Gürcihan: Danıştay galadyonun işi

Gürcihan: Danıştay galadyonun işi.13856
  • Giriş : 20.11.2008 / 17:16:00
  • Güncelleme : 20.11.2008 / 17:24:50

Ergenekon'un tutuklu sanıklarından ''Behiç Gürcihan, ''Danıştay ve Cumhuriyet Gazetesi saldırılarının türban nedeniyle yapıldığına asla inanmadım. Bu cinayetleri gladyo ile özdeşleştirdim'' dedi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


''Ergenekon'' davasının tutuklu sanıklarından ''Açık İstihbarat'' adlı internet sitesinin sahibi Behiç Gürcihan, ''Gladyo zihniyeti''ne karşı duran biri olduğunu belirterek, ''Danıştay ve Cumhuriyet Gazetesi saldırılarının türban nedeniyle yapıldığına asla inanmadım. Bu cinayetleri gladyo ile özdeşleştirdim'' dedi.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada savunmasını yapan Gürcihan, yaklaşık 5 aydır tutuklu olduğunu hatırlatarak, ''Ergenekon'' soruşturması sürecinin, gözaltına alındığı andan itibaren iddianame metnine kadar baştan aşağı hukuk ve insan hakları ihlalleri ile dolu olduğunu savundu. Gürcihan, ''Gladyo zihniyeti''nin akıl, vicdan ve hukuktan yoksun olduğunu söyledi.

Hakkındaki suçlamaların ''tamamen mesnetsiz ve asılsız olduğunu'' ileri süren Gürcihan, Cumhuriyet Savcısı'nın iddianameyi akli, vicdani ve hukuki delil tanımından uzak olgulara dayandırarak hazırladığını iddia etti.

Savunmasında ''Ergenekon'' yerine ''Gladyo'' sözcüğünü kullanacağını belirten Gürcihan, 1940'lardan beri var olan ''Gladyo zihniyeti''nin Türkiye'de de bulunduğunu söyledi.

Gürcihan, savunmasını şöyle sürdürdü:

''Gladyo zihniyetine karşı durmuş bir kişiyim. Yıllardır aleyhine yazılar yazdım. Bu zihniyetin temel özelliği, kendi fikrindeki kişileri temsil etmesidir. Bununla ilgili kitap çıkardım. Yazılarımla mücadele ediyorum. Danıştay ve Cumhuriyet Gazetesi saldırılarının türban nedeniyle yapıldığına asla inanmadım. Türban perdeleme olarak kullanıldı. Bu cinayetleri gladyo ile özdeşleştirdim. 'Gladyoya mektuplar' başlıklı yazılarım incelendiğinde de bu saldırıları bu örgütle ilişkilendirdiğim ve bu yapılanmaya karşı açıkça tavır aldığım görülecektir.''

-''ŞİDDET ADINA TEK SATIR KALEM OYNATMADIM''-

Gürcihan, iddianameyi hazırlayan savcıların bu süreçte iktidarın ''i''sine bile dokunmadıklarını, iktidar olarak adlandırdığı NATO, tarikatlar ve yabancı istihbarat servislerine yer vermediklerini ifade etti.

Örgüt üyesi suçlamasını hak edecek ne yaptığını anlayabilmek için yasa, yorum ve içtihat okuduğunu anlatan Gürcihan, hayatı boyunca şiddet adına tek bir satır kalem oynatmamış bir vatandaş olduğunu söyledi.

Bugüne kadar söz konusu örgüte karşı bizzat tavır aldığını ifade eden Gürcihan, ''Aklanmak için birinci dayanağım hukukun teknik labirentleri değil, sizlerin aklı ve vicdanıdır'' dedi.

İddianameye konu olan örgütle ideolojik yakınlığı olmadığını vurgulayan Gürcihan, kaleme aldığı rapor ve yazılar incelendiğinde ''Cumhuriyet'in 100. yılına yönelik projeler üretmeyi hedefleyen ve devleti ele geçirmeyi değil onu daha işlevsel, çağdaş ve bağımsız kılacak vizyonları ortaya koyan bir anlayışın'' görüleceğini vurguladı.

Gürcihan, kendisinin örgütün bünyesinde medya ve strateji bölümüne üye olarak gösterildiğini, ancak iddianamede böyle bir birimden söz edilmediğini kaydetti.

-DİĞER SANIKLARLA İLİŞKİSİ-

Tutuksuz sanıklardan Ayşe Aslan Özdemir'in beyanlarını da kabul etmeyen Gürcihan, tutuklu sanıklardan Mehmet Zekeriya Öztürk'le kısa süren bir arkadaşlık ilişkisi olduğunu, örgütsel anlamda bir bağlarının bulunmadığını belirtti.

Aralarında çıkan bir anlaşmazlık nedeniyle Öztürk'le yollarını ayırdığını ifade eden Gürcihan, ''Zekeriya Öztürk ile iletişimimin olduğu dönemde ne Ergün Poyraz, ne İsmail Yıldız, ne de Hayrullah Mahmut Özgür ile aralarındaki irtibatı sağlayan bir iletişimim oldu'' diye konuştu.

Oktay Yıldırım'ın kendi internet sitesinde yer verdiği yazılarında da hiçbir suç unsuru olmadığını belirten Gürcihan, örgütsel ve hiyerarşik bir ilişki içerisinde olması gereken şahıslarla itilaf içinde olduğunu ve kamuoyunda bu kişilere karşı açıkça tavır gösterdiğini belirtti.

Kendisinde bulunan USB diskte silinmiş olan bomba şemasının ABD'de gördüğü bilgisayar kriminoloji eğitiminin ardından firma tarafından bazı dosyalarla birlikte hediye edildiğini savunan Gürcihan, silinen bu bomba şemasının bu eğitim sırasında kullanılan dosyalardan biri olduğunu, bunun antiterör eğitimi aldığının bir göstergesi olduğunu dile getirdi.

-SAVCILARA ELEŞTİRİ-

Duruşma salonundaki Cumhuriyet Savcıları'na soru yöneltmek istediğini belirten Gürcihan, Mahkeme Heyeti Başkanı Köksal Şengün'ün buna izin vermemesi nedeniyle sorularını okumakla yetindi.

Kaleme aldığı ''Sanatta Toplumsal Mutabakat'' metni adlı belgeyi gözaltına alındığında Cumhuriyet Savcısı'nın kendisine sorduğunu belirten Gürcihan, savcının ''Aslında ben de bunun altına imza atarım'' dediğini öne sürdü.

Gürcihan, Atatürk ile ilgili yazdığı kompozisyonla belediyeye giren ve türbanlı olduğu için ödülünü almak için kürsüye çıkarılmayan Tevhide Kütük'e internet sitesinde yer vermek amacıyla aranıp bulunması için telefon görüşmeleri yaptığını dile getirdi.

Bu konuda yakın çevresiyle ters düşme pahasına türbandan yana tavır koyduğunu ifade eden Gürcihan, savcının kendisine bu olayı sorarken bu kızın soyadını Küçük olarak ifade edip, Veli Küçük ile bağlantı kurmaya çalıştığını öne sürdü.

Gürcihan, savcının tutuklu sanıklardan Ümit Sayın'ın iftira dolu ifadesini değerlendirerek kendisini tutuklattığını savundu.

Behiç Gürcihan, savcılara yönelik olarak ''Benim gibi günahkarlar bile sizin gibi dindarların üzerinden aziz olacaktır'' diye konuştu.

Savunmasında hakkındaki iddiaları tek tek yanıtlayan Gürcihan, suçlamaya konu olan belgelerin Cumhuriyet'i yıkmayı değil, pekiştirmeyi hedeflediğini, cebir ve şiddeti değil, insanlara bu yollardan uzak durmayı telkin eden çalışmalar olduğunu söyledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*