'Güveneceğimiz kurum yok'

  • Giriş : 09.09.2006 / 00:00:00

Genel Başkanı Deniz Baykal, cumhuriyet ve rejime yönelik tehlikelere karşı güvenecekleri kurumun olmadığını söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Baykal, kurumların cumhuriyeti korumak için son dönemde sözde yapılan yörünge düzlemelerinin güvenilir olmadığını kaydetti.

Baykal, CHP'nin kuruluşunun 83. yıldönümü dolayısıyla parti genel merkezinde düzenlenen programda konuştu. Baykal, Cumhuriyet Halk Partisi'nin kuruluş tarihinde tereddüt olduğuna işaret ederek, tescil tarihi esas alınacak olursa 83. yılını kutluyor olacaklarını, eğer devleti kuran parti olarak ortaya çıkışını esas alınması durumunda çok daha eskilere gitmek gerektiğini belirtti. Baykal, Mustafa Kemal'ın CHP'nin kuruluş yıldönümü olarak Sivas Kongresi'nin toplandığı 4 Eylül 1919'un esas alınması gerektiğini söylediğini belirtti.

Baykal, CHP'nın devlet kuran bir parti olduğunu ve kurduğu devlete daha sonra kendisini tescil ettiren dünyada ilk parti olduğunu hatırlattı. Devletin kurulmasının bütün aşamalarında belirleyici olduğunu ve milli mücadelenin omurgasının CHP olduğunu kaydeden Baykal, "CHP'nin ortaya çıkışı bizim ilk sivil çağdaş siyaset projemizidir" dedi.

Cumhuriyet öncesi dönemde kurulan İttihat ve Terakki partisinin sivil olmadığını vurgulayan Baykal, Cumhuriyet öncesindeki partilerin örgütlenmiş küçük grupların silahlı kuvvetlerle bağlantıları olduğunu belirtti. Baykal, bu partilerin kritik dönemlerde gerektiğinde suikastlar yaparak, gerekirse silah kullanarak, hükümet basarak, hariciye nezaretini basan ve sadrazamın şakağına silah dayayıp istifasını isteyen siyasi örgütlerinde bulunduğunu hatırlattı. Baykal, CHP'nın kurulmasından sonra siyasi mücadelenin silah dışında olacağını ortaya çıkmasına inanan insanların ortaya çıktığını kaydetti.

Milli mücadelede omurga kurumun CHP olduğunu tekrarlayan Baykal, "CHP devleti kuran parti olmuştur. Bunun ilk aşaması Anadolu'nun işgalden kurtulmadır. Bunun dışında devlet kurmanın siyaset aşamaları büyük ileri görüşle yerine getirilmiştir" diye konuştu.

İMAM ÖLDÜRME OLAYI İLE AÇIKLAMA YAPILMADI

Türkiye'nin çok ciddi cumhuriyet sorunları ve gerilimleri ile karşı karşıya kaldığını ifade eden Baykal, bunlardan birisin İstanbul'da bir imamın öldürülmesi olayı olduğunu kaydetti. Bir kaç gündür basında yer alan olayda, cemaatin oluşturduğu bir kurtarılmış bölgenin, kendine özgü yargı sistemi, kendine özgü infaz sistemi, kendine göre bir hukuk sistemi, kendine özgü egemenlik alanının görmezlikten gelinemeyeceğine işaret eden Baykal, "Cumhuriyetten bunca yıl sonra, İstanbul gibi bir meterepolde, dünyanın gözü önünde, böyle kurtarılmış bir bölgenin hala var olduğunu büyük bir acıyla görüyoruz. Üzüntü verici bir olaydır. Bundan daha üzüntü verici olay, bu olay şekillenirken ve bu olaylar olduktan sonra bir yetkili, sorumlu, görevli bir tek kişinin çıkıp olay karşısında, insanlığın ruhuna umut ve güven verecek bir tek cümleyi söyleyememiş olmamıştır. Bu manzara karşısında Türkiye yöneticileri ne düşünüyor. Ne yapmayı düşünüyorlar, tam acziyet, tam bir teslimiyet."dedi.

Türkiye'nin bu noktaya bir günde gelmediğini ifade eden Baykal, bunun arkasında yıllardır sürdürülen anlayışlar, uygulamalar, kadrolaşmalar, destekler ve onların birikimin yattığını öne sürdü. Baykal, toplumun değişik kesimlerinde benzer oluşumların sürmekte olduğunu herkesin bildiğini kaydetti.

Baykal, cumhuriyetin değerlerine ve birikimine karşı bir rövanş özlemenin olduğunu iddia ederek, "Toplumun değişik kesimlerinde, on yıllardan beri geliştirmekte olduğunu görüyoruz." diye konuştu. Baykal, cumhuriyete sahip çıkma bilincini ayakta tutmaya ihtiyacın var olduğunu kaydetti.

"CUMHURİYET DEMOKRASİYLE ÇELİŞMEZ"

Cumhuriyet ve demokrasi arasındaki ilişkiyi bir kez daha ortaya koymaya ihtiyaç olduğuna dikkat çeken Baykal, Türkiye'nin cumhuriyet deneyimini işletebilir, yaşatabilir sağlıklı bir demokrasiye alt yapı oluşturduğunu belirtti. Baykal, "Türkiye, cumhuriyet deneyiminden geçmemiş olsaydı kesinlikle sağlıklı bir demokrasiyi işletme şansını olmayacağını " kaydetti. Baykal, cumhuriyet deneyimi olmayan Müslüman dünyasında demokrasinin de olmadığını belirtti.

Baykal, demokrasiyi cumhuriyetin doğurduğuna vurgulayarak, "Cumhuriyet çıktığı andan itibaren sürekli demokrasi arayışı içinde oldu. Hatırlayın Serbest Fırkayı, hatırlayın Terakkiperver Fırkayı... İki doğum yaptı ikiside düşük doğumdur. Çok partili cumhuriyet anlayışı çıkış temelinde var"diye konuştu.

Baykal, bugün için önemli olduğunu İsmet İnönü'nün 1950 seçimleri öncesinde Celal Bayar'ı laiklik konusunda uyarmasını hatırlattı. Baykal, CHP'nin cumhuriyetin kökleşip yerleşmesinin iktidar değişiklikleri ile mümkün olduğuna inandığını kaydetti. Baykal, demokrasinin cumhuriyetin çocuğu olduğunu ve gelinen noktada demokrasi adına cumhuriyetin çevrilmek, tüketilmek ve tahrip edilmek istendiğini öne sürerek, "Demokrasi ile cumhuriyet arasında bir çelişki yoktur, kavramsal olarak yoktur, felsefi olarak yoktur, siyasal olarak yoktur. Ama demokrasi ile cumhuriyet arasında bir çelişki varmış gibi kabul ederek, cumhuriyeti demokrasi adına geriletme, azaltma, etkisizleştirme girişimleri bilinmelidir ki, cumhuriyetten daha çok bizzat demokrasinin kendisine zarar verir. Cumhuriyet temeli ortadan kalktıktan sonra demokrasiyi işletme olanağı kalmaz. Boş bir kalıba dönüşür.dedi.

Cumhuriyetin tehlikeye gidişinin bir anda olmasının mümkün olmadığını vurgulayan Baykal, bunun bir süreç olarak algılanıyor, bireysel insanın cemaatleşen grubun içine girmeye zorlandığını görürülürse bu durumun anlaşılacağını belirtti. Baykal, Türkiye'de ekonomik alt yapı, brujuvalaşma,yozlaşma, soysuzlaşmanın en ileri seviyde ortaya çıktığını, bunların demokrasinin hastalıkları olduğunnu kaydetti.

CUMHURİYETİ KURUMLARIN KORUMASINI BEKLEMEYİN

Baykal, bugüne kadar cumhuriyete yönelik tehditler ve tehlikeler karşısında tavır sergilemesi beklenen kurumların olduğunu belirterek, şöyle konuştu: " Cumhuriyete yönelik tehdit ve tehlikeleri karşı üzerine yapacakları var sayılıyordu. Yaşadığımız deneyler bize şunu göstermiştir ki; kurumsal müdahalelerle cumhuriyete yönelik tehditleri bertaraf etmek mümkün değildir. Bir süre mümkünmüş gibi görünür. Bir süre zaman kazanılmış gibi görülür ama, sonra çok daha sakıncalı çok daha tehlikeli biçimde yeni birikimler ortaya çıkar. Siyasi tarihimizin son dönemde ortaya çıkan kurumsal müdahalelerle sağlanan sözde yörünge düzenlemelerinin güvenilir olmadığına dikkatınız çekmek istiyorum. Öyle müdahelelerin Türkiye getirdiği çok ciddi sıkıntı, dert ve sorun vardır, zaman kaybı vardı. Türkiye bu defa on yılları demoktik rejime getirilen zaafiyetleri düzelteme için harcamak zorunda kalmaktadır. Bundan sonra Türkiye'de cumhuriyette ve rejime, Türkiye'nin tarihsel rotasına yönelik tehditler ve tehlikeler karşısında güveneceğiniz kurum yoktur. Hepiniz bunu içinize sindirmeniz lazımdır. Geldiğimiz noktada cumhuriyete yönelik tehditlerle ilgili hiç bir kurumdan medet ummuyoruz. Sorumluk hepimizindir, sorumluluk toplumundur, sorumluluk bütün Türkiye'nindir."

Bu tehlike karşısında 70 milyon olarak herkesin sorumluluk bilincinde olduklarını ifade eden Baykal, bunu da seçim sandığında ortaya konacağını kaydetti. Baykal, gelinen noktada cumhuriyetin gençlere, kadınlara, erkeklere, çiftlere, esnafa, sanatçılara, öğrencilere ve öğretim üyelerine emanet edildiği anlayışı ile değerlendirilmesini istedi.

Baykal, içinde geçinilen dönemin olağan olduğunu ifade eden çevrelerin olduğuna işaret eden Baykal, bu anlayışa karşı çok dikkat olunmasını istedi. Baykal, bu çevrelerin amacının durumu olağan göstermek olduğuna işaret ederek, "Bir sıkıntı yok, sancı yok her şey olması gerektiği gibi devam ediyor" anlayışını ortaya koymaktan cumhuriyetten rövanş almak isteyenlerin menfaati olduğunu ve bunu bilinçli olarak yaptıklarını iddia etti.

"Asıl acı olanı böyle bir dönüşümü hiç istemez gözüküp de bu doğrultuda ortaya çıkan tehditleri yok saymamızı sağlamak için her türlü çabayı gösterlerin varlığıdır" diyen Baykal, bu gruba girenleri "Aymazlar" olarak niteledi. Baykal, bu aymazları bütün siyasi yelpazenin her kesiminde görme imkanı olduğunu kaydetti.

Kuruluş yıldönümü dolasıyla tiyatro sanatçısı Yıldız Kenter ve eski Kültür Bakanı Talat Halman "Tarihte Türk Sanatı" konulu sunuş yaptılar. Ayrıca sanatçı Erol Evgin tarafından da bir konser verilecek.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious