'Hababam Sınıfı'ndaki Güdük Necmi, Rıfat Ilgaz'mış

  • Giriş : 11.05.2006 / 00:00:00

'Hababam Sınıfı'ndaki Güdük Necmi meğerse Rıfat Ilgaz'ın kendisini canlandırıyormuş. Sinemadaki İnek Şaban canlandırmasının ise Öküz Ahmet'i anlattığı ortaya çıktı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Aydın Ilgaz, "Hababam Sınıfı'nın unutulmaz karakterlerinden biri olan "Güdük Necmi" karekteri ise babamın ta kendisi idi. Parasızlık ve yoksulluk nedeniyle vücudu fazla gelişemediği için güdük olan babam kendisini 'Hababam Sınıfı'nda Güdük Necmi ile anlattı" dedi.

Kastamonu Meslek Yüksek Okulu ve Çınar Yayınları'nın işbirliğiyle "Hababam Sınıfı" ve Türk Edebiyatına sayısız eser bırakan Şair -Yazar Rıfat Ilgaz adına düzenlenen sempozyum başladı. Türkiye genelinden 96 konuşmacının katıldığı sempozyumun açılış törenine Kastamonu Valisi Mustafa Kara, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Milletvekili Mehmet Yıldırım, Kastamonu Belediye Başkanı Turhan Topçuoğlu, "Hababam Sınıfı"nın uslanmaz çapkın rolünü oynayan "Damat Ferit" rolündeki ünlü oyuncusu Tarık Akan'da katıldı.

Sempozyumda bir konuşan CHP Milletvekili Mehmet Yıldırım, Rıfat Ilgaz'ın "Dünyada ve Türkiye'de dikili bir ağacım olmadı ama Kastamonu'da adımın yazıldığı bir sokağım var" dediğini hatırlatarak konuşmasını şöyle sürdürdü; "Sen bin yaşa Rıfat Ilgaz. O gün bir sokağın vardı. Şimdi devletin, senin adını verdiği bir kültür merkezi var. Parkların anıtların var. Sen yaşayan bir ölü olmadın, öldükten sonra yaşayan bir dahi oldun. Karayollarında mühendis olarak çalışıyordum. Gardiyansız hapishane olarak biliyordu Cide. Orda doğmuştu Rıfat Ilgaz. Kastamonu'nun yolu yoktu okulu yoktu köylerinde suyu yoktu. Ama Rıfat Ilgaz'ı vardı. Bugün Rıfat Ilgaz'ın Kastamonu'ya ihtiyacı yok ama Kastamonu'nun Rıfat Ilgaz'a ihtiyacı var" dedi.

Konuşma aralarında güzel konuşma Jülide Gülizar tarafından hayatından bazı kesitler anlatılan Rıfat Ilgaz'ın ilk şiir kitabı olan "Sınıf" bir düğünü anlattığı "Sünnet Düğünü" adlı şiiri nedeniyle dönemin Sıkıyönetim Komutanlığı tarafından yapılan soruşturma sonucu bilir kişiler tarafından şiirin edebi bir değeri olmadığına dair görüş bildirmelerine rağmen Mahkeme heyeti tarafından dönemin zenginlerine düşmanlık içerdiği gerekçesiyle 6 ay hapis cezası verildiğinin hatırlatılması üzerine, salonda uzun süre alkış sesleri yankılandı.

Açılışta konuşan Jülide Gülizar ise "Rıfat Ilgaz'ları yargılayanları kimse hatırlamıyor. Ama Rıfat Ilgaz hala var. Nasıl ki salonda bulunan Tarık Akan'da barış davasında yargılandı. O zaman yargılayanları kimse hatırlamıyor ama Tarık Akan yine burada" dedi.

Meslek Yüksek Okulu'nda gerçekleştirilen Rıfat Ilgaz Sempozyumu'na katılan bir diğer isim ise Rıfat Ilgaz'ın oğlu ve Çınar Yayınları sahibi Aydın Ilgaz oldu. Ilgaz yaptığı konuşmada, babasıyla ilgili çok sayıda anısını kürsüden dinleyenlerle paylaşırken babasının hapishane, hastane ve edebiyat yaşantısından örnekler verdi.

Çınar Yayınevi'nin ilk adımını parasızlık nedeniyle Kastamonu Gazeteciler Derneği'nden aldığı gümüş bir şilti satarak başladıklarını belirten Aydın Ilgaz , "O gün sattığımız o şilt bizim için ilk adım oldu. Hababam Sınıfı'nın başlangıcı babamın okuduğu Abdurrahmanpaşa Lisesi ve Kastamonu Muallim Mektebi ( Öğretmen Okulu) olmuştur. 'Hababam Sınıfı'nın karakterlerinden biri olan ve usta sanatçı Kemal Sunal tarafından canlandırılan İnek Şaban karakteri aslında Öküz Ahmet'tir. Babamlar Öküz Ahmet'in kitabının arasına ot koyup Öküz Ahmet diyorlarmış. Hababam Sınıfının bir diğer karakteri olan "Güdük Necmi" ise babamın ta kendisi idi. Parasızlık ve yoksulluk nedeniyle vücudu fazla gelişemediği için güdük olan babam kendisini Hababam Sınıfı'nda Güdük Necmi ile anlattı" dedi.

'Hababam Sınıfı'nın uslanmaz çapkını "Damat Ferit" karakterini canlandıran usta oyuncu Tarık Akan ise ustası Rıfat Ilgaz'la ilk defa film setinde karşılaştığını ve ardından doyumsuz bir dostluklarının olduğunu anlatarak, "Rıfat Ilgaz, Karartma geceleri filminde kendisini anlattı. Hatta film için görüşmelerde ben kendisini oynayamayacağımı söyledim çünkü ben 2 metre boyundayım. Bu yanlış olur dedim. Öyle bir yazmış ki burada Türk aydınlarını edebiyatçılarını kapsayan bir hikayeydi. Ben bunu başarabilirsem bunun en ufak bir şeyini anlatmaya çalışırım dedim" dedi.

Tarık Akan, uzun boylu olmasının azizliğine uğradığı sempozyumda kürsünün alçak olması nedeniyle konuşmasını iki büklüm eğilerek yapmak zorunda kaldı. Sempozyum 3 gün sürecek.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious