Güneydoğu'da sıtma hastalığı kontrol altına alındı

  • Giriş : 11.12.2005 / 00:00:00

Sıtma hastalığı gelişmemiş ve az gelişmiş ülkelerde yoğun olarak görülürken, Türkiye ise bu hastalık karşısında aldığı önlemlerle büyük başarı elde etti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Sıtma hastalığının en yaygın olarak görüldüğü Diyarbakır, Batman, Siirt, Şanlıurfa ve Mardin'de virüs kontrol edildi. Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de sıtma vakalarının yüzde 95'i bu 5 ilde tespit edildi. 2004 yılında 5 ilde toplam 4 bin 633 vaka görülürken, 2005'de sayı bin 636'ya düştü. Sağlık Bakanlığı sıtma hastalığının sözkonusu illerde tamamen yok olması için bölgede 'olağanüstü hal' ilan etti.

Tüm dünyada tropik ve subtropik iklim kuşaklarında görülen bir enfeksiyon hastalığı olan sıtma hastalığı, 'Plasmodium' adı verilen parazitin vektör sivrisinekler tarafından insana bulaşıyor. 'Vivax', 'Falciparum', 'Ovale', ve 'Malariae' olmak üzere dört türü bulunan parazitin 'Falciparum' ölümlere yol açıyor.

Türkiye'de yerleşik parazit türü olarak Vivax görülürken, sıtma tedavisinde Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından önerilen Klorokin ve Primakin kullanılarak hastalığın tedavisi yapılmaya çalışılıyor. Sıtma, Türkiye'de Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yerleşik olarak tehlike oluştururken, bölgede Diyarbakır, Batman, Siirt, Şanlıurfa ve Mardin sıtma riski olan illerin başında geliyor.

Diyarbakır'da 110 kişilik ekip, belirli aralıklarla sineklerin ürediği su birikintileri, yeşil alanlar, kum ocakları ve bataklıkları ilaçlıyor. 2004 yılında Türkiye genelinde yaklaşık 5 bin olan vaka sayısı, 2005 yılında 2 bin 500'e indirilmesi hedefleniyor. 1994-1995 yılında 26 bin sıtma hastasının bulunduğu Diyarbakır'da, 2005 yılının ilk 8 ayında 695 hasta tespit edildi.

Sıtma hastalığının kontrolünü yapan Sağlık Bakanlığı çalışmalarını WHO'nun önerdiği "Global Sıtma Kontrol Stratejisi" çerçevesinde planlayarak yürütüyor. Stratejideki amaç; sıtma hastalarının erken teşhis ve uygun tedavilerini yapmak, vektör sivrisinek popülasyonu kontrol altında tutmak. Sağlık Bakanlığı, özellikle son üç yılda stratejinin uygulanmasında önemli başarılar elde etti.


VAKA SAYISI GİTTİKÇE AZALIYOR


2003 yılında 9 bin 222 sıtma vakası görülürken, 2004 yılında rakam 4 bin 633'e inerek son 30 yılın en düşük rakamına ulaşıldı. 2005 yılı Ekim ayına kadar bin 636 sıtma vakası tespit edildi. Diyarbakır Sıtma Dispanseri Grup Başkanı Faysal Hatipoğlu, sıtmada son 30 yılın en büyük başarısının yakalandığını söyledi. Bilinçsiz sulama nedeniyle sıtma hastalığına sebep olan sineklerin ürediğini dile getiren Hatipoğlu, 2003 yılında Türkiye'deki toplam sıtma vaka sayısı 9 bin 222 iken, sadece Diyarbakır'da vaka sayısının 4 bin 140 olduğunu belirtti.

2004 yılında yapılan etkin mücadele sonucunda 4 bin 140 olan vaka sayısının 2 bin 300 civarına indiğini vurgulayan Hatipoğlu, "Son 13 yılın en iyi sonucunu elde ettik. Yine bu çalışmalar sırasında özellikle Silvan ve Bismil ilçelerinde büyük düşüşler yaşandı. 2003 yılında Silvan'da sıtma hasta sayısı bin 600 iken, 2004 yılında 670'e, 2005 yılının ilk 8 ayında 484'e, Bismil'de ise 2003 yılında bin 50 olan vaka sayısı 2004 yılında 450'ye, 2005 yılının ilk 8 ayında ise 332'ye düştü. 2004 yılında Diyarbakır genelinde 2 bin 364 sıtma hastası tespit edilirken, bu oran 2005 yılının ilk 8 ayında 695'e düştü. Bu da son 30 yılın en büyük başarısı olarak istatistiklere geçti. Hastalığı bölgede kontrol altına almış durumdayız. Bütün ilçelerde bulunan ekipler, aralıklarla köylerde ilaçlama çalışması yapıyor. Hedefimiz, yıl sonunda hasta sayısını 500'ün altında tutmak." diye konuştu.

2005 yılı içerisinde 100 bin aktif ve pasif kan örneklerinin laboratuvarlarda incelendiğini hatırlatan Hatipoğlu, hastalığa yakalan kişilerin ilaç dahil tüm tedavi giderlerini karşıladıklarını ifade etti. Sıtma komasında olan bir hasta, ilaç aldıktan 6 saat sonra kendine geldiğini kaydeden Hatipoğlu, ancak hastanın 14 gün boyunca ilaçların düzenli kullanması gerektiğini belirtti. İlacın tesirini alan vatandaşların çoğu iyileştik düşüncesiyle ilaçlarını almadığı için ikinci kez hastalıkla karşı karşıya kaldıklarına dikkat çeken Hatipoğlu, hastalıkla bir fiil mücadeleye devam edeceklerini söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious