Hafta içi gazeteci, hafta sonu hakem!

  • Giriş : 05.05.2007 / 00:00:00

Futbolcuların profesyonel olarak mücadele ettiği sahalarda siyah gömlekli hakemler, amatör ruhla maç yönetiyorlar.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Her biri farklı bir iş yapıyor. Kimi gazeteci, kimi yayıncı kimi ise doktor. Hakemliği ise hobi olarak hafta sonları yapmaya çalışıyorlar.

Süper Lig’de artık sonlara yaklaştık. 4 hafta sonra hem şampiyon hem de küme düşecek takımlar ortaya çıkacak. Bu yüzden ligin altı da üstü de adeta toz duman. Futbolumuzda yaşanan bu gerginlikte hakemlerin ne kadar payı var tartışılır; ancak eleştiri oklarından en fazla nasibini alan kesim ise şüphesiz hakemler... F.Bahçe-Beşiktaş kupa derbisinde hakem Selçuk Dereli’nin tartışmalı kararları hakemleri bir kez daha yanan ateşin ortasına attı. Sadece kaybeden takımlar değil kimi zaman kazanan takımlar da şikayetçi onlardan. Her maç sonrası televizyon ve gazete sayfalarında kurulan Futbol mahkemelerinde günlerce en acımasız şekilde yerden yere vuruluyor. Teknik heyetler ve futbolcular günlerce sadece maçlarına hazırlanırken, onlar ise hafta içi normal işlerine hafta sonu da statlara maç yönetmeye koşuyor. Futbolcuların profesyonel olarak mücadele ettiği sahalarda siyah gömlekli hakemler, amatör ruhla maç yönetiyorlar. Her biri farklı bir iş yapıyor. Futbolu çok sevdikleri için de hobi olarak hafta sonları bu zorlu mesleği yapmaya çalışıyorlar. Sahada beraber koştuğu futbolcular trilyonlar kazanırken, onlar komik rakamlara razı olmak zorunda kalıyorlar.

Her biri farklı bir meslek sahibi olan hakemleri mercek altına altık. Süper Lig’de görev yapan yaklaşık 28 hakemin büyük bir bölümü üniversite ve yüksekokul mezunu. Hakemlerin meslek grupları arasında beden eğitimi öğretmenleri ve mühendislerin fazla olması dikkat çekerken, sigortacı, Hazine başmüfettişi, emekli astsubay, turizmci, diş doktoru gibi farklı meslek dalından birçok isim yeşil sahalarda düdük çalıyor. Gazeteci olan da var, yayınevinde çalışan da. Süper Lig’in meslek bakımından en kariyerli hakemi 35 yaşındaki Bülent Yıldırım. Hazine ve Dış Ticaret Teftiş Kurulu başkan yardımcısı ve ODTÜ mezunu olan Yıldırım, 14 yıldır hakemlik yapıyor. Süper Lig’deki kariyerine 2003-2004 sezonunda başlayan Yıldırım, son on bir maçtır Süper Lig’de orta hakem olarak görev yapıyor.

FIFA kokartlı eski hakemlerden Özcan Oal, son dönemlerde meslek sahibi olan hakemlerin azaldığına işaret ederek, gizli işsizliğin hakemliği de etkilediğini söylüyor. Eski hakemlerden Özcan Pehlivanoğlu da aynı tehlikenin altını çiziyor. Hakemlik yaptığı yıllarda Pehlivanoğlu, yaptığı mesleğin etkilerini gördüğünü ifade ediyor. Osman Avcı ise hakemliğin futbolculuk gibi yetenek işi olduğunun altını özellikle çiziyor.

Her meslekten insan hakem olabilir

Özcan Pehlivanoğlu, avukat (eski hakem): Hukukçu gözüyle Futbol yönetmek çok avantajlıydı. Hukuk kurallarını iyi bildiğim için hakemlikte zorlanmadım. Sarı kart ya da kırmızı kart gösterirken hukukun üstünlüğünü göz önüne alıyorsunuz. Böylece yapılan hataları daha iyi analiz edip sağlıklı karar çıkartabiliyorsunuz. Şimdi bakıyorsunuz işsiz kalan bir sürü insanı hakem yapıyorlar. Beden eğitimi öğretmenliği bölümünde işsizlik olduğu için, gençler hakemliğe yöneliyor. Markus Merk, Almanya’nın en iyi diş doktoruydu. Hakemliğe devam edince muayehanesini kapattı.

Her hakemin bir mesleği olmalı

Özcan Oal, kabzımal (eski hakem): Hakemlik bence Allah vergisi. Olay, insanların dogmatik yapısındaki hükmetme sanatından kaynaklanıyor. Ben apartmanda bile on yıl yöneticilik yaptım. İyi bir hakem bu özellikleri taşımalıdır. Avukat bir hakemin, daha başarılı olacağına inanmıyorum. Hukukçu ise daha detaycıdır, ayrıntılara takılır. Hakemlerin mutlaka mesleği olmalı. Adamın tek kazancı hakemlik olmamalı. Yoksa durum vahim. Benim mesleğim kabzımallık. Meyvenin de sebzenin de en iyisini seçmeniz lazım. Bu seçiciliğin hakemliğime de faydası oldu.

Hakemlik babadan oğula devredilemez

Osman Avcı, spor yöneticisi (eski hakem): Hakemlik doğuştan gelen bir yetenek değildir. İmamdan doğan bir çocuğun oğlu imam olamayacağı gibi, hakemin oğlu da hakem olacak gibi bir şey olmaz. Bu, çevre ile gelişen bir faktördür. İnsan çocuk yaşında hangi eğitimi alırsa ona meyilli olur. Hakemliğin tek bir püf noktası zeki olmaktır. Sahada gelişen tüm pozisyonlara duyarlı olacaksın. Yoksa bu meslekte hukukçunun askere, askerin de doktora bir üstünlüğü yoktur. Her mesleğin kendine özgü şartları vardır.

Süper Lig’deki hakemlerin meslekleri


* Selçuk Dereli (beden eğitimi öğretmeni) * İsmet Arzuman (emekli astsubay) * Bülent Demirlek (beden eğitimi öğretmeni) * Cüneyt Çakır (sigortacı) * Yunus Yıldırım (beden eğitimi öğretmeni) * Fırat Aydınus (jeofizik mühendisi) * Yılnur Önen (doktor) * Çetin Sarıgül (emekli astsubay) * Zafer Önder İpek (memur) * Kuddusi Müftüoğlu (şehir planlayıcısı) * Aytekin Durma (elektrik mühendisi) * Bülent Yıldırım (Hazine ve Dış Ticaret Teftiş Kurulu başkan yardımcısı) * Cem Deda (yeni mezun, beden eğitimi öğretmeni) * Süleyman Abay (gazeteci, grafiker) * Vedat Yüksel (beden eğitimi öğretmeni) * Özgüç Türkalp (emlakçı) * Hüseyin Göçek (inşaat mühendisi, otomotiv servisi var) * Tolga Özkalfa (diş doktoru) * Fatih Gökçe (inşaat teknisyeni) * Hakan Öztan (elektronik mühendisi) * Bünyamin Gezer (polis memuru) * Kamil Abitoğlu (turizmci) * Cemil Şensöz (beden eğitimi öğretmeni) * Uğur Söylemez (serbest meslek) * İlker coşkun (ODTÜ mezun) * Halis Özkahya (beden eğitimi öğretmeni) * Abdullah Yılmaz (beden eğitimi öğretmeni) * Barış Şimşek (inşaat mühendisi).

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious