Hakkında açılan davalarla rekora koşuyor

  • Giriş : 28.01.2006 / 00:00:00

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in yaptığı her girişim neredeyse soruşturmaya konu oluyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in 2005 yılında da yaptıkları çalışmalar hakkında ya dava açıldı ya da inceleme başlatıldı.

Bir dönem İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şube Başkanlığı da yapan Osman Baydemir, sabıkalılar listesinin başında bulunuyor.

Sadece 2001 ve 2002 yıllarında Baydemir hakkında 144 soruşturma açıldı. Bunlardan 56'sı için takipsizlik kararı verildi, 88'ine dava açıldı. Açılan davalardan 56'sı düştü, 7'si beraatla sonuçlandı, biri ertelendi. Diğer dosyalarla ilgili davalar sürüyor.

Diyarbakır'da 'sabıkası' en kabarık kişiler arasında Başkan Baydemir, feshedilen HADEP eski İl Başkanı Ali Ürküt, Demokrasi Platformu Dönem Sözcüsü Ali Öncü ve Eğitim-Sen eski Şube Başkanı Hayrettin Altun bulunuyor. Bu kişiler hakkında açılan davalar 200'ü geçti. Bir o kadar da soruşturmaya maruz kalan sivil örgüt temsilcileri hemen her gün ya ifade vermek ya da duruşmaya katılmak için mahkemelere gidiyor.

Yargılandıkları suç maddeleri ise TCK' nın 312/2. maddesi uyarınca, 'Halkı sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek', TMY'nin 8/1. maddesi uyarınca 'Bölücülük yapmak', TCK'nın 159. maddesi uyarınca 'Devletin askeri ve emniyet kuvvetlerini tahkir ve tezyif etmek', 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası'na muhalefet etmek.

2006 yılında Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in ilk dava konusu yeni yılda yayımladığı Kürtçe mesajı oldu. İçişleri Bakanlığı tarafından anayasaya aykırı bulunarak, dava açılması istendi. Başkanı Baydemir, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Bülent Arınç ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yanı sıra milletvekillerene "Kürtçe" yazılı yeni yıl kartı göndermişti. Baydemir'in Kürtçe "Sersala We Piroz Be (Mutlu Yıllar)" kartlarına tepki gösteren AK Parti milletvekilleri tarafından iade edilmişti.

İçişleri müfettişleri inceleme sonunda Baydemir'in anayasaya aykırı davrandığı sonucuna vardı. Müfettişler hazırladıkları raporda, Baydemir'in bu eylemle anayasanın üçüncü maddesinde belirtilen 'Türkiye devleti ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür, dili Türkçedir' ilkesine açıkça aykırı davrandığını belirtti.

İncelemede Baydemir'in Türk harflerinin tatbiki hakkında kanun ile iktisadi müesselerde mecburi Türkçe kullanımı hakkındaki kanun ve Türk Ceza Kanunu'na (TCK) aykırılık oluşturduğu vurgulandı. Müfettişler, Baydemir hakkında dava açılması için raporu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'na iletti.

İçişleri Bakanlığı tarafından Baydemir hakkında, 3 Ekim 2005 tarihinde Avrupa Birliği (AB) Ziyaretçi Programı çerçevesinde Brüksel ve Strasbourg'daki toplantılarda yaptığı konuşmadan dolayı inceleme başlattı. Mülkiye başmüfettişi görevlendiren Bakanlık, Başkan Baydemir'in Strasbourg'ta yaptığı konuşmada, "Terör örgütü PKK'nın Türk Silahlı Kuvvetleri ile aynı anda silah bırakması gerektiği, Türk-Kürt kavgası istemediği ve son zamanlardaki olayların teröristbaşı Abdullah Öcalan'ın sağlık durumunun basına yansıması sonucu meydana geldiği" ifadelerini kullanmasından dolayı soruşturma başlattı.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Demokratik Toplum Partisi (DTP) üyesi 56 belediye başkanının, Roj TV için Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen'e yazdığı mektupla ilgili inceleme başlattı. Başsavcılık, aralarında Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, Batman Belediye Başkanı Hüseyin Kalkan, Tunceli Belediye Başkanı Songül Erol Abdil, Şırnak Belediye Başkanı Ahmet Ertak ve Hakkari Belediye Başkanı Metin Tekçe'nin de bulunduğu 56 belediye başkanının, Rasmussen'e, Danimarka'dan yayın yapan terör örgütü PKK yanlısı Roj TV'nin kapatılmaması için gönderdiği mektupla ilgili inceleme başlattı.

Yine Baydemir ve 6 belediye yöneticisi hakkında, öldürülen teröristlerin cenazelerinin taşınması için belediye tarafından ambulans tahsis edilmesi sebebiyle İçişleri Bakanlığı tarafından soruşturma açıldı. Müfettişlerin yaptığı soruşturmaya Büyükşehir Belediye Başkanı ve yöneticilerinin öldürülen teröristlerin cenazelerin taşınması için ambulans tahsis edilmesi ve terörist başı Abdullah Öcalan'ın doğum gününü kutlamaya gidenlere belediyenin otobüs tahsis etmesi gösterildi. Ayrıca, belediye kadrosunda bulunan 150 personelin işçi statüsünde olmasına rağmen, bunların memur statüsünde çalıştırması da soruşturma gerekçesi arasında yer alıyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious