Hadi gel köyümüze geri dönelim

  • Giriş : 04.12.2006 / 00:00:00

2000-2006 yılları arasında yaklaşık 57 milyon YTL harcanarak 145 bin 358 kişinin köye dönüşüne destek verildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) tarafından düzenlenen ''Türkiye'de ve Dünyada Yerinden Edilme: Uluslararası İlkeler, Deneyimler ve Çözüm Önerileri'' konulu sempozyum İstanbul'da başladı.

Zekeriya Şarbak, sempozyumun açılışında, hükümetin talebi üzerine, BM'nin de katkılarıyla Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etüdleri Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen ''Türkiye Göç ve Yerinden Olmuş Nüfus Araştırması''nın 6 Aralık 2006 günü Ankara'da açıklanacağını ifade ederek, gerek bu konuda TESEV'in hazırladığı raporun, gerekse yeni açıklanacak araştırmanın bundan sonra değerli bir başvuru kaynağı olacağını söyledi.

1997 yılında, TBMM'de, boşaltılan köylerle ilgili kurulan araştırma komisyonunda uzman olarak çalıştığını hatırlatan Şarbak, o dönem, güvenlik nedeniyle yerlerini terk edenlere zamanında hızlı ve sağlıklı bir yerleşim sağlanamamasının asıl sebebinin ''mevzuat eksikliği'' olduğunun tespit edildiğini anlatarak, bu insanların güvenli bir yerde iskan edilebilmesi için devlete sorumluluk yükleyen, bunun için yetki ve kaynak sağlayan bir mevzuatın var olmadığını kaydetti.

Şarbak, o dönemde, parlamentoda sorunun çözümü yönünde bir mutabakat ve siyasi irade sağlanamadığından köklü bir çözümün de mümkün olmadığını belirterek, ''O günkü terör ve terörle mücadele ortamında göçü engellemek mümkün olmamıştır. Fakat göçü hem bu insanların, hem de toplumun yararına yönlendirmek mümkün olabilirdi. Bu bir kriz durumuydu. Fakat devlet ve toplum olarak bu krizi yönetemedik'' dedi.

KÖYE DÖNÜŞ VE REHABİLİTASYON PROGRAMI-

Yerinden olmuş kişilerle ilgili 1994'ten bu yana ''Köye Dönüş ve Rehabilitasyon Programı'' uygulandığını da anımsatan Şarbak, terör nedeniyle zarar gören köylerin altyapıları, evlerin onarılması ve yeniden inşası için halen 14 ilde bu programın uygulandığını söyledi.

Zekeriya Şarbak, ''Bu program kapsamında, 2000-2006 yılları arasında yaklaşık 57 milyon YTL harcanmış ve 145 bin 358 kişinin köye dönüşüne destek verilmiştir'' diye konuştu.

Ayrıca, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvuruların yoğunlaşması sonucunda, sorunun sadece köye dönüş ve rehabilitasyon programıyla çözülemeyeceğinin anlaşıldığını, Temmuz 2004'de ''Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'' çıkarıldığını kaydeden Şarbak, yerinden olmuş kişilerin sorunlarının çözümünde tazminin tek başına yeterli olmadığını, fakat devlete karşı güvensizlik sorununun aşılmasında ve bu insanların kayıplarının telafi edilmesinde tazminatın önemli bir adım olduğunu ifade etti.

Şarbak, bu yasanın etkin biçimde uygulanmasına hükümetin özel bir önem verdiğini de dile getirerek, ayrıca Ocak 2006'da kanunda yapılan değişiklikle geçmişe dönük kayıpların telafisi için başvurma süresinin de uzatıldığını bildirdi.

KAYDA DEĞER GÜVENLİK SORUNU KALMAMIŞTIR

Zekeriya Şarbak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Gelinen aşamada, göç edenlerin köylerine dönmeleri için kayda değer güvenlik sorunu kalmamıştır. Ancak yerinden olmuş kişiler sorunu, kendilerine tazminat ödemekle, köylerin altyapısı tamamlanmakla ve bir kısmının köyüne dönmesiyle bitmemektedir. Yerinden olmuş bu insanların önemli bir kısmı, köylerinin ne yapılırsa yapılsın, kendilerine ne sağlanırsa sağlansın artık geçimlerini sağlamak veya hayatlarını sürdürmek amacıyla köylerine dönmemekte, bir kısmı o bölgedeki kentlerde, bir kısmı da batıdaki bölgelerde yaşamlarını sürdürmektedir.''

Şarbak, göçün ani ve yoğun olması sebebiyle, göç alan kentlerin altyapılarının buna yanıt veremediğini, dolayısıyla hem göç edenlerin, hem de göç alan kentlerin bir ''çöküş ve travma yaşadığını'' vurgulayarak, ''Doğu ve Güney Doğu'daki kentlerde kalanların ve diğer bölgelere göç edenlerin sosyoekonomik problemlerini önemli ölçüde devam ettiğini, bu kişilerin toplum yaşamına ve iş piyasalarına entegre olamadıklarını, daha ziyade marjinal işlerle yaşamlarını sürdürmek zorunda kaldıklarını'' anlattı.

EĞİTİM ALAMIYORLAR

Söz konusu kişilerin bir kısmına sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarınca gerekli yardımların yapıldığını dile getiren Şarbak, bunların çoğunun yoksulluk içinde bulunduğunu, çocukların ''nitelikli eğitim alamadıklarını ve bir meslek edinme şansına sahip olamadıklarını'' ifade etti.

Şarbak, ''Büyük kentlerimizde yaşanmakta olan güvenlik zafiyeti ile yerinden olmuş kişiler arasında ilişki kurmak doğru değil. Fakat terör nedeniyle büyük kentlere göçmüş, işsiz, mesleksiz ve yoksul gençlerin, organize suç örgütlerince hırsızlık, kapkaç ve insan ticareti gibi suçlar için kaynak edildiğini kimse inkar edemez'' dedi.

Büyük kentlere göç edenlerin geldikleri yere göre daha iyi sağlık ve eğitim hizmeti aldıklarından artık köylerine dönmek istemediklerinin yapılan araştırmada ortaya çıktığını belirten Şarbak, bu durumda politikaların da buna göre şekillendirilmesi gerektiğini söyledi.

Şarbak, yerinden olmuş kişilerin çocuk ve gençlerinin kendi başlarına nitelikli eğitim almaları ve meslek sahibi olmalarının mümkün görünmediğini dile getirerek, meslek sahibi olamayan çalışabilir büyükler için meslek edindirme kursları açıp bu kişileri iş bulabilir hale getirmek gerektiğini kaydetti.

KÖYDES VE BELDES PROJELERİ

Hükümetin yerinden olmuş kişiler sorununun çözümü için büyük adımlar attığını da anlatan Şarbak, yasal düzenlemelere ek olarak kırsal alanın altyapı eksikliğini tamamlamak için ''Köylerin Altyapısını Destekleme Projesi''nin (KÖYDES) başlatıldığını, 2007'de tamamlanacak proje ile ülkedeki tüm köylerin içme suyu, kanalizasyon ve yol ihtiyaçlarının tamamlanacağını bildirdi.

Şarbak, başlatılacak ''Beldeleri Destekleme Projesi'' (BELDES) ile nüfusu 10 binin altındaki tüm belediyelerin de altyapı eksikliklerinin giderileceğini anlatarak, bu programlardan ayrı olarak köyüne dönme niyeti olmayan, kentlere yerleşmiş kişilerin tüm ekonomik ve sosyal sorunlarının kalıcı çözümü için kapsamlı politikalar üretmeye ihtiyaç bulunduğunu, köye dönüşlerin büyük ölçüde tamamlandığını, bundan sonra ağırlığın diğer kentlerde yaşayanlara verilmesi gerektiğini dile getirdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious