılarını gidermek. Ordu onun tavsiyelerine sıkı sıkıya uyacaktır" demişti.

Hükümet Sonthi ile Müslüman çatışmasını önlemek istedi

Şinavatra hükümeti, ülkedeki Müslüman azınlığa mensup olan General Sonthi'yi, Müslüman ayrılıkçılarla yaşanan çatışmaları azaltmak için Genelkurmay Başkanlığına getirmişti. Atama Müslüman ayrılıkçıları yatıştırmaya yönelik bir manevra olarak görülmüştü. Ülkenin güneyinde son 3 yılda bin 500'e yakın kişi yaşanan çatışmalarda hayatını kaybetmişti. Göreve gelen Sonthi ilk olarak, Müslüman ayrılıkçılarla görüşmeler balatılmasını teklif etti. Hükümet bu teklifi kesinlikle reddedince görüş ayrılığına düştü. Görüş ayrılığı ilerleyen dönemde derinleşerek siyasi krize dönüştü. Kriz darbe ile son buldu.

Polis memurluğundan Başbakanlığa giden yolda Taksin gerçeği

Polis memuruyken işadamlığına soyunan Taksin Şinavatra, 1999'da Thai Rak Thai Partisi (Taylandlı Taylandlıyı Sever)'ni kurdu. Thai Rak Thai Partisi ile ardı ardına iki kez Başbakan seçilen Şinavatra, son yıllarda siyasi krizle karşı karşıyaydı. Başbakan Taksin'i daha çok kırsal kesimdeki yoksulların desteğini alıyordu. Kentli orta sınıf ise Taksin karşıtlıydı. Bugün ülkenin en zengin işadamlarından olan Taksin, son yıllarda yolsuzluk ve görevi kötüye kullanma suçlamaları ile itham edildi. Özellikle 2 yıl önce ailesinin sahibi olduğu Shin Corp Telekomünikasyon Şirketi'nin yüzde 49 hissesinin bir hukuki boşluktan yararlanarak bir Singapur şirketine 1,9 milyon dolara satması büyük tepkilere yol aşmıştı. Şinavatra'nın, bu satışla vergi ödemekten kurtulmaya çalıştığı iddiaları gündeme taşındı.

Yoksulların prensiydi

Taksin'e iki seçim kazandıran popülerliğinin ardında başlattığı ulusal sağlık hizmetleri geliyordu. Taksin vatandaşların 1'er dolar karşılığı sağlık hizmetinden yararlanmasını sağladı. Yoksulluğun kökünü kurutma sözü veren ve fakir halka kişi başı 250 dolar dağıtan Taksin, yoksul kitlelerde umut ışığı olmuştu. Ancak muhalifler Taksin'in 2 seçimde gösterdiği başarıyı "oy satın alması"na dayandırıyordu. Şinavatra'nın konumunu sağlamlaştırmasını sağlayan ana neden ise medya üzerinde kurduğu denetimdi. Ülkedeki 6 televizyon kanalından 5'i devlet ya da orduya ait. Ayrıca devrik başbakanın mal varlığı incelenmeye başlandı. Başbakana ait olan Shin Tower 1,2,3 askerler tarafından kuşatma altında.

Ülkenin 19. darbesiydi

Kanlı bir darbeler tarihine sahip olan Taylan'da Salı günü düzenlenen 19. darbe, ülkenin en yumuşak darbesi olarak değerlendirildi. 19 Eylül'de Şinavatra'yı deviren darbe ardından başkent Bangkok'daki Taylandlıların çoğu memnun görünüyor. Tayland, bundan önceki son 18. ihtilali 1991 yılında yaşamış, başkent Bangkok'taki demokrasi yanlısı gösterilerde 50 kişi ölmüştü.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious