Halepçe katliamında Hollanda adı!

Halepçe katliamında Hollanda adı!.14172
  • Giriş : 14.11.2008 / 21:46:00

Saddam rejiminin katliamda kullandığı kimyasal silahların hammaddelerinin yarısı Hollanda tarafından temin edildiği ortaya çıktı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bosna katliamında da Hollanda başroldeydi...
Hollanda Halepçe katliamının da ortağı çıktı

BM'nin bugüne kadar gizli kalan bir raporuna göre Saddam Hüseyin rejiminin Kürtlere karşı katliamda kullandığı kimyasal silahların hammaddelerinin yarısı Hollanda şirketleri tarafından temin edildi. Hollanda'nın hammaddelerin kimyasal silahlarda kullanılabileceğini bilerek Saddam rejimine satışına onay verdiği ortaya çıktı.

Birleşmiş Milletler (BM)'nin Irak'ın kimyasal silahlarına ilişkin bu güne kadar gizli tutulan raporu açıklandı. BM Özel Komisyonu (UNSCOM) tarafından 1996 yılında hazırlanan Irak'ın kimyasal silahlarına ilişkin nihai raporda Hollanda şirketleri ve devletin Kürtlere karşı katliamdaki rolü açık bir şekilde dile getirildi.

Raporda, Saddam Hüseyin rejiminin kimyasal silahlar için gerekli olan ham maddelerin yarısının Hollanda'dan temin edildiği vurgulandı. Saddam'ın kimyasal silah programı (CW-programmes) için gerekli olan ham maddelerin temini için banka garantileri bölümünde, Arnhem kentinde bulunan Melchemie Holland BV, Terneuzen'de bulunan KBS ve 16 yıl hapse mahkum edilen kimyasal silah tüccarı Frans Van Anraat'ın isimleri yer aldı.

Rapora göre KBS Şirketi 1983 yılında hardal gazı için gerekli olan 500 ton Thiodigycol ham maddesini sattı. Yine Melchemie Şirketinin tonlarca çeşitli ham maddeler sattığı kaydedilen raporda, kimsayal silah ham maddelerinin satışında Hollanda hükümetinin de rolüne dikkat çekildi. Hollanda hükümetinin, ham maddelerin kimyasal silahlarda kullanılabilineceğini bilerek satışına izin verdiği belirtildi. Söz konusu şirketlerin Saddam rejimine sattıkları ham maddelerin satış onayında dönemin Ekonomi İşlerinden sorumlu Devlet Sekreteri Frits Bolkensein'in ismi bulunuyor.

Saddam rejimi ise bu ham maddelere dayanarak yaptığı kimsaysal silahları Kürtlere karşı soykırımda kullandı. Enfal operasyonunda en az 20 bin kişi kimyasal silahlarla katledildi. Bu saldırılarda sadece Halepçe katliamında 5 bini aşkın kişi kimyasal silahların kurbanı oldu. Saddam rejiminin Enfal operasyonu sırasında en az 182 bin Kürt katledilmişti.

HOLLANDA SORUŞTURMA YÜRÜTMEK ZORUNDA

Bu güne kadar gizli tutulan BM raporunu değerlendiren Silah ticaretine karşı Kampanya Komitesi'nden Frank Slijper, Hollanda De Pers gazetesine yaptığı açıklamada, Hollanda'nın soruşturma yürütmek zorunda olduğunu söyledi. Slijper ''Parlamento Hollanda'nın bu çok açık katkısı ile parlamenter soruşturmadan kurtulamaz'' dedi.

Hollanda Başbakanı Jan Peter Balkenende, geçtiğimiz mart ayında Liberal Parti milletvekili fred Teeven, Sosyalist Parti Milletvekilleri Harry Van Bommel ile Krista Van Velzen'in Hollanda'nın Kürtlere karşı kimyasal silahlarla yapılan saldırıların soykırım olarak tanınmasını reddetmişti.

Başbakanın reddi, Hollanda'nın Kürt katliamındaki rolunun kabul edilmesi durumunda doğacak milyarlarca dollarlık tazminatlardan kaçma olarak yorumlandı. Soykırım, uluslararası hukukta en büyük suç olarak tanımlanıyor.
BM gizli raporunun açıklanması ardından Hollanda hükümetinin Kürt katliamında oynadığı role ilişkin ne tür bir yaklaşım göstereceği merakla beklenirken, Hollanda'daki Kürtler ile örgütlerinin sert tepki göstermesi bekleniyor.

HOLLANDA BOSNA KATLİAMINDA DA ORTAK

Bosna Hersek'te 1995 yılının Temmuz ayında gerçekleşen katliam, İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Avrupa'da yaşanan 'en büyük etnik kıyım' olarak tarihe geçmişti. Birleşmiş Milletler'in 'güvenli bölge' ilan ettiği Bosna Hersek'in Srebrenitsa şehri, Hollandalı barış gücü askerlerinin kontrolüne verilmişti. Ancak hiçbir engelle karşılaşmadan kente giren Sırplar, çoğu erkeklerden oluşan 8 bin Müslüman'ı şehit etmişti. Bölgede görevli askerler, geçtiğimiz yıl 'Srebrenitsa Anıları' isimli bir kitap yazarak olaydan duydukları pişmanlığı dile getirmişti. Boşnakların kamyonlara doldurularak Sırplara teslim edildiğini anlatan askerler, koruma sözü verdikleri sivillerin, gözleri önünde katledildiğini belirtmişti.

Hollanda yönetimi bu konuda sorumluluk kabul etmezken, askerler, koruma sözü verdikleri Boşnak sivillerin gözleri önünde katledilmesinden duydukları pişmanlık ve utancı kitaplaştırmıştı. Önemli bir kısmı şahit oldukları olaylar nedeniyle psikolojik tedavi gören 600 askerden 171'inin açıklamaları "Srebrenitsa Anıları" adlı kitapla geçen yıl piyasaya çıkmıştı. Bu askerlerden biri olan Steve Van de Veer, kamyonlarla teslim ettikleri Boşnak sivilleri Sırpların nasıl katlettiğini şöyle anlatıyor: "Arka kasası Boşnak asıllı Müslüman insanlarla dolu bir kamyona bindik. Maksat bu masum Boşnak insanların Sırplar tarafından görülmesini engellemekti. Bağırmak ve ağlamaktan başka hiçbir şey yapamıyorlardı. Yolun yarısında 40 yaşlarında bir adam kamyona atladı. 'Her şey düzelecek." dedim. Birazdan 12-60 yaşları arası tüm erkeklerin kurşuna dizileceğini bilmiyordum. Ve durdurulan kamyondan indirilen Boşnaklar kurşuna dizildiler. Çok acı, çok acı, unutamıyorum o anı." Van de Veer, Hollanda'ya döndükten sonra olayın etkisinden kurtulamadığı için karısı ve çocukları tarafından terk edilmiş. Hollandalı asker, halen bir merkezde psikolojik tedavi görüyor. Manolo Serrano Yvan der Hoeven de olayın etkisinden hâlâ kurtulamayıp tedavi gören askerlerden. Hoeven, hissettiği suçluluk duygusunu, "Ölmek istiyordum. Masum insanları koruma sözü verdiğimiz halde bunu gerçekleştiremediğim için utanıyorum." sözleriyle ifade ediyor. Hollandalı asker hislerini hiç göndermediği bir mektupla Srebrenitsa çocuklarına ifade etmeye de çalışmış: "... Umarım bizi affedersiniz ve tüm suçu bize vermezsiniz. Umarım sizi düşündüğümde içimde oluşan acıyı duyarsınız. Sizi seviyorum."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*