Hacker olarak anılmak hoş değil! İşte nedenleri

  • Giriş : 14.08.2007 / 00:08:00

İnternet sınırları olmayan bir dünya. Kendinizi kaptırdıysanız kaybolmanız işten sayılmaz.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Tek tehlike bu da değil. Hackerlık geçmişi olan; ama öyle anılmak istemeyen iki kafadarın anlattıkları, hacker psikolojisini anlamak açısından manidar.

Batuhan ve İdris Talha’yı yan yana görseniz aklınıza en son gelecek şey iş konuştukları olabilir. Zira her ikisi de henüz lise çağlarında. Batuhan 17 yaşında. Geçtiğimiz yıl devamsızlıktan sınıfta kalmış, bundan böyle ‘açık’tan devam edecek okula. İdris ise Anadolu Öğretmen Lisesi 2 sınıf öğrencisi. Onlar bir ayda birkaç bin dolar para kazanan iki ortak. 60’tan fazla kullanıcıya internet üzerinden web hizmeti veriyorlar. İçinden geçilen konjonktürde en manidar tanımlamayla; biri AK Partili, öteki ise kelimenin tam anlamıyla ‘anti-AKP’li’. Birbirinden çok farklı iki ortama ait bu gençleri bir araya getirense Türkiye genelinde 90 bine yakın üyesi olan bir hack sitesi.

Bilgisayar sistemlerine izinsiz girerek programı bozan, sistemin işleyişine şifreleri çökerterek dünyanın öte tarafındaki bir bilgisayarın kontrolünü ele geçirecek kadar vâkıf olan kişilere hacker deniyor. Hackerlar, bilişim suçları ile ilgilenenler tarafından yeni bin yılın en büyük tehdidi kabul ediliyor. Zira tüm dünya internet ağlarıyla örülmüş durumda ve mahareti dâhilinde bir hackerın giremeyeceği sistem, kıramayacağı şifre yok. İcraatları neticesinde Türkiye’nin tescilli hackerları arasında sayılan Tamer Şahin’in, “Cebimdeki 1 buçuk milyon lirayla milyon dolarlık sistemleri çökertmek çok hoşuma gidiyordu.” itirafı, hacker psikolojisini anlamak için önemli bir tespit niteliğinde. Yapılan çoğu müdahalenin bu hissi tatmaktan öte maksadı yok. Gerçek dünyanın daralması pahasına önlerine açılan sınırsızlıkta bir iz bırakma telaşında çok sayıda insan var.

Batuhan ve İdris de sanal âlemde silinmeyecek bir işaret bırakma düşüncesinin heyecan verici olduğunu anlatıyor. “Adrenalin tutkusu gibi. Google’ı hackliyorsunuz ve bütün dünya karşınızda. Yazma izniniz var. Mesajınızı bırakacaksınız.” Kısa bir süre hack yaptıktan sonra web tasarım alanına kaymış olsalar da bu âleme adım atmalarına vesile olan hack timine üyelikleri devam ediyor. Ailenin tek çocuğu olan ve 12 yaşından beri neredeyse tüm zamanını bilgisayar başında geçiren Batuhan için önemli bir boşluğu dolduruyor bu tim: “Bir çevrem var orada. Aktif olarak görev almasanız da benimsediğiniz için ayrılamıyorsunuz. Ortam güzel, kardeş kadar yakınız.” Güvenlik gereği sitenin ismini de, kurucuları hakkındaki bilgiler gibi gizli tutuyorlar.

Henüz 14 yaşındaki İdris, ideal sahibi bir insanın ismini tarihe kazıması gerektiğini düşünüyor. O bunu internette kalıcı bir eser bırakarak yapmak niyetinde. Google ya da You Tube gibi yenilikçi bir program yazmak istiyor. Aynı maksadın hack merakını da tetiklediğini düşünüyor. “Google’ı hacklemek bile isminizi tarihe yazdıracak bir iş. Cesaret ve bilgi istiyor. Bu işler sonra referans olarak kullanılıyor.” Kendi tavrını açıkça belirtmekten de kaçınmıyor bu arada: “Bir insanın referansı hack’se bu ona çok bir şey kazandırmaz.”

İnternet merakı çok küçük yaşlarda baş gösteriyor ve kısa sürede bağımlılık halini alabiliyor. Bugünlerde bilgisayar başında açlıktan baygın düşen hatta hayatını kaybedenlerle ilgili haberlere daha sık rastlanıyor. Babasını kaybeden bir çocuğun ‘sadece bir canı varmış’ cümlesi, çocukları bütün gün bilgisayar başından kalkmayan anne babaları daha bir endişeye sevk ediyor.

Problem bu kadar yaygınlaşmışken İdris ve Batuhan’ın anlattıkları daha da anlamlı oluyor. İdris 3 yaşında tanışmış bilgisayarla. İkinci sınıfa giderken internet kullanmaya başlamış. Web tasarıma merak saldığında 12 yaşındaymış. İnternette kendine yol ararken arama motorlarında hack’le ilgili bilgiye ve forumlara rastlamış. Şu anda binlerce hackerın üye olduğu foruma girmek için kefil bulamayınca internetten öğrendiği yöntemlerle forum üyelerinin maillerini hacklemiş ve kendini böylelikle kabul ettirmiş.

Bilgisayarın bağımlılık yaptığı ve asosyalleştirdiği tespitlerine itirazları yok. Kendilerini bağımlı olarak tanımlamakta da asosyalliklerini kabullenmekte de beis görmüyorlar. “Biz vakit öldürmüyor, iş yapıyoruz.” açıklamasının ardından geliyor bu kabullenme. Onlar iki iş adamı. Müşterilerine kaliteli hizmet verebilmek için bilgisayar başında olmaları gerekiyor! Batuhan günde ortalama 10 saatini internette geçiriyor. Bilgisayar kullanmayı internet kafede öğrenmiş. Sabah 9’da girdiği kafeden akşam üzeri çıktığı ilk yıl içinde hackerlık yanında bilgisayara dair pek çok şey öğrenmiş.

Şu anda üye oldukları hacker topluluğu, askerî hiyerarşiye göre yapılandırılmış ve küçük çaplı bir Ordu gibi hareket ediyor. Batuhan, yarbay rütbesinde. Yanlış olduğunu düşündüğü için değil artık heyecan duymadığı için bırakmış hackerlığı. Bir misyon dahilinde hareket edildiği sürece hack yapmayı mahzurlu bulmuyor: “Kendi kafamıza göre hareket etmiyoruz.. Satanist siteleri, sakıncalı içerikli siteleri falan hackliyoruz. Biz de illegal bir şey yapıyoruz ama dışarıdan bakanlar ne yapmaya çalıştığımızı anlayabiliyor.” Kendilerine biçtikleri misyon, dinî, millî ve ahlâkî açıdan sakıncalı sitelerle mücadele etmek. Irak’ta yaşanan çuval operasyonu sonrasında harekete geçen tim, bir gecede 30 bin ABD menşe’li siteyi çökertmiş. “Peygamberimize hakaret içeren karikatürlerin yayımlandığı Danimarkalı siteyi de bizim tim çökertti.” Biraz kendileri eleştirsin dâhil oldukları yapıyı istiyoruz. Ama onlar kendilerini âdeta internet şövalyesi kabul ediyor. “İnternet sınırsız bir dünya, bunu biliyoruz. Bu âlemin çivisi çıkmaya başladı ve biz o çiviyi çakmaya çalışıyoruz.” Milliyetçi bir tarafları da var. Prensip olarak Türk sitelerine dokunmuyorlar.

Biri ailenin tek çocuğu, diğeri çok korumacı bir annenin sokağa salmaya kıyamadığı oğlu. İnterneti hayatlarının vazgeçilmezi yapan şey biraz da içine dâhil olacak sanal bir dünya bulmaları. Günün her saatinde forumda konuşacak birileri olduğunu anlatıyorlar. Politika hariç hemen her konuda sohbet ediyor, zaman zaman sanal ortam dışında da buluşuyorlar. Batuhan bilgisayarı, “hayatımın bir parçası” diye tanımlıyor: “Koparsa kendimi çok kötü hissederim. Onsuz olmuyor. Günde 10 ya da 12 saat başında kalıyorum.” Kitap okumayı da çok seven ve genetik mühendisi olmak isteyen İdris ise laptopundan ‘en değerli varlığım’ diye bahsediyor. “2 saat ders başındaysam geri kalan zamanımı internette geçiriyorum. Mutlaka yapacak bir şeyler buluyorsunuz orada. 24 saat başında kalsanız sıkılmazsınız.”

Online hizmet veren kartav.com sitesi sayesinde bir ayda hayli ciro yapmışlar. Ailelerinin bilgisi dâhilinde hareket ediyor, uzun vadede işlerine yarayacağı için web tasarıma ağırlık veriyorlar. Her birinin manifesto bellediği bir felsefe var. Batuhan, babasının ‘bedenen çalışmakla para kazanılsa inşaat işçileri zengin olurdu.’ nasihatini çok anlamlı buluyor. İdris ise bir hocasının söylediği, “Akıllı insan aklını kullanır, daha akıllı olansa başkalarının aklını!” sözünü hep hatırında tutuyor.

DEVLETE HİZMET EDİYORLAR

İşi profesyonelliğe dökmüş aklı başında iki genç de olsalar anlattıklarında endişe verici ipuçları bulmak mümkün. Bilgisayarsız kalabilme limitleri en fazla 2 gün. Ayrıldıklarında hissettikleri şeyi özlem diye tarif ediyorlar. “Oradaki hayat gerçekte olduğundan daha güvenli. Size kimse fiziksel bir zarar veremez.” MİT ve JİTEM için yer tespiti, telefon dinleme, kayıt takip etme gibi işler yapan arkadaşları var. “Devlete hizmet ediyorlar” diyen Batuhan’ın “Ülkenin güvenliği insanların haklarından daha önemli.” cümlesi kontrolsüz durumdaki bilgi ve gücün uzun vadeli maliyeti hakkında düşünmeye sevk ediyor ister istemez. Tüm dünyayı saran internet ağı onları da kaygıya sevk ediyor aslında. Sanal âlemin sınırsızlığını heyecanla anlatan İdris, “Düşündükçe aklım almıyor. Dünyada milyarlarca insan var ve internete bağlanıyorsanız saklanmanıza imkân yok.” diye ifade ediyor endişesini. Sonuçta bütün zamanını bilgisayar başında geçiren milyonlarca hackerdan biri sırf heyecan ya da merak uğruna sizin hayatınızı da altüst edebilir.

İdris, hack yapmayı hırsızlığa benzetiyor: “Evin pencerelerden birini açık bırakırsanız hırsız oradan girer. Ev sahibi fark edip pencereyi kapatırsa hırsızlar bu kez başka delik aramaya başlar.” Hackerlar da açık kalmış pencerelerden sızıp size ait ne varsa sahiplenebiliyor. Bütün heyecanı ve dünyanın bilgisine taşıyıcılık yapması web ağlarının barındırdığı bu riski örtmeye yetmiyor.

Bütün problemlere rağmen kendilerine doğru bir yol bulmuş Batuhan ve İdris’in ortalama internet kullanıcılarına tavsiyeleri var: İyi bir anti virüs programı alın. Kişisel bilgileri kullanmamakta yarar var. İnternet bankacılığı şifrelerini sık sık değiştirmeye ve sanal klavye kullanmaya dikkat. Çocukları için endişelenen aileler bilgisayarın hangi saatlerde açık kalacağına karar verebilecekleri bir koruyucu program edinebilir. Yapılan işlemleri de kayda alan bu programlar sayesinde çocuğunuzun nelerle ilgilendiğini görebilirsiniz. Eğer faydalı bir şey yapıyorlarsa bırakın devam etsinler!

AKSİYON

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious