Günay: 'Büyün inançlara saygı gösterilmeli'

Günay: 'Büyün inançlara saygı gösterilmeli'.11603
  • Giriş : 15.11.2008 / 17:42:00

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, bütün inançlara saygı gösterilmesi gerektiğini belirterek, ''İnsanların neye inanacağını devlet dayatamaz. Kimsenin kimseye 'hayır senin inancının merkezi şu olamaz, bu olabilir' deme hakkı yoktur'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Hükümet olarak bütün inançlara saygı duyduklarını, herkesi kucakladıklarını belirten Günay, şunları söyledi:
''Diri olmanın temelinde bir olmak vardır. Bizim birliğimizi, bütünlüğümüzü sağlayan şey, 'kendine ne istersen, başkasına da onu iste. Dört kitabın manası budur işte' diyen Yunus Emre'nin, aslan ile ceylanı bir kucakta yaşatan Hacı Bektaş Veli'nin, bu memleketi bin tane beladan kurtarıp özgür kılan Mustafa Kemal'in yoludur. Bu yolda yürümeliyiz. Bunu yaptığımız zaman hiçbir nifak, hiçbir terör, hiçbir ihanet, hiçbir şiddet, bu milletin yaşamasını, çağdaş uygarlık düzeyine yürümesini engelleyemeyecektir.''

Türkiye'deki tüm inançları ''bizimdir'' diye görüp, hükümet, parlamento ve yerel yönetimler olarak bu çerçevede çalıştıklarını anlatan Günay, ''Geçmiş yıllarda çok acılar çektik biliyorsunuz. İnsanlar aşağılandı, horlandı, acıtıldı, yaralandı ama ne kadar sağlamız ki, Anadolu toprağına Anadolu Müslümanlığına sımsıkı sarılmışız. Hep bir inancın etrafında, bir toprağın üzerinde, bir bayrağın altında birlikte yaşıyoruz'' dedi.

Günay, kendi içinde binlerce kez kavga eden Avrupa ülkelerinin, milyonlarca insanın ölümüne yol açan savaşların ardından bir insanlık, kültür, siyaset ve ekonomi birliği gerçekleştirdiğini, Türkiye'nin de dünyanın değişiminden dersler çıkarması gerektiğini vurguladı.

Türkiye Cumhuriyeti hükümetinin yurttaşlarını bir ve eşit sayması gerektiğinin, geleceğini güvence altına almak zorunda olduğunun altını çizen Günay, şöyle konuştu:

''Bütün inançlara saygı göstermeliyiz. İnsanların neye inanacağını devlet dayatamaz...Kimsenin kimseye 'hayır senin inancının merkezi şu olamaz, bu olabilir' deme hakkı yoktur. Devlet, inançları güvence altına almak zorundadır. Devlet, insanların özgürlüğünü güvence altına almak zorundadır. Devlet, insanın kendisini geliştirmesini güvence altına almak zorundadır. Biz Türkiye Cumhuriyeti hükümeti olarak bunu böyle biliyoruz ve böyle yapmaya çalışıyoruz. Ama 10 yıllardan, 100 yıllardan kalan bir kavga var. Yavuz Sultan Selim ile Şah İsmail'den beri süren bir kavga var; bu bizim kavgamız değil. Hazreti Muhammed'in, Hazreti Ali'nin hatta Hazreti İsa'nın annesine 'ana' diyen, 'hepsi bizim' diyen bizlerin kavgası değil. O, iktidar kavgasıydı. Bu iktidar kavgası kötü alışkanlıklar geliştirmiş. Yumuşak bir şekilde bunları aşmaya çalışıyoruz.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*