Halk boğazından kesip taksitini ödemeye çalışıyor

Halk boğazından kesip taksitini ödemeye çalışıyor.14869
  • Giriş : 11.03.2008 / 15:14:00

Kuraklık tehdidinin sürdüğünü belirten Kopuz, gıda fiyatlarındaki artışın devam edeceğini söyledi

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Şemsi Kopuz, Türkiye'de ve dünyada gıda fiyatlarındaki artışın 2008 ve 2009'da devam edeceğine inandığını belirterek, ''Küresel ısınma tehdidi hala devam ediyor'' dedi.

''Gıda 2007 Envanterinin'' açıklandığı basın toplantısında konuşan
Kopuz, son yıllarda Türk gıda sektörünün büyük bir dönüşüm ve gelişim
sürecinin içine girdiğini, özellikle geleneksel üretimden teknolojik
üretime geçişin hızlanmasının burada en temel unsur olduğunu vurguladı.

Kopuz, ''Bugün, toplam imalat sanayimiz içerisinde dördüncü sırada
bulunan gıda ve içecek sanayimiz, ülke kalkınmamızın ve ihracatımızın
ana sektörlerinden biri haline gelmiştir'' dedi.

Kopuz, şunları kaydetti:

''Gerek Sanayicimizin, gerek akademisyenlerimizin, gerekse de karar
alıcıların, bugün en temel sorunu 'doğru ve güvenilir' verilere
ulaşamamaktır. Hepimiz ülke ekonomisi adına bir şeyler söylemeye
başladığımızda, dönüp dolaşıp mutlaka kayıt dışı ekonomiye geliyoruz.
'Kayıt dışı ekonomi ile mücadele edilmeli' diyoruz. Ama ne yazık ki
bugüne dek gerek makro ölçekte, gerekse de sektörel ölçekte kayıt dışı
ekonominin ülkemizdeki büyüklüğüne ilişkin net bir rakama ulaşmak mümkün
olmadı. Türkiye artık 'Türkiye'yi kayıt dışı ekonomi ayakta tutmaktadır'
mantığının arkasına saklanmaktan vazgeçmek zorundadır. Bu vergisini
ödeyen, sigortasını yatıran dürüst üreticiye yapılan en büyük
haksızlıktır.''

Kayıtlı olanı bile doğru dürüst bir araya getirilip analiz edilmediğini
söyleyen Kopuz, ''Dolayısıyla makro ölçekte kayıt dışı ile mücadele
ediyoruz derken, kayıtlı sanayiciye de yol gösterecek bir yol haritasına
sahip değiliz'' diye konuştu.

Kopuz, haksız rekabetin önüne ancak etkin bir kayıt dışıyla mücadele
yaklaşımı ile geçilebileceğini kaydetti.

-''TARIM VE SANAYİ ENTEGRASYONUNA YÖNELİK ÇALIŞMALAR SONUÇLANDIRILMALI''-

Şemsi Kopuz, Türk gıda sektörünün güvenilir ve yol gösterici bir veri
tabanının oturtulmasının, TGDF'nin olduğu kadar tüm paydaşların da en
temel önceliği olması gerektiğini kaydetti.

Bir an önce tarım ve sanayi entegrasyonuna yönelik çalışmaların
sonuçlandırılması gerektiğine inandığını söyleyen Kopuz, sektörün, yeni
gıda yasası çalışmasının henüz sonuçlanmaması, tarım-sanayi
entegrasyonunda yaşanan eksiklikler, kayıt dışının doğurduğu gıda
güvenliği ve denetimi gibi sorunlara rağmen, istikrarlı bir yükseliş
trendi içine girdiği, dünya piyasalarında rekabetçi bir yapıya kavuşması
sayesinde sürekli artan bir ihracat potansiyeline kavuştuğunu,
sektörümüzün önünü açacak, özelleştirmeden yeni gıda yasası ve AB
mevzuatına uyuma kadar bir çok yasal düzenlemenin bir an önce
gerçekleştirilmesini istedi.

-KÜRESEL ISINMA TEHDİDİ...-

Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Kopuz,
enflasyonda gıda ve içecek fiyatlarının getirdiği çok ciddi artış
olduğunu, 2008'de de ciddi tehditler beklendiğini söyledi.

Şemsi Kopuz, sektörün dış ticarette ihracat lehine artış veren yegane
sektörlerden biri olduğuna işaret ederek, tarım ve sanayi
entegrasyonunun yapılması halinde sektörün ihracatının 2015'e kadar 20
milyar dolara çıkacağını belirtti.

Türkiye'de su kaynaklarının iyi kullanılması, toprak reformunun
yapılması gerektiğini ifade eden Kopuz, ''Türkiye'de ve dünyada gıda
fiyatlarındaki artışın 2008 ve 2009'da devem edeceğine inanıyorum.
Küresel ısınma tehdidi hala devam ediyor. Tüm dünyada ve Türkiye'de bu
sıkıntı devam edecek. Tarımda dayanıklı kalemlerimizi seçip ona göre
planlama yapmalıyız'' dedi.

-''VATANDAŞ NİYE YEMEDEN İÇMEDEN KESİLDİ?''-

Perakendede son 2 aydır muazzam kampanyalar yaptıklarını söyleyen Kopuz,
''Vatandaş niye yemeden içmeden kesildi? Konuttan, taşıttan kredisi var.
Tasarruf kalemine gıda ve içecekten başlayayım diyor. Artık gündeme
ekonomi damgasını vurmalı'' diye konuştu.

Buğday fiyatlarındaki artışla ilgili olarak da Kopuz, ''Bu fiyat
artışının ekmek fiyatlarına bu denli yansımaması lazım. Yüzde 80
buğdayın fiyatının arttığı bir dönemde de fiyat ayarlaması yapılabilir''
şeklinde konuştu.

Kopuz, başka bir soru üzerine, sektördeki istihdam azalışının tarımdan
kaynaklandığını, iki senedir tarım kesiminde istihdamda sorun
bulunduğunu, şehirler için de ciddi potansiyel tehdit yaratan bu sorunun
giderilmesi gerektiğini kaydetti.

-''PAHALILIĞIN ANA NEDENİ ARILARIN TELEF OLMASI''-

Balparmak Yönetim Kurulu Başkanı Özen Altıparmak da, pahalılığın ana
nedeninin arıların küresel ısınma, kuraklık ve başka nedenlerle telef
olması ve bitkisel tozlanma yapamaması olduğunu öne sürdü.

Altıparmak, ''Dünyadaki ortalama üretim yüzde 25 azalmış, arıların
popülasyonunda da yüzde 25 azalma var. Türkiye'de 250 milyon dolar bal
üretimi var ama arıların bitkisel tozlaşma yapması nedeniyle tarımsal
üretime esas katkısı 5 milyar dolar. Tüm tarım sanayicilerinin
Türkiye'deki arıcıları desteklemesi lazım'' dedi.

-GIDA ENVANTERİ-

İlki geçen yıl hazırlanan, bu yıl AB gıda ve içecek sektörü verilerinin
de eklendiği ''Gıda 2007 Envanterine'' göre, gıda ve içecek ürünlerinin
dünya ihracatı, 2000-2006 döneminde yüzde 80 yükselme kaydederek 320
milyar dolara ulaştı.

AB'ye üye 27 ülkenin verilerine göre, gıda ve içecek sanayinin 2006 yılı
iş hacmi 2005 yılına göre yüzde 2,5 artarak 870 milyar avro olarak
gerçekleşti. AB dünya gıda ve içecek sanayi ticaretinde anahtar rol
oynuyor. AB'de gıda perakende pazarının 2010 yılında yaklaşık 1 milyar
210 milyon dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.

Fransa bugün en büyük pazar genişliğine sahip bulunurken, İngiltere'nin
2010 yılında 250 milyar dolar pazar büyüklüğü ile pazar lideri olması
bekleniyor.

AB'ye gıda ve içecek ithalatında Türkiye 6. sırada yer alıyor.

Türkiye'de gıda ve içecek sanayinde faaliyet gösteren işletmelerin
sayısı bu yıl Ocak ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4,5 artarak
23 bin 276 oldu.

Ocak 2007'de yaklaşık olarak 148 milyon ton olan gıda sanayi toplam
üretim kapasitesi de bu yıl Ocakta yüzde 14,6 azalarak 127 milyon tona
geriledi.

Geçen yıl Ocakta 11,3 milyar litre olan içecek sanayi üretim kapasitesi
ise bu yıl Ocak ayında, yaklaşık olarak 2 milyar litre artarak 13,3
milyar litreye yükseldi.

Ocak 2007 itibariyle yaklaşık 881 bin kişinin istihdam edildiği
sektörde, bu yıl Ocak ayı itibariyle istihdam edilen kişi sayısı
yaklaşık olarak 639 bine geriledi. Sektörde yüzde 27,5'lik istihdam
kaybı oldu.

Gıda Envanteri 2007'ye göre, gıda ve içecek sanayinde faaliyet gösteren
yabancı sermayeli firma sayısı 61. İlk sırada 15 firma ile Almanya
geliyor. Yabancı sermayeli firmalar 91 değişik alanda faaliyet
gösteriyor.

-TÜRKİYE GIDA GRUBUNDA AB'DEN YÜZDE 18 DAHA UCUZ-

37 ülkeyi kapsayan ve AB üyesi 27 ülkenin ortalaması 100 olacak şekilde
hesaplanan 2006 yılı gıda ve alkolsüz içecekler grubu satınalma gücü
paritesine göre, 37 ülke içerisinde fiyat düzeyinin en yüksek olduğu
ülke İzlanda.

Türkiye; sadece gıda grubunda AB'den yüzde 18 daha ucuz, sadece alkolsüz
içecekler grubunda AB'den yüzde 1 daha pahalı, gıda ve alkolsüz
içecekler grubunda yüzde 16 daha ucuz, alkollü içecekler grubunda yüzde
76 daha pahalı ve incelenen 37 ülke arasında 22. sırada.

Gıda Envanterine göre, gıda ve içecek sanayi üretici fiyatları küresel
ısınma ve kuraklığın da etkisiyle 2007 yılında çok daha yüksek değerlere
ulaştı. Gıda ve içecek sanayi üretici fiyatları 2006'da yüzde 3,84'ten
2007'de yüzde 12,73'e yükseldi.

2006 yılında toplam olarak yaklaşık 671,8 milyon YTL olan gıda ve içecek
sanayi ilk 25 il yatırım teşvik tutarı, 2007 yılında 876,3 milyon YTL'ye
yükseldi.

1996-2007 yılları arasında gıda ve içecek sanayi ihracatı yüzde 110,2
artarak 5,2 milyar dolara yükselirken, aynı dönemde Türkiye toplam
ihracatı yüzde 361,4 ve imalat Sanayi ihracatı da yüzde 391,9 oranında
arttı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious