Ha internet, ha alkol ha kokain!

  • Giriş : 20.10.2008 / 14:49:00

Her şeyi olduğu gibi interneti de rasyonel kullanmak büyük önem taşıyor. Gittikçe yaygınlaşan internet, alkol ve kokain kadar zararlı. İşte o zararlar:

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Her şeyi olduğu gibi interneti de rasyonel kullanmak büyük önem taşıyor. Kimimizin işinde ya da hobi olarak değerlendirdiği internet kimilerinde ise alkol gibi bağımlılık yapabiliyor. Konuyla ilgili merak edilen soruları, 2000 yılından beri 'Bağımlılık Dergisi' genel yayın yönetmen yardımcılığı görevini sürdüren ve bugünlerde bağımlılık konusunda birikimlerini aktardığı kapsamlı bir eğitim ve bilgilendirme amaçlı kitap çalışması gerçekleştiren Psikiyari Uzmanı Doç. Dr. Ömer Ayhan Kalyoncu'ya sorduk.

İnternetin neden olduğu belli başlı rahatsızlıklar nelerdir?
Alkol veya madde bağımlılığının en büyük sonucu içerdiği tıbbi rahatsızlıklardır; mesela alkolizm yüzünden karaciğerin sirozu gibi veya kokain kullanımı yüzünden felç oluşmasının artırılan riski gibi.
Yine de, Internet bağımlılığı sonucu fiziksel risk faktörleri olarak alkol ve madde bağımlılığı ile kıyaslandığında göreceli olarak minimal, lakin göze çarpacak boyuttadır. İnternet bağımlılığını tanımlarken tek kriter ekran başında geçirilen zaman olmasa da, genellikle bağımlı kullanıcılar tek oturumu yirmi saate kadar çıkabilecek şekilde ortalama haftada kırk ile seksen saate arasında internet kullanabilirler. Böyle aşırı kullanımı sürdürürken gece geç saatte internete bağlanmalarından dolayı uyku düzenleri bozulur. Hasta ertesi gün okula, işe gitmek için sabah altıda kalkacak olmasına rağmen normal uyku saatini geçirip gece iki, üç, dört gibi saatlere kadar uyanık kalır. Bazı kullanıcılar daha fazla uyanık kalabilmek için aşırı kahve içimi ve hatta kafein hapları kullanırlar. Bu denli uyku bozulmaları aşırı yorgunluklara sebep olur ve bu da akademik ve mesleki çalışmaları zayıflatabilir, bağışıklık sistemini çökertebilir ve kişinin hastalıklara daha dayanıksız olmasına sebep olabilir.

Buna ek olarak, hareketsiz olarak uzamış bilgisayar kullanımının egzersiz yapmayı azalttığında dolayı el bileklerinde oluşan karpal tünel sendromuna, sırt ağrısına ve ya göz ağrısına sebep olabilir. Ayrıca aşırı internet kullanımının sonucunda ailesel sorunlar, akademik ve mesleki bozulmalar ortaya çıkabilir.

İnternette çok fazla vakit geçiren kişilerde ne gibi ortak davranış bozuklukları görülüyor? Bunlardan nasıl korunulabilir?
Internet bağımlılığının sebep olmuş olduğu problemlerin üstü, günümüzdeki internet kullanımının popülaritesi ve ileri düzeydeki faydaları sebebiyle kapatılmaktadır. İnternet kullanıcılarına uygulanan anketlerde katılanların yüzde 53'ünde ciddi ilişki, akademik ve mesleki problemlerinin olduğu saptanmıştır.

Aileler, daha çok nelere dikkat etmeliler? Hangi yaşlar daha riskli? Neden?
İnternet bağımlılığı her yaş grubu için risk teşkil etmektedir. Ancak özellikle gelişme dönemindeki çocukların aşırı internet kullanımı sosyal ilişkilerde yetersizliğe sebep olabileceği gibi gereksiz bir hayal dünyasına hapis olmaları nedeniyle yaşam performanslarını düşürebilir.

Geçtiğimiz günlerde bir adamın, vaktinin çoğunu bilgisayar başında geçirmesi üzerine eşinin boşanma davası açtığı şeklinde bir haber vardı. Adam, kendisiyle röportaj yapan muhabire bile dönüp bakmıyordu. Bu nasıl bir şey?
Evliliklerin, flörtlerin, ebeveyn-çocuk ilişkilerinin ve yakın arkadaşlıkların, "Net manyaklıkları" yüzünden ciddi sekteye uğradığını görüyoruz. belirtilmiştir. Bu kişiler zamanla hayatlarındaki insanlarla daha az zaman harcayıp bilgisayar önünde daha fazla yalnız zaman harcamaktadırlar.

İnternet kullanımının en çok evlilikleri etkilediği görülmektedir. Bunun sebebi olarak ise internet kullanıcısının evde sorumlulukların ve yükümlülüklerin aksatılmasının yanında, bu reddedilen sorumlulukları üstüne alan eşin, kendini “sanal dul” olarak hissetmesi gelir.

Bağımlı kullanıcılar genellikle gönülsüzce yaptıkları alışverişe gitmek, temizlik yapmak gibi günlük angarya işlerden kurtulmak için interneti kullanırlar. Bu olağan görevlerin yanında çocukların bakımı gibi önemli faaliyetler de görmezlikten gelinir. Örneğin, tedavi için başvuran bir annenin internet kullanımı o kadar artmıştı ki artık çocuklarını okuldan almak, onlara yemek hazırlamak ve onları uyutmak gibi önemli sorumluluklarını bile unutuyordu.

Kişinin sevenleri önceleri bu takıntılı internet kullanıcısının davranışlarını geçici bir evre olarak anlamlandırmaya çalışıp zamanla azalacağını umut ederler. Fakat bağımlılık yapıcı davranışlar devam ettikçe çevrimiçi geçirilen zaman ve harcanan enerji üzerine tartışmalar olur. Yinede bu eleştiriler giderek bağımlı olan internet kullanıcısı tarafından inkâr etmenin bir parçası olarak saptırılır. Bağımlıların aynı zamanda internet kullanımlarıyla ilgili soru soranlara ve internet başında geçirdikleri zamanı almaya çalışanlara karşı agresif oldukları ve öfke patlamaları yaşadıkları ve bunun genellikle internet kullanımlarını korumaya yönelik yaptıkları kanıtlanmıştır. Örneğin, "Benim, bir problemim yok", veya "Ben, eğleniyorum, beni yalnız bırakın", şeklinde konuşmalar bağımlıların kendilerine sorulan sorulara verdikleri yanıt olabilir. Ayrıca internet üzerinde kurulan sanal ilişkiler yüzünden boşanma olaylarında bir yükselişi görülmektedir.

İnternet ile alakalı her hangi bir yanlış, kötü bir olay olduğunda parmakların ilk işaret ettiği yer internet kafeler oluyor. Gerçekten, internetin neden olduğu sorunlarda çevre büyük önem taşıyor mu, yoksa 'bağlanmak' hastalığı kapmak için yeterli mi?
Hayatımızın vazgeçilmez parçası olan yeni binyılın en büyük iletişim ve reklam araçlarının başında gelen internet ulaşımı günümüzde en önemli gelişmişlik kriterlerinden biri kabul ediliyor. Ülkemizin yetersiz ekonomik şartları nedeni ile halen evlerde çok yaygın internet ulaşımı olmadığından yurttaşlarımızın önemli bir kısmı internet kafelere yönelmektedirler. Ama ülkemizin ekonomik şartları düzeldikçe her ailenin kendi özel internet ulaşımı olacaktır. Bu nedenle internet kafelerinin bu süreçte sorumluluğu olduğunu söylemek haksızlık olacaktır. Günümüzde bazı insanların aşırı ve yanlış kullanımları nedeni ile yaşadıkları olumsuz sonuçlar uzmanların internet bağımlılığını tartışmaya başlamasına neden olmuştur. Ancak yine internetin kullanıcılar üzerindeki baştan çıkarıcı etkisini de anlamak ve önceden alınan önlemlerle çözümlenmesinde zorlanmaktadır.

Batıda internetin neden olduğu sorunlara karşı kimler, neler yapıyor? Türkiye'de, ne gibi çalışmalar var?
Batı ülkelerinde internet bağımlılığından ziyade özellikle çocuk pornosu yayınları, uyuşturucu satışı ve kumar oynatma gibi kötü kullanımın önlenmesini hedefleyen çalışmalar yapılmaktadır. Bu çalışmalar ülkemizde de yapılmaktadır.

Çeşitli ürünlerin internet üzerinden pazarlanması, satıcılarla yazışmak veya elektronik bankacılık gibi durumlarda işte veya evde internet kullanımı yasaldır. Bu yüzden seks, kumar ve uyuşturucu satışı dışında öngörülen internet yasaklamaları kullanışlı değildir. Aslında bu konudaki yaklaşımın odağında ılımlılık ve kontrollü kullanım olmalıdır.

İnternet öncesinde insanlar daha fazla birbirleriyle yüzyüze görüşüp, birbirlerinden etkilenebiliyorlardı. Bu durum şimdi nasıl? İnsanların komşu ziyaretlerine daha az gitmeleriyle internetin bir ilgisi var mı?
İnternet üzerinden kurulan kolay iletişim nedeni ile insanların yüz yüze görüşmelerinin azaldığını söylemek doğru olmayacaktır. Eğer interneti kullanan kişi bağımlılık düzeyinde kullanıcı değilse internet sayesinde bir çok eski arkadaşına ulaşabildiği gibi yeni dostluklarda kurarak sosyal ilişkilerini geliştirebilmektedir.

İnternet sosyal dokuyu / kültürü nasıl etkiliyor? Bir ülkede internetin yozlaşmaya katkı sağladığını söylemek ne derecede mümkün?
Eğer yayınlanan kitaplar, dergiler ve gazetelerin bir ülkenin sosyal ve kültürel yozlaşmasına neden olabileceğini düşünüyorsak interneti de bu yozlaşmadan sorumlu tutabiliriz. Aslında çağımızın en önemli iletişim ve bilgi kaynağı olan internetin yanlış ve zararlı kullanımı muhakkak ki kişiler için bireysel tehlikeler doğurabilir. Ancak kişiler için internetin zararlı kullanımını değerlendirebilmek için abartılmış davranışlara zemin hazırlayan geçmişten gelme alışkanlıklarını değerlendirmek gerekir. İnternetin bu şekilde kullanımına neden olacak tetikleyiciler için de bizi uyarabilecek bazı ipuçları vardır. Eğer internet kullanımı sayesinde kişi, duygusal ferahlama veya sorunlarından kaçış yolu sağlıyorsa bu durum sadece aşırı kullanıma neden olabilir fakat yine de kişi için bile yozlaşma için gerekçe oluşturmaz. Sadece internet kullanımın bir toplumu yozlaştırdığını söylemek dayanıksız ve abartılı bir değerlendirme olacaktır.

İnternet, fiziki olarak bir sosyal ortama katılmada çekingen davranan insanlara her hangi bir avantaj getiriyor mu? Neden?
Doç.Dr.Ayhan Kalyoncu : İnternet sayesinde iletişim kuran çekingen insanlar, sosyal ilişkiler esnasında yaşadıkları kendilerinden emin olmama ve rahatsızlık hissini hatta bu nedenlerle duydukları acıyı bloke edebilirler.Gerçekten bazı insanlar için internet kullanımı, diğer yollarla elde edemeyeceği duygular ve tatmin olma hissini verir. Kişinin halledilemeyen bazı problemleri unutmasını ve bu konuda 'iyi' hissetmesini sağlayabilir. Neticede daha önce kuramadığı sosyal iletişimi internet yolu ile sağlayan kişide yapay, geçici bir güven hissi, sakinlik, kendine değer verme, başarı, güç ve kontrol, içtenlik veya ait olma hisleri gelişir. Bu yararlar ne kadar anlık ve sanal dünyada olsa da kişi için fayda sağlar. Böylece sanal dünyada edindikleri bu zihinsel zevkten dolayı, kişiler gerçek yaşamda da daha istekli davranmaya başlar. Ancak internet ortamında sağlanan heyecan, iyilik hissi ve neşe, kullanıcılardaki bağımlılık örüntüsünü destekler. Giderek gelişen bu durum sonucunda kullanıcılarda oluşan bağımlılık nedeniyle çevrim dışı olduklarında mutsuz ve sıkıntılı olurlar. Sonuç olarak internet kullanımı içinde azı yarar çoğu zarar yaklaşımının geçerli olduğunu söyleyebiliriz.

Batıda yapılan araştırmalar, her hangi bir fiziksel bakış açısı gerektirmediği için internetin, çok daha kolaylıkla fiziksel engelli bireylere dışa açılabilme ve kolaylıkla ilişki kurabilme olanağını sunduğunu gösteriyor. Neden?Doç.Dr.Ayhan Kalyoncu : Gerçekten de engelli kişilerin sosyal iletişim süreçlerinde karşılaştıkları zorluklar internet iletişiminde söz konusu değildir. Özellikle felç, körlük, sağırlık gibi önemli fiziksel engelleri nedeniyle dünyaya küsen birçok insan için internet yaşamlarında renk oluşturacak güzel bir pencere açmıştır.

İnsanların, gerçek hayatt bulamadıkları insanlarla internet aracılığıyla tanışıp beraber olmaları, evlenmeleri ne derecede makul? Bu tür birliktelikler uzun soluklu oluyor mu?
Doç.Dr.Ayhan Kalyoncu : Günümüzde sanal ortamlarda kurulan ilişkilerin gerçek yaşamda evliliklere kadar ulaştığını giderek daha fazla sıklıkla görmekteyiz. Ancak bu şekilde kurulan ilişkilerde genellikle kişiler kendilerini oldukları gibi değil de olmak istedikleri gibi tanıttıklarından daha sonra sürdürülen yüz yüze iletişimde sorunlar çıkabilmektedir. Bu nedenle kişilerin tanışma ortamı internet ise gerek özel gerekse ticari ilişkilerini daha ileri boyutlara taşımadan önce birbirlerini tanıma süreçlerine belirli bir makul zaman için sosyal ortamda da sürdürmeleri ve daha sonra karar vermeleri önerilir.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*