Gürültü yoruyor

Gürültü yoruyor.14100
  • Giriş : 05.10.2006 / 00:00:00

Gürültü, fazla enerji harcanmasına ve çabuk yorulmaya neden oluyor

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Opr. Dr. Osman Naci Çelik, gürültünün zaman zaman kızgınlık, sinirlilik, stres yarattığını, iş gücünün ve verimin azalmasıyla çeşitli kazalara neden olabildiğini kaydetti. Dr. Çelik; "İşitme duyarlığını geçici, ya da iç kulak organlarına zarar verip, kalıcı ve giderilemez bir biçimde azaltabilir. Göz bebeklerine, tiroid hormonu üretimine, kalp atışlarına, adrenalin ve kortikortrofin üretimine, mide ve karın hareketlerine, kasların tepkisine, kan damarlarının büzülmesine kalıcı ve giderilemez zararlar verebilir. Kadınlarda doğum güçlüklerine, sakat ve ölü doğumlara neden olabilir. Gürültünün insan üzerindeki zararları önemli ve geniş bir konudur. Bu konuda yayınlanmış ve sürdürülmekte olan pek çok araştırma vardır. Gürültünün zararları yukarıdaki kısa özetle sınırlı değildir." dedi.

Değişik ülkelerde yürürlükte olan yönetmeliklere göre gürültü sınırının farklılıklar gösterdiğine dikkat çeken Dr. Çelik, genelde günde 8 saatlik bir süre için, bu sınırın 85-90 dB(A) olduğuru söyledi. Gürültüyü oluşturan frekansların belli özel durumları, örneğin ses enerjisinin, bir ya da bir kaç frekansta toplanmış olması, zararlılığı artırdığını anlatan Dr. Çelik; şöyle devam etti: "Gürültünün zararı günlük doz ile orantılıdır. Doz, gürültü düzeyi ile sürenin çarpımı gibi düşünülebilir. Uluslararası Standartlar Örgütü (ISO) sekiz saat süreyle 90 dB(A) düzeyinde bir gürültüyü, günlük maksimum doz olarak belirlemiştir. Gürültünün insan organizmasına verdiği zarar bakımından ise bir alışma kesinlikle söz konusu değildir. Gürültünün neden olduğu zarar, birikebilir (kümülatif) türdendir. Farkedilir duruma gelmesi yıllar alabilir.Bu süre içinde oluşmuş olan zarar ise artık giderilemez. Zararın hemen ortaya çıkmayışı aldatıcı olmakta ve gerekli önlemlerin alınmasını güçleştirmektedir. Gürültüye karşı duyarlılık insandan insana değişir. Gürültüye daha az duyarlı olan kişilerin, alışmış olduklarından ötürü gürültüden daha az zarar görecekleri sanılmamalıdır. Büsbütün sessiz bir ortam düşünülemez. Yerleşim bölgelerinde, kırlarda, dağlarda, her yerde belli düzeyde bir gürültü her zaman vardır. En sessiz sanılan yerlerdeki gürültü düzeyinin 15-20 dB olduğu söylenebilir. Gürültü ile savaşım zor ve pahalıdır. Bu nedenle de bu savaşım, işin uzmanlarınca, belli bir plana göre ve gerekli ölçme ve hesaplar yapılarak yürütülmelidir. Plan, madde madde şöylece özetlenebilir: Gereksiz gürültü kaynaklarını yok etmek, varolması zorunlu gürültü kaynaklarının en sessizlerini seçmek ve bu kaynakların gürültüsünü azaltmak, gürültüyü kaynağında hapsetmek, yayılmasını önlemek, yayılmış gürültünün yeterince azalarak girebileceği bölümler oluşturmak ve kulaklara özel tıkaçlar tıkamak."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious