Hakiki etnik milliyetçi parti DTP

Hakiki etnik milliyetçi parti DTP.11728
  • Giriş : 06.11.2008 / 13:12:00
  • Güncelleme : 06.11.2008 / 13:00:44

Türkiye'de -ABD'nin aksine- insanlara ırk ve kimliklerine göre sınırlar konulmadı, gettolar kurulmadı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Beyaz Amerika'da siyah Obama büyük bir zafer kazandı; bu, sıradan bir seçim başarısı değildir. Beyaz Amerika'da bir siyahinin başkan seçilmesi fevkalade önemlidir.

O Amerika ki, zencilerin köleliği konusunda kanlı bir iç harp yaşamıştı. Zencilere tanınan ilk haklar, beyazların okulunda öğrenci olabilmek, aynı otobüse binebilmek gibi şeylerdi! Dün otobüse binmesi sorun olan zenci, bugün başkan seçiliyor!

20. yüzyılın en büyük şahsiyetlerinden biri olan zenci Protestan Martin Luther King, siyahi milliyetçiliğin değil, "medeni haklar" hareketinin lideriydi; öldürülmesinden önce yaptığı ünlü konuşmasına "Bir rüyam var" diye başlamıştı; "Tanrı'nın kullarının ayrıma uğramadığı bir Amerika" rüyasıydı bu.
Obama da bugün King'den esinlenerek "Rüya gerçekleşti" diye konuşuyor!
Obama'nın seçilmesi, kuvvetli ırkçı gelenekleri olan bir toplumda ırkçılığın aşılmasını, eşitliğin güçlenmesini simgeleyen tarihi bir dönemeçtir!

ABD nasıl çözdü?

- Kennedy, "Amerikan birliğinin temelinde farklılıklara hoşgörü ve uzlaşma fikri vardır" diyordu. Beyazlar tarafında, bu hoşgörü yeni bir iç savaşı önlemiş, zencilerin “medeni haklar” hareketine imkân vermiştir.

- Zenci tarafında ise eşitlik mücadelesine yön veren fikir Amerikan toplumundan kopmak, ayrılmak değil, aksine, daha çok katılmak ve daha çok bütünleşmekti. Teröre de asla prim vermediler.
Bugünkü mutlu aşamaya böyle gelindi. Bunlar çok önemli verilerdir.

Türkiye'de ırk vurgusunun en çok yapıldığı 1930'larda bile asla ırk ayrımı yapılmadı, insanlara ırk ve kimliklerine göre sınırlar konulmadı, gettolar kurulmadı. Türkiye hiçbir zaman ırkçı rejim yaşamadı. Aksine Türkiye, dışlamak için değil, kaynaştırmak için "Herkes Türktür" dedi.
Türkiye'deki sorun, ırk ayrımı değil, farklı kimliklerin yok sayılmasıdır. Çözümü de ret ve inkâr değil, aksine, farklı kimliklerin beyan edilmesini, ortaya konulmasını hoşgörüyle karşılamaktır. Ve bu anlamdaki eşitlik talebinin ayrılıkçı nitelikte olmaması ve şiddete başvurmamasıdır.

Bu iki şart, çözümü kolaylaştırır.

Bu iki şartın dışında, kimliklerine özgürlük isteyenler "ayrım" ya da "ayrılma" yoluna giderse, şiddete başvurursa, nereye varılacağının örneği, Hindistan-Pakistan ayrılmasıdır; Yugoslavya'nın bölünmesidir, milyonların ölmesi, mahvolmasıdır! Ayrılıkçılık barışçı şekilde olmuyor, olamıyor.

İki açıdan bakınca

Bu tarihsel analizler gösteriyor ki:

- Türkiye'de Kürt vatandaşlarımızın etnik kimliğine, bunu ifade etmelerine, sivil kurumlarını oluşturmalarına hoşgörü gösteren politikalar lazımdır. Bizde de milli birliğin temeli "farklılıklara hoşgörü" olabilir. Bu anlayışla değişik kimlikleri bir çatı altında toplayan kitle partilerine ihtiyaç vardır. Bölgeden oy almış bütün partiler, bugün de AKP, Kürt vatandaşlarımız açısından bunu yapıyor. CHP ve MHP ise hiç olmazsa Kürt vatandaşlarımızda dışlanma, inkâra uğrama duygusu yaratabilecek söz ve davranışlardan sakınmalıdır.

- Peki, PKK ve DTP aynı hoşgörüye sahip mi?! DTP Türk kitlelerden oy alabiliyor mu?! Bu, DTP'nin bir "medeni haklar hareketi" değil, tam tersine, etnik milliyetçi, cemaatçi, ayrımcı ve ayrılıkçı bir parti olduğunun kanıtıdır.
Dahası "teröre vekâleten" siyaset yapıyorlar. Kitleler arasına husumet sokarak çözüm yolunu da tıkıyorlar. DTP hem toplumu bu kadar gerecek hem de toplumun oylarına dayanan demokratik hükümetlerden "adım atmasını" isteyecek! Mümkün mü bu?!

PKK ve DTP, çözüm değil, çözümsüzlük üretiyor. Çözüm ancak terörsüz, barışçıl ve entegrasyonu geliştirecek politikalarla sağlanabilir.

MİLLİYET

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*