Güneydoğulu, yerel seçimlerde AKP'ye oy verecek mi?

Güneydoğulu, yerel seçimlerde AKP'ye oy verecek mi?.23067
  • Giriş : 07.01.2008 / 22:32:00

Kürt kökenli milletvekilleri, güney doğuda yeni bir parti kurulsa bile girişimin başarısız olacağını düşünüyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Etnik siyaset tartışmalarını yakından izleyen AKParti’nin Kürt kökenli milletvekilleri, kurulması tasarlanan yeni partinin bölgede AK Parti’ye alternatif olamayacağını,bu mayanın tutmayacağını söylüyor.

‘Bölge halkı terörden bıktığı gibi artık bölgesel siyaset ve oluşumlardan da rahatsız. 22 Temmuz ve referandum sonuçları ortadayken yeni parti arayışları fanteziden öteye geçmez. Siyaset tarihimiz, ısmarlama parti ya da oluşumların başarısız örnekleriyle dolu. Böyle bir proje ancak partimizin bölgedeki gücünü kırmaya yönelik bir girişim olur. Partimiz halkla bütünleşti, önümüzdeki dönemlerde bölgedeki oylarımızı daha da artıracağız.’ Bu tespitler, AK Parti’nin Kürt kökenli milletvekillerinin “bölgede yeni bir muhafazakâr Kürt partisinin kurulacağı”na yönelik sorularımıza verdikleri cevaplardan bir kesit. Aslında, 22 Temmuz seçimlerinden Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yüzde 56’lık oy oranıyla tulum çıkaran AK Parti’nin bölge milletvekillerinden kimle konuşsanız üç aşağı beş yukarı aynı cevapları alıyorsunuz. Bölgede bu anlamda bir ihtiyacın olmadığına dikkat çeken bölge vekilleri, müstakbel yerel seçim konusunda da oldukça iddialı.

HALKIN GÜNDEMİNDE BÖYLE BİR KONU YOK

Öncelikle AK Parti’nin, 22 Temmuz’da bölgede elde ettiği seçim başarısını iyi analiz etmek gerekiyor. Bu zafer, özellikle DTP dışındaki Kürt siyaseti için de yeni bir umut oldu. O güne dek kendini bölgenin tek partisi olarak gören DTP, tarihî bir hezimet yaşadı; kalelerini bir bir kaybetti. Bölge halkı, referandum için de yüzde 90’ın üzerinde bir oranla ‘evet’ dedi. Seçimlerden sonra yapılan gözlemler ve anketler ise AK Parti’nin bölgede hâlâ oylarını artırdığını gösteriyor.

AK Parti’nin elde ettiği bu başarının altında beş yıl içinde bölgede uyguladığı pozitif ayrımcılığın yanı sıra etnik temelli DTP’nin dindar Kürt halkının ekonomik ve sosyal taleplerine kulak tıkaması ve onların dinî değerleriyle ters düşmesi gösteriliyor. Peki bölgede AK Parti rüzgârı eserken, yeni bir siyasi oluşum isteği ne kadar gerçekçi?

Meclis’te sahip olduğu sandalye sayısı göz önünde bulundurulduğunda şu an bölgenin tek partisi konumunda olan AK Parti’nin Kürt kökenli vekilleri, bölgede böyle bir ihtiyacın olmadığı görüşünde. Onlara göre halk bölgede yıllar sonra yakalanan istikrar ortamını onayladı ve bunu kaybetmek istemiyor. Bunun da ancak AK Parti ile mümkün olduğunu düşünüyor.

Siirt Milletvekili Afif Demirkıran’a göre, halkın gündeminde yeni bir parti talebi yok. Çünkü bölge halkının talepleriyle AK Parti’nin uyguladığı ekonomik ve sosyal politikalar büyük ölçüde örtüşüyor. Demirkıran’a göre bazı marjinal kesimlerin istekleri dışında Kürt halkı ne istiyorsa AK Parti bunu zaten yaptı/yapıyor: “Bölgeyi sürekli dolaşıyoruz. Böyle bir düşünce ve talep yok halkta. Halk iş istiyor, ekmek istiyor, daha çok demokrasi istiyor. Zaten biz de halkın sosyal, ekonomik ve kültürel taleplerini yerine getiriyoruz. Tabii bunların daha da artırılarak yapılması gerekiyor. Biz her şeyi hallettik demiyoruz. Halk ne istiyor, ona bakmak lazım. DTP neden bölgede başarılı olmadı? 22 Temmuz sonucunu doğuran şartlar hâlâ devam ediyor ve uzun süre de devam edeceğe benziyor. Bunun için böyle bir partinin kurulmak istenmesini hayal mahsulü ya da fantastik bir düşünce olarak görüyorum.”

AK PARTİ TUZAĞA DÜŞÜRÜLEBİLİR

Bölge milletvekillerinin çoğunda böyle bir siyasi oluşumun hayat bulamayacağı düşüncesi hâkim. Ancak bazı vekiller bu konuda biraz daha temkinli. Zira bölge insanının AK Parti’den beklentileri yüksek. Dolayısıyla partinin yapabileceği hataların faturası da bu ölçüde ağır olabilir. Böyle bir durumda da halk yeni bir parti beklentisine girebilir. Diyarbakır Milletvekili Abdurrahman Kurt da, bu durumda farklı arayışların doğabileceği ihtimaline dikkat çekiyor. Ona göre, ayrıca partinin bölgedeki ağırlığını ve kendilerine gösterilen teveccühü bilen bazı güç odakları bunu kırmak için önce AK Parti’yi hata yapmaya zorlayabilir. Böyle bir ortamın doğmasının ardından yeni bir partinin kurulması gündeme getirilebilir: “AK Parti Kürt sorununun çözümü ve bölgedeki fakirliği, işsizliği çözme konusunda umut olarak görülüyor. Bu anlamda yeni bir oluşuma ihtiyaç yok aslında. AK Parti’nin hayata geçirdiği projeler konusunda DTP bile çoğu zaman itiraz edemiyor. AK Parti’nin Kürt sorunu konusundaki projelerinin bazı kesimlerce engellenmek istendiğini biliyoruz.”

HALK, KİMLİĞE DEĞİL İCRAATA BAKIYOR

Kendisini muhafazakâr demokrat olarak tanımlayan AK Parti’nin dindar bölge halkından teveccüh gördüğü bir gerçek. Ancak elbette ki tek önemli etken bu değil. Muş Milletvekili Dr. Medeni Yılmaz’a göre halk, kimsenin kara kaşına kara gözüne oy vermiyor: “Zira sadece muhafazakârlık ile olsaydı tamamen din üzerinden siyaset yapan partilerin bölgeden yüksek oy alması gerekiyordu.” Yılmaz, bu analizden yola çıkarak devam ediyor: “Bütün Türkler MHP’ye oy vermediği gibi Kürtler de kurulacak yeni bir partiye sırf Kürtlüğünden dolayı oy vermez. DTP’nin toplumun inançlarıyla sorunlu olduğu için bölge insanından gerekli desteği görmediğini biliyoruz. Ancak bunun yanında başka faktörler de var. Çünkü halk artık partinin kimliğinden çok, vadettiği ya da gerçekleştirdiği somut proje ve gerçeklere bakarak karar veriyor.” Dr. Yılmaz, ayrıca yıllardır terör kıskacında kıvranan bölge halkının partilerine ve genel başkanlarına çok güvendiğini ve beklentilerine cevap vereceği umudunu taşıdığını söylüyor.

Türk siyaset tarihi, toplum mühendisliği ürünü olan siyasi parti ya da oluşum örnekleriyle dolu. Ancak bunlar toplumda taban bulamadığı için ya başarısız oldu ya da siyaset sahnesinden tamamen silindi. En azından bugüne kadarki tecrübeler bunu gösteriyor. Peki AK Parti’nin hata yapması-hata yapmaya zorlanması üzerinden kurulacak yeni bir partinin bölgede başarı şansı ne olur? Milletvekili Yılmaz’a göre, ısmarlama siyaset, oluşum ve partilerin tutma şansı yok. Siyasi parti veya düşüncenin her şeyden önce toplum tarafından istenmesi ve benimsenmesi şart. Yani bunun bir ihtiyaçtan kaynaklanıyor olması gerekiyor: “Bugüne kadar, halk tarafından tasvip edilip edilmeyeceği hesaplanmadan sadece teorik düşünce ya da toplum mühendisliği ürünü olarak ortaya çıkan siyasi oluşumların hiçbiri başarılı olmadı. Bazı marjinal gruplar böyle bir istekte bulunuyor olabilir. Ama önemli olan bu talebin halktan geliyor olmasıdır. Bazı marjinal grupların yeni bir parti kurmak istediği, bunun için toplantılar yaptığı kulağımıza geliyor. Hatta bunun için bazı partiler kapanıyor, bazıları birleşiyor. Ama bunların hiçbirinin başarılı olmasını beklemiyorum.”

YEREL SEÇİMDE HEDEF EN AZ YÜZDE 60

Kürt siyasetinde yeni bir parti tartışması süredursun, AK Parti 22 Temmuz’da elde ettiği başarısını 2009’da yapılacak yerel seçimlerle taçlandırmak istiyor. Başbakan Erdoğan’ın “AKP’li belediyelerin başarısını Diyarbakır’a da taşımak isteriz. Bu İzmir, Eskişehir ve Mersin için de geçerlidir. Bunlar olmayacak şeyler değil.” işareti üzerine özellikle Diyarbakır için bölge milletvekilleri harekete geçti. seçim bölgelerini ziyaret eden milletvekilleri bir taraftan halkın arasında dolaşarak nabız yoklarken, diğer yandan parti olarak hangi noktalarda olduklarını öğrenmek için anketler yaptırıyor.

22 Temmuz seçimlerinde yüzde 71’lik oy oranıyla Türkiye şampiyonu olan Bingöl’ün üç milletvekilinden biri olan Yusuf Coşkun, yerel seçimlerde bölge genelinde de en az yüzde 60 oy alacaklarını söylüyor. Diyarbakır ve Batman’ı da AK Parti belediyeleri arasına sokacaklarını iddia ediyor: “Geçmişte hayata geçirdiğimiz projelerle bölgede büyük bir başarı elde ettik. Ancak bununla yetinmiyoruz. Önümüzdeki seçimlerde Batman ve Diyarbakır’ı da alarak başarımızın tesadüf olmadığını ortaya koyacağız.”

AKSİYON

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious