Gürcihan çapraz sorguda çözüldü

Gürcihan çapraz sorguda çözüldü.17795
  • Giriş : 21.11.2008 / 20:05:00

Ergenekon sanığı Gürcihan, Danıştay ve Cumhuriyet gazetesine yönelik saldırılarla türban ilişkisini açıkladı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


''Ergenekon'' davasının bugünkü duruşmasında, tutuklu sanıklardan, ''Açık İstihbarat'' adlı internet sitesinin sahibi Halil Behiç Gürcihan'ın çapraz sorgusu yapıldı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, Gürcihan'ın savunmasının tamamlamasının ardından, avukatı Ercan Birol da savunma yaptı.

Birol, müvekkili hakkındaki suçlamalara ayrı ayrı cevap vererek, ''Olmayan bir örgüte üye olmadığımızı ispatlamaya çalışıyoruz, müvekkilim hiçbir terör örgütüne üye değildir'' dedi.

Müvekkilinin suçsuzluğuna inandığını ve ''tutukluluğunun artık infaza dönüştüğünü'' savunan Birol, tüm sorguların tamamlanması beklenmeden Gürcihan'ın tahliyesini istedi.

Çapraz sorgusuna geçilen Gürcihan, Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali Pekgüzel'in, ''MİT ve emniyet gibi devlet kurumları içinde bir görevi olup olmadığı'' sorusuna ''Hayır'' yanıtını verdi.

Pekgüzel, Gürcihan'dan, kendi el yazısıyla hazırladığı ve ''tabipler odası-MİT, İngiltere-SSK, istihbaratçı-hemşire'' gibi eşleştirmeler yapılan yazısıyla ilgili açıklamalarda bulunmasını istedi.

Gürcihan da teknoloji ve güvenlik konularıyla ilgili çalışmalar yaptığını belirterek, bunların, yapacağı bir konuşmayla ilgili olduğunu söyledi.

Pekgüzel'in, sanıklardan Ayşe Asuman Özdemir ile yaptığı elektronik posta görüşmeleri ve Özdemir'in beyanlarına ilişkin de sorular yönelttiği Gürcihan, Özdemir'in çok konuşan ve hata yapmaya çok müsait bir bayan olduğunu söyledi.

Özdemir'in beyanlarının bir kısmının doğru, bir kısmının yanlış olduğunu kaydeden Gürcihan, özellikle Özdemir'in beyanlarında geçen eski Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ve Mehmet Zekeriya Öztürk ile Atabeyler konularının doğru olmadığını savundu.

-''BUNLAR KURTLAR VADİSİ JARGONU''-

Pekgüzel, yine Özdemir'in maillerinde geçen ifadelere göre, Mehmet Zekeriya Öztürk'ün kendisiyle yaptığı bir görüşmede ''Muzaffer Tekin benim elimde artık, Tekin bitti, bundan sonra artık ben varım'' dediğini, kendisinin de ''O kadar uzun boylu değil, Muzaffer Tekin'i sana yedirtmezler'' diye yanıt verdiğini anımsatması üzerine Gürcihan, ''Bunlar Kurtlar Vadisi jargonu. Ben bu milleti Kurtlar Vadisi jargonuna karşı 5 yıldır uyarıyorum. Bunlar mizansen'' dedi.

Gürcihan, savcı Pekgüzel'in, ''Özdemir'den Yaşar Büyükanıt ile ilgili yazılar yazmasını isteyip istemediğini, kendisine bilgi ve belge verebileceği konusunda bir beyanı olup olmadığını ve babasının erken emekliliğinin yazdığı yazılarla bir ilgisi olup olmadığını'' sorması üzerine de Özdemir'den Büyükanıt ile ilgili yazı yazmasını istemediğini ve Büyükanıt ile ilgili kendisinin zaten eleştiri yazıları yazdığını anlattı.

Babasının erken emekli edilip edilmediğinin ayrı bir konu olduğunu ve soruşturma ile alakası bulunmadığını da kaydeden Gürcihan, ''Ancak bu konudaki iddia da bir mizansendir. Zira babamın emekli edildiği dönem Hilmi Özkök dönemidir'' dedi.

Herhangi bir kod ismi kullanıp kullanmadığı sorulan Gürcihan, bir süre Star Gazetesi'nde ''Kıvanç Değirmenli'' mahlasını kullandığını, bunun dışında bir kod ismi bulunmadığını ifade etti.

Savcı Pekgüzel'in, davanın bazı sanıklarıyla ilgili ilişkilerine yönelik sorularını da yanıtlayan Gürcihan, ''Benim ilişkiler ağımı örgüt bağlantısı olarak nitelendirirken hukuki kriterlerin kullanılmasını istiyorum. Aksi takdirde herkesin birtakım ilişkileri ileride örgüt bağlantısı olarak düşünülebilir'' dedi.

-ÜMİT SAYIN'I UYARDIM''-

Gürcihan, tutuklu sanık Ümit Sayın'ın hakkındaki ifadeleri hatırlatılarak bu konudaki diyeceğinin sorulması üzerine de şunları anlattı:

''Bazı şeyler vardır ki nereden düzelteceğinizi bilemezsiniz. Bu da öyle bir şey. Telefon görüşmelerinde kendisini MİT ile asker ile irtibatlı olarak göstermeye çalışan kişi ben değilim, Ümit Sayın'dır. Bu konuda birçok defa kendisine uyarılarda bulundum, bunun doğru olmadığını ifade etmiştim.''

-''SAYIN, GİZLİ ÖRGÜTTEN BAHSETTİ Mİ?''-

Savcı Pekgüzel'in, ''Ümit Sayın'ın, akademisyenlerin de aralarında bulunacağı, kurulacak bir gizli örgütten bahsedip bahsetmediğini'' sorması üzerine de Gürcihan, Sayın'ın bu tarz şeylerden sürekli bahsettiğini, ancak bunu ciddiye almadığını savundu.

Gürcihan, ''Soru sorarken Sayın'ın kariyer sahibi biri olduğundan bahsettiniz. Ben de kariyerli biriyim, ağaçtan düşmedim. Bunları söylemek istemiyorum, ancak Sayın'ın koğuş arkadaşlarından, nasıl bir ruh hali içinde olduğunu sorun lütfen. Sayın'ın beyanları iftira ve hezeyanlarla doludur'' dedi.

-ELEKTRONİK POSTALAR-

Pekgüzel'in, kendisine gelen maillerle ilgili sorusu üzerine de Gürcihan, birçok elektronik posta zincirine üye olduğunu belirterek, günde 300'e yakın elektronik posta aldığını kaydetti.

Gürcihan, Pekgüzel'in, kendisine gelen bir elektronik postada, ''Mossad'ın Ankara'daki yeri nerede, küçük bir eylem yapalım'' gibi beyanların bulunduğunu hatırlatması üzerine, bu mailin Ozan Bayram Çallı'dan geldiğini, tek taraflı bir iletişim olduğunu ve yanıt bile vermediğini anlattı.

Gürcihan, bu elektronik posta görüşmeleri sırasında iddianameye yansıyan bazı şeylerin ise yakın arkadaşları ile yaptığı esprili görüşmeler olduğunu söyledi.

-SAVCI TAŞKIN'DAN SORULAR-

Cumhuriyet Savcısı Nihat Taşkın da iddianamede örgütün, iktidar partisini parçalamaya yönelik çalışmaları olduğundan bahsedildiğini anımsatarak, Gürcihan'a, evindeki aramada onlarca milletvekili hakkında özel bilgilerin bulunduğu kayıtlara rastlandığını söyledi.

Taşkın, savunması sırasında bu konuya değindiğini anımsattığı Gürcihan'dan aynı konuda daha fazla açıklama istedi.

Gürcihan, bu bilgilerin ele geçirildiği diz üstü bilgisayarı, SESAR'dan alacağına mahsuben edindiğini, bilgisayarın içindekilerden haberdar olmadığını öne sürdü.

-''ŞİRKETTEN, MİLLETVEKİLLERİ FİŞLENDİĞİ İÇİN Mİ AYRILDIN?''-

Bu şirketteki çalışmaların tümünden haberdar olmasının mümkün olmadığını dile getiren Gürcihan, önceden çalıştığı bu şirketten, yayın çizgisindeki değişiklik ve maaşını alamayışı nedeniyle ayrıldığını anlattı.

Savcı Taşkın'ın ''Şirketten ayrılış sebebiniz mesela milletvekillerinin fişlenmesinden rahatsız olmanız olabilir mi?'' sorusu üzerine Gürcihan, ''Hayır, şirkette çalıştığım süre içinde yasa dışı bir faaliyete rastlamadım'' dedi.

Taşkın, Gürcihan'a, kendisinden ele geçirilen ve el yazısıyla tuttuğu notlarda ''Kürşat Yılmaz kabul etseydi Hrant Dink cinayetini ona işleteceklerdi. Veli Küçük'ün bir postası varmış, kanasçı, adamları vurdurtacaklarmış, son anda bizden olduğu anlaşılmış'' gibi yazıların yer aldığını anımsattı.

Bu sırada Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün, bu soruların deliller değerlendirilirken sorulacağını hatırlatarak, Taşkın'dan sorguya yönelik soru sormasını istedi.

Soruya yanıt vermek istediğini belirten Gürcihan ''Bunlar kaynaklarımla yaptığım görüşmelerdir. Duyum seviyesindedirler. Bunun için haber yapılmamış, bu yüzden bir yerde kullanılmamıştır. Danıştay ve Cumhuriyet Gazetesi ile ilgili beyanlarım da benim izlenimlerimdir. Bu tür dedikodular, duyumlar şu anda burada görev yapmakta olan muhabirlerin de notlarında vardır'' dedi.

Taşkın, bunun üzerine, ''Biz savcı olarak bu tür notları bulunmaz bir fırsat olarak görüyor ve sizlere soruyoruz'' dedi.

Gürcihan da ''Bunun için de senede bir gözaltına alıyorsunuz. Tutuklamadan sorsaydınız anlatırdım'' şeklinde konuştu.

-SANIK ÖZTÜRK: ''SANIKLAR GLADYO'YA ÜYE Mİ?''-

Tutuklu sanıklardan Bekir Öztürk de Gürcihan'a, Gladyo denilen bir örgütten bahsettiğini anımsatarak, davanın sanıklarının bu örgüte üye olup olmadıklarını sordu. Bunun üzerine Gürcihan, yanlış bir zihniyet üzerinden gidildiği için Gladyo'nun bulunamadığını, davanın sanıklarının ise bir muhalefet kakofonisi olarak mahkemenin karşısına getirildiğini söyledi.

Tutuklu sanıklardan Mehmet Zekeriya Öztürk, Gürcihan'ın babasının Genelkurmay'da üst düzey görevli olduğundan bahsettiğini anımsatarak, bunun ne demek olduğunu ve hayatını nasıl etkilediğini sordu. Gürcihan da ''Ben Sarıkamış'ta askerlik yaptım, babamın durumumu nasıl etkilediği buradan da anlaşılabilir. Kendisi de askerdir, Malatya'nın doğusunda kaç paşa çocuğunun askerlik yaptığını öğrenebilir'' diye konuştu.

Başkan Şengün'ün, manyetik silahlarla ilgili yaptığı görüşmenin ardından hazırladığı raporu nereye sunduğunu sorduğu Gürcihan, bu raporu Genelkurmay Başkanlığı İstihbarat Şubesi'ne ilettiğini söyledi.

Mehmet Zekeriya Öztürk'ün avukatı Yaşar Ağsu da Gürcihan'ın dünkü ifadesi sırasında ''milis'' başlıklı yazısının Ergenekon terör örgütü ile ilgili bir yazı değil, Ergenekon karşıtı bir yazı olduğunu söylediğini hatırlattı.

Ağsu, Gürcihan'a, Ergenekon terör örgütünün varlığı konusunda bir bilgisi olup olmadığını ve bu sözleriyle neyi kastettiğini sordu. Gürcihan da ''Benim bilgim dahilinde Ergenekon diye bir terör örgütü var demedim. Ben iddianamede anlatılan örgütün hiyerarşisini, zihniyetini, eylemlerine ait olmadığımı anlatmaya çalışmıştım. O yazıda da bu yöndeki bir zihniyete karşı olduğumu ifade etmiştim'' dedi.

Bu arada, Ağsu'nun, Gürcihan'a sorduğu bir soru sırasında ismini hatırlayamadığı, öldürülen gazeteci Hrant Dink'ten ''öldürülen Ermeni'' diye bahsetmesi dikkati çekti.

Kemal Kerinçsiz'in avukatı Necip Yenişen'in elektromanyetik silahlarla ilgili sorusu üzerine de Gürcihan, bu tür silahların bilgisayar sistemlerini çökertmek ya da bomba patlatmaktan tutun da bazı iddialara göre deprem yapmak için bile kullanılabildiğini söyledi.

Mahkeme Heyeti üyelerinden Hasan Hüseyin Özese'nin de elinde Gladyo'ya ait somut bir bilgi olup olmadığını sorduğu Gürcihan, Gladyo konusunda bazı bilgileri, duyumları olduğunu, ancak elinde resmi herhangi bir şey bulunmadığını anlattı.

Bu arada, davanın tutuksuz sanıklarından Ali Yasak ile Fuat Turgut da biraz gecikmeli olarak duruşmaya katıldı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*