Güngören patlaması Erinç'i yıldırmadı!

Güngören patlaması Erinç'i yıldırmadı!.15163
  • Giriş : 25.08.2008 / 08:18:00

Hikmet Ali Erinç, Türkiye'yi yasa boğan Güngören patlamasında yaralanan onlarca mağdurdan birisi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


50 yaşında terörün en çirkin yüzüne bizzat tanıklık etti; saldırı gecesi iki gözünü kaybetti. 14 yaşındaki zihinsel özürlü oğlunu gezdirmek için çıktığı yürüyüş, bir anda hayatını kararttı.

İlk patlamada etrafa saçılan şarapnel parçaları bankta yan yana oturduğu oğlunun bacağını parçalamış, Hikmet Ali Erinç'in de gözlerini almıştı. Ancak yaşadığı bunca acıya rağmen Erinç'in ağzından, "Vatan sağ olsun. Yeter ki terör olmasın, benim canım vatanın birliğine feda." sözleri dökülüyor. Erinç, patlama gecesine kadar Güngören'deki bir yufkacıda çalışarak hayatını kazanıyordu. Zihinsel engelli 14 ve 23 yaşlarındaki 2 çocuğuna bakmak için gece gündüz çalışıyor, akşamları da küçük oğlunu eğlendirmek için gezmeye götürüyordu. 27 Temmuz gecesi yine oğluyla dışarıya çıkmıştı ki, gürültüyle kanlar içinde yere yığıldı. Terör mağduru, o an yaşadıklarını şöyle anlatıyor: "Bir anda gözümün önünde şimşekler çaktı. Acıyla kıvranıyordum. Bilincimi kaybetmemiştim ama kısa sürede etrafı göremediğimi anladım. Tek korkum elini tuttuğum oğlum Yılmaz'ın ölmüş olmasıydı."

Hikmet Ali Erinç, çevredekilerin yardımıyla kaldırıldığı hastanede gözlerinin bir daha asla görmeyeceği haberini almış. Yine de hayata sımsıkı sarılmaktan vazgeçmemiş. "Allah'a çok şükür. Sağ gözüme yapılan ameliyatlar sonucunda beş metreden daha yakın nesneleri karaltılı biçimde görebiliyorum. "diyor.

Olay gecesi sorulduğunda gözyaşlarına hakim olamayan Erinç, Allah inancının kendisini ayakta tuttuğunu söylüyor. Duanın her türlü güçlüğü yeneceğini belirten terör mağduru, sözlerini şöyle sürdürüyor: "O gece kanlar içinde hastaneye götürülürken sadece Allah'tan yardım istedim. Allah'a bin şükür bu kadarla kurtulabildim. Eğer inancım olmasaydı olay sonrası çıldırabilirdim. Ama kadere olan inancım beni ayakta tuttu." Terör olaylarının amacına ulaşamayacağına inandığını vurgulayan Erinç, "Terörün en büyük hedefi huzurumuzu, birliğimizi ve bütünlüğümüzü bozmak. Ben yaşadığım acılara rağmen onları sevindirmemek için sabrediyorum. Böyle zor zamanlarda birbirimize sarılıp, destek alırsak hiç kimse bize zarar veremez." şeklinde konuşuyor. Başına gelenlerin hayat sevincini söndürmediğini ifade eden Erinç, sözlerini şöyle sürdürüyor: "Göremesem de hayatın bir ucundan tutacağım. Allah'ın bana emanet ettiği zihinsel özürlü iki oğluma bakmak için ayakta durmak zorundayım."

İki oğlu zihinsel engelli olan Ali Erinç'e şimdi 20 yaşındaki kızı Öznur Erinç bakıyor. Annesi, engelli kardeşleriyle ilgilenirken, o da hastanelerde babası için koşturuyor. "Patmayla birlikte bütün hayatımız tepetaklak oldu." diyen Öznur, üniversiteyi bu yıl bitirdiğini, babası hastaneden çıkar çıkmaz iş arayarak aile bütçesine katkı sağlayacağını ifade ediyor. Ali Erinç ise bir an bile yanından ayrılmayan kızıyla gurur duyduğunu söylüyor.

ZAMAN

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*