Güneydoğulu başkanlar ne düşünüyor? (HABER YORUM)

Güneydoğulu başkanlar ne düşünüyor? (HABER YORUM).58480
  • Giriş : 26.06.2007 / 21:40:00

Türkiye hızlı bir dönemeçten geçiyor. Türkiye'nin hızına yetişmek gerçekten her ülkenin harcı değil.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Çok önemli gelişmelere imza atılacak bir yıla doğru vites yükseltiyoruz.
Seçimlerle birlikte Kuzey Irak'a girilip girilemeyeceğinden Çin piyasaları ve ABD Merkez Bankası FED'in faizleri indirip indirmeyeceğine kadar bütün gelişmeler Türk ekonomisini yakından etkiliyor.

Şimdi de Türkiye çok büyük bir organizasyona ev sahipliği yapıyor. Bölgesel liderleri yani Karadeniz'in 10 devlet adamını ağırlıyor. 15 yıl önce 12 ülkenin belli umut ve fikirlerle, daha önce hiçbir kurumsal bağlantısı olmadan yola çıkan bu organizasyonun başkanlığını yürütüyor. Geçtiğimiz günlerde de dünyanın en büyük şirketlerinin CEO'larını ağırlamıştı.

Bu kadar hızlı trafiğe, iç siyasi gelişmelerdeki belirsizlik eklenince kafalar iyice karışıyor. Ama asıl önemli olan 'Türkiye içine kapalı bir çocuk mu yoksa dışa açık bir afacan mı olacak?' sorusudur.

Bu sorunun cevabı verilemeden bir sinir harbidir sürüp gidiyor. Dünyada süren hareketli dönemden iç siyaset de nasibini alıyor. İçeride reel ekonominin aktörleri bu gidişattan memnun değil.

Hafta sonu bir araya geldiğim Güneydoğu illerinin ticaret ve sanayi odaları ile ticaret borsa başkanları bir an evvel sahil-i selamete çıkılmasından yana görüş bildiriyor. Ülkede; ağır, bunaltıcı siyasi havanın yerine ılık, sevecen ve ekonomik sorunların konuşulduğu bir iklimin oluşması isteniyor.

Ülkenin ve özellikle Güneydoğu'muzun sorunları belli. Bir an evvel şu siyasi gerginliğin kalkması ve Türkiye'nin normalleşmesi gerekiyor. Tabii bunun için öncelikle Anayasa'nın sil baştan yenilenmesi öneriliyor.

Teşviklerin il bazına indirilmesi onlar için çok önemli. Bu bölgelerde geri dönen çeklerin 2001 yılındaki miktara ulaşması ise altı çizilecek önemli bir ayrıntı. Tabii öncelikle seçim sisteminin değişmesi isteniyor. Hatta seçim sistemindeki çarpıklığı ifade etmek için, "Biz liderleri seçelim, onlar istedikleri gibi milletvekillerini illere göre sıralasınlar. Hem bu kadar masrafa gerek yok!" diyorlar.

Güneydoğu, bizim en geri kalmış bölgemiz. Durum bu olunca başkanlar, siyasi partiler bölgenin sorunlarını gerçekçi çözmek istiyorlarsa kendilerinin de görüşlerinin alınmasını önemsiyorlar. Siyasi partilerin seçim beyannamelerinin kamuoyu ile paylaşıldığı bugünlerde bu tespit de çok önemli. Partilerin, odaların görüşlerini alarak ekonomik programlarını hayata geçirmeleri gerekiyordu...

Başkanların en çok kafasını karıştıran ise, siyaseten işler tam yolunda giderken birden gündemin değişmesi... Bu açıdan demokratikleşme sürecinin bir an evvel tamamlanması şart.

Tabii başkanlar cumhurbaşkanlığı sürecinde siyasete de önemli göndermeler yapmadan geçmiyor. Muhalefet partilerinin oylamaya katılmayarak Parlamento'nun seçemediği cumhurbaşkanlığı için, "... Şayet oda başkanları seçiyor olsaydı ne yapar eder uzlaşma sağlar, 367'yi bulurduk." diyorlar.

Bölgenin en acil çözüm bekleyen üç önemli konusu; işsizlik, teşvik yasası ve sınır ticareti. Güneydoğu'nun can damarı GAP'ın ise bir an evvel bitirilmesi gerekiyor. İvedilikle devletle bölge halkının barıştırılması için projeler üretilmeli. Devletin ısrarla bu bölgede, "omleti yumurtasız pişirin" dayatmasını güttüğünü söylüyor, başkanlar: 'Oysa omlet yumurtasız olmaz ki, buradaki çözüm de Kürt varlığı ile birlikte aranmalı.'

Bölge üzerinde oynanan oyun tamamen dış kaynaklı. Buraya konan teşhis yanlış; teşhis doğru konduğunda çözüm de bulunacak.

Evet gördüğünüz gibi Türkiye bir yandan uluslararası toplantılara ev sahipliği yaparken bir yandan da seçim çalışmalarını yüksek tansiyonda devam ettiriyor. Yüksek tansiyonu yabancılar hiç umursamazken yerliler her zamanki gibi temkinli yaklaşmayı tercih ediyor.

HÜSEYİN SÜMER

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious