Güneydoguluya göre töre cinayetleri normal

  • Giriş : 20.10.2005 / 00:00:00

DIYARBAKIR - Dogu ve Güneydogu'nun kanayan yarasi töre cinayetleri ile igili yapilan bir arastirma bilim adamlarini bile sasirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dicle Üniversitesi Tip Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dali ögretim üyesi Prof. Dr. Aytekin Sir'in baskanliginda 10 kisilik bir ekip töre cinayetleri konusunda bir çalisma yapti. Güneydogu'da 430 kisi üzerinde yapilan 'Namus cinayetleri' konulu ankete katilanlarin yüzde 37'si töre cinayetlerini dogru buldu. Ankete katilanlarin yüzde 78'i erkek, yüzde 22'si ise kadindan olusuyor.

Ankette, 'Bir baskasiyla evlilik disi iliskide bulunan bir kadin söz konusu. Bu kadina ceza verilmeli mi? 'Evet' ise verilmesi gereken ceza nedir? diye soruldu. Soruya cevap verenlerin yüzde 37.4'ü töre cinayetlerini onaylarken; 'intihar etmesini saglarim', 'zehirlerim', 'burnunu ve kulaklarini keserim' gibi cevap verenler de oldu.

'Ne ceza verilmeli' sorusuna da ankete katilanlarin yüzde 37.4'ü öldürülmeli yanitini verirken, yüzde 16'si ise cezalandirilmasini istedi, ancak bunun niteligini belirtmedi. Yüzde 25'i bosanmak gerekir derken, yüzde 21.6'si da kulak kesme, burun kesme ve saç kazima gibi cezalarin verilmesi gerektigini savundu.

'Cezasini kim vermeli' sorusuna ise yüzde 64 oraninda 'kocasi' yaniti çikti. ankete katilanlarin yüzde 41.6'si da ceza konusunda aile büyügüne danisilmasi gerektigini belirtti.

Arastirmayi yapan Prof. Dr. Aytekin Sir, Güneydogu'da töre cinayetlerinin kabul görmesini toplumsal yapiya bagladi. Anketin yalniz Diyarbakir ili merkezli bir çalisma degil, tüm bölgeyi kapsadigina dikkat çeken Prof. Dr. Sir, Kürt, Zaza, Arap ve Alevi köyleri üzerinde çalisma yaptiklarini, olaylari hiçkimsenin hukuki olarak algilamadigini vurguladi.

"Mahkemeye verelim onlar yargilasinlar, karar versinler de cezalandirsinlar' diye bir düsünceleri oldugunu hiç sanmiyorum." diyen Sir, "Bir kere bunu yapmalari için en basta bunun hukuki bir olay olarak görülmesi gerekiyor. Mesela ben bir vak'a anlatayim. Kocasi askerdeyken adamin erkek kardesi yengesini tâciz etmeye basliyor. Bu olay duyulduktan sonra aile meclisi toplaniyor ve bu kadinin öldürülmesine karar veriyor. Düsünün, burada ceza verilmesi gereken adamin erkek kardesidir aslinda. O kadinin bir suçu, günahi var mi? Böyle bir durumda verilen ceza bile kadina kesiliyor, kadina fatura ediliyor. Isin vahset boyutu bu. Ankette sundugumuz birinci vak'ada direkt olarak iliskisi olan kadinlar söz konusu. Böyle bir sey duyulmus ve diyorlar ki bu öldürülecek. Kadinin suçlu olup olmamasinin hiçbir önemi yok. Saldiriya ugramis da olsa namusu lekelenmis bir kere. Zaten koca da 'bunu aile meclisine danisirim' diyor. Buradan çikacak olan karara bu kadinin annesi de, kiz kardesi de olsa mutlaka uyacagini söylüyor." dedi.

Kadinlarin da töre cinayetlerini kabul ettigini savunan Prof. Dr. Sir, anket sonuçlarini degerlendirirken bölgedeki namus ve töre cinayetlerine bakis açisini da ele aldiklarini ifade etti. Töre cinayetlerinin ortadan kalkmasi için belediye, valilik, müftülük gibi kurumlar ile ortak çalismalar yapilmasi gerektigine dikkat çeken Sir, bölgedeki cinayetlere intihar süsü verilmek istendigini kaydediyor.

Prof. Dr. Sir söyle konusuyor: "Sundugumuz ikinci vak'ada ise fuhus isnadi yok ama buradaki kadin biraz sen, sakrak ve rahat bir hanim. Bu kisiye ne yapilmali yâni 'cezalandirilmali mi' diye soruyoruz. Burada 'cezalandirilmali' diyenlerin orani yüzde 33'e düsmüs oldugunun da altini çizmek gerekiyor. 'Problem yasayan bir kadin, sosyal bir kadin ve 14 yasinda amcaoglu ile evlendirilmek istenen bir kiz ile ilgili 423 kisi ile anket yaptik. Cevaplari siniflandirdik. Ankete katilan insanlarin yüzde 87'si, kadinlarin cezalandirilmasi gerektigini savundu. Ankete katilan erkeklerin yüzde 37'si öldürme taraftari olurken, kadinlarin da yüzde 33'ü öldürmeyi onayladi. Çok ciddi bir çeliski ortaya çikti. Yani kadinlar da namus cinayetlerini onayliyor."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious