Halkbank'tan sert açıklama geldi

Halkbank'tan sert açıklama geldi.13493
  • Giriş : 30.04.2008 / 12:33:00

Halkbank; ATV-Sabah Ticari ve İktisadi Bütünlüğünün TMSF'den satın alımında Turkuvaz Radyo Televizyon Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'ye kullandırılan 375 milyon ABD Doları tutarındaki proje kredisinin, ''kanunlara, kurallara ve bankacılık teamüllerine'' u

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Halkbank Genel Müdürlüğünden, konuya ilişkin AA'ya yapılan yazılı açıklamada, söz konusu kredinin, medyada yer alan bazı haberlerde iddia edildiği gibi 'telkin ya da yönlendirmelerle' değil, aksine tamamen ticari ve ekonomik değerlendirmeler sonucu verildiği vurgulandı.

Kamu bankalarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin 4603 sayılı kanun gereği, çağdaş bankacılığın ve uluslararası rekabetin gereklerine göre çalışmak zorunda olan Halkbank'ın, gerek ana sözleşmesinde gerekse diğer yasal mevzuatta kredinin açılışına ilişkin bir kısıtlamanın söz konusu olmadığı ifade edilen açıklamada, kredinin, Bankacılık Kanunu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) yönetmelikleri hükümlerine de tamamen uygun olduğu belirtildi.

-''İŞLEM, PROJE FİNANSMANIDIR''-

Proje finansmanının özünde, yatırımcı şirketin koyacağı öz kaynağın yanı sıra 'proje finansmanına konu varlıkların tamamının teminata alınması ve bu varlıkların yaratacağı gelirlerle, belirlenmiş vadede kredinin geri ödenmesinin' yattığına işaret edilen açıklamada, bu nedenle söz konusu işlemin bir ''proje finansmanı'' olduğuna vurgu yapıldı.

Açıklamada, söz konusu kredinin değişken faiz yapısı ve getirisi düşünüldüğünde, bankanın faiz riskini dengeleyici yönde etkide bulunduğu, bu nedenle kredinin son derece güçlü bir sermaye yapısı olan bankanın sermaye yeterlilik rasyosu üzerindeki etkilerinin oldukça sınırlı kaldığı belirtildi.

Halkbank'ın, Türkiye'nin ileri gelen gruplarına açtığı daha büyük kredi limitleri olduğuna işaret edilen açıklamada, bu büyük kredilerin içerisinde de, benzer satın alma işlemlerine konu edilmiş proje finansmanlarının bulunduğu hatırlatıldı.

-KREDİNİN VERİLME KOŞULLARI-

Açıklamada, söz konusu kredinin verilme koşullarıyla ilgili şu ifadelere yer verildi:

''Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, Bankamızın 8 Nisan 2008 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında ya da sonrasında, bu tarihten önce görevde bulunan Yönetim Kurulu üyelerinden hiç biri, görevinden ayrılmamış ya da değiştirilmemiştir. Halkbank Yönetim Kurulu, Turkuvaz Radyo Televizyon Gazetecilik ve Yayıncılık AŞ'ye kredi açılmasını oy birliğiyle karar altına almıştır.

Kredinin verilme koşullarına ilişkin detay bilgilerin bankamız tarafından açıklanması, Bankacılık Kanununun 'Sırların Saklanması' başlıklı 73. maddesinde yer alan hükümler doğrultusunda mümkün olmamaktadır. Söz konusu kredide; ödemesiz dönemin firmaya farklı bir avantaj sağlamadığı gibi, faiz oranı ve vadesinin bankamıza karlılık ve verimlilik sağlayacak şekilde belirlendiğini, yasalara, kurallara ve bankacılık teamüllerine uygun şekilde alınması gereken tüm teminatların alındığını belirtmek gerekir.

İhale bedelinin yaklaşık yüzde 32'sine tekabül eden 350 milyon dolarlık kısmı, satın alan şirket tarafından karşılanmış, geri kalan yüzde 68'lik kısmı proje finansmanına konu edilmiş, bunun da yarısı, diğer bir deyişle toplam ihale bedelinin yüzde 34'lük kısmı bankamız tarafından kredilendirilmiştir.''

-''ÇALIK GRUBU, ÖNEMLİ BİR MALİ BÜYÜKLÜĞE SAHİP''

Açıklamada, Çalık Grubunun yurt içindeki ana firması olan GAP Tekstil'in, en büyük ilk 500 firma listesinde 226. sırada yer aldığı ifade edilirken, şöyle denildi:

''Ayrıca Bursa ve Kayseri gibi iki büyük şehrimizin doğal gaz dağıtım işini yapması, Arnavutluk'ta faaliyet gösteren ve ortakları arasında dünyanın saygın finans kuruluşlarından Avrupa Yatırım ve Kalkınma Bankası (EBRD) ve Uluslararası Finans Kurumu'nun (IFC) da bulunduğu Banka Kombetare Tragtare'nin (BKT) çoğunluk hissesine sahip olması, ciddi kredibilite göstergeleridir. Yurt içi ve yurt dışı şirketleri konsolide edildiğinde önemli bir mali büyüklüğe ulaşan grup, Bankamız derecelendirme sisteminde de olumlu notlar almıştır.''

Söz konusu kredinin, 'proje finansmanı' kapsamında ele alındığı, geçmiş performansına dayanılarak baz alınan güncel faaliyetler ve geleceğe yapılan projeksiyon doğrultusunda fon yaratma kapasitesi ile borç ödeme gücüne göre olumlu değerlendirildiği kaydedilen açıklamada, ''Çalık Grubuna geçen medya organları, yıllardır sahiplik sorunu yaşamasına rağmen, marka değerini koruyan, marka değerini her geçen gün artıran ve fon yaratan tesisler olmaları nedeniyle, geri dönüşü yüksek bir projedir. Grubun, yaygın dağıtım ağı ve perakende zinciri nedeniyle, bankamıza dışsal getirilerinin ve sağlayacağı verimin de yüksek olacağı öngörülmektedir'' denildi.

-''ATV VE SABAH, BAĞIMSIZ KURULUŞLARCA İNCELENDİ''-
TMSF tarafından satışa konu edilen ATV ve Sabah ile ilgili olarak, gerek TMSF'nin fiyat belirlemesi sırasında Garanti Yatırım tarafından, gerekse söz konusu şirket ihaleye girmeden önce iki bağımsız yatırım şirketi tarafından inceleme yapıldığı belirtilen açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

''Ayrıca bu projenin finansmanı için, bankamız ve Vakıfbank hem birlikte hem de ayrı ayrı değerlendirme çalışmaları yapmıştır. Halkbankta 2005 yılından beri uluslararası danışmanlık şirketlerinin ve yatırım bankalarının da beğeni ve takdirlerini kazanmış kredi değerliliği ölçme ve derecelendirme modelleri kullanılmaktadır. Verilen tüm krediler, pazarlama ve kredi kadroları haricindeki proje değerlendirme kadroları tarafından hazırlanan, objektif kriterler içeren reyting raporları baz alınarak değerlendirilmektedir.

Medya sektörü, bankaların kredilendirmediği ve bilmediği bir sektör olmadığı gibi, sektörün nakit akışları ve fon yaratma imkanları da incelenerek değerlendirme yapılmıştır.''

-DÜNYA BANKASINDAN SAĞLANAN FONLAR KONUSU

Turkuvaz Radyo Televizyon Gazetecilik ve Yayıncılık AŞ'ye açılan kredinin, 'Dünya Bankasından sağlanan fonlarla' ilişkilendirilmesinin ise son derece yanıltıcı olduğu ifade edilen açıklamada, ''Bankamızca, Dünya Bankasından KOBİ'lerin yatırım ve/veya işletme sermayesi ihtiyaçlarının finansmanı amacıyla 100 milyon avro kaynak temin edilmiştir. Söz konusu kredi programı kapsamında, bugüne kadar 138 firmaya 91 milyon 376 bin 930 avro tutarında kredi kullandırılmış olup, işlem bazında Dünya Bankasına raporlama yapılmaktadır. Program ayrıca, Dünya Bankası tarafından düzenli aralıklarla denetlenmektedir. Dolayısıyla Dünya Bankası ve başka uluslararası kuruluşlardan KOBİ'lerin finansmanına yönelik temin edilen fonların başka amaçlarla kullandırılabilmesi, teknik olarak mümkün değil'' görüşü aktarıldı.

-DİNÇ BİLGİN'İN TAKİP BORCU-

Bu arada Dinç Bilgin'in sahibi olduğu şirketlerin, 2001 yılı öncesinde Halkbank'tan kullandıkları kredileri geri ödeyemeyince yasal takibe uğradıklarına dikkat çekilen açıklamada, yasal takip sonucunda önemli tahsilatlar yapıldığı, ATV-Sabah İktisadi ve Ticari Bütünlüğü'nün satışının tamamlanmış olmasının, Halkbank'ın kalan alacaklarını tahsil etme imkanını artırdığı belirtildi.

Açıklamada, ''Dinç Bilgin grubu takip borçları ve Turkuvaz Radyo Televizyon Gazetecilik ve Yayıncılık A.Ş'ye açılan kredi dışında, Sabah ve ATV şirketlerine yönelik, herhangi bir kişi veya gruba açılmış ve kullandırılmış bir kredi bulunmamaktadır'' şeklinde ifadelere yer verildi.

-''HALKBANK, TÜRKİYE'NİN İLK VE ÖNCÜ KOBİ BANKASI''

Halkbank'ın kurulduğu günden bugüne öncelikli hedefinin, esnaf ve sanatkarlar ile küçük işletmelerin kredilendirilmesi olduğu ve bu özelliğinden taviz vermeyeceği belirtilen açıklamada, bazı basın organlarında belirtildiği gibi, KOBİ'ler ile esnaf ve sanatkara kredilendirme konusunda zorluk çıkarılmasının söz konusu olmadığı, aksine bu kesime her türlü desteğin sağlandığı bildirildi.

Bugüne kadar bankanın toplam kredilerinin yüzde 50'yi aşan kısmının KOBİ'lere tahsis edildiği, yaklaşık yüzde 25'inin direkt olarak esnaf ve sanatkarlara kullandırıldığı kaydedilen açıklamada, Halkbank'ın, bu özelliği ile 70 yıldır liderliğini sürdürdüğü, diğer özel bankalara öncülük ettiği, çağdaş bankacılığın gerektirdiği şekilde kurumsal ve bireysel bankacılık alanlarında da verimli bir şekilde faaliyet gösterdiği, Türkiye’nin ilk 1000 firmasının yüzde 65'i ile aktif olarak çalıştığı bildirildi.

Açıklamada, Halkbank'ın, mali yapısı itibariyle 2002 yılı öncesinin bankası olmadığı ve olmayacağı belirtilerek, şöyle denildi:

''2001 yılı başında yetersiz bütçe imkanları nedeniyle ödenemeyen görev zararları, bankayı piyasadan kısa vadeli olarak borçlanmaya itmişti. Söz konusu görev zararı rakamı bilanço toplamının yüzde 65'ine tekabül ediyordu ve o zamanın parasıyla toplam 7 katrilyon lira piyasalardan, çoğunlukla da özel bankalardan gecelik, haftalık vadelerde borçlanılarak bankanın likidite açığı kapatılabiliyordu.

O dönemlerden bu güne Halkbank mali yapısı tamamen değişmiş, likiditesi artmış, finansal aracılık fonksiyonu olan kredilendirme benimsenmiş ve tüm bunlar yapılırken likidite rasyoları kuvvetlendirilmiştir. Halkbank şu aşamada sektörde en likit bankalardan biri olup, sahip olduğu likidite fazlası yerli ve yabancı muhabir bankalara plase edilmektedir. Halkbank'ın son derece tabana yaygın bir mevduat yapısı bulunmakta olup, aktif-pasif vade uyumsuzluğundan kaynaklanabilecek herhangi bir sorunu söz konusu değil.''

-''LİKİDİTE RASYOLARI, ALT SINIRLARIN OLDUKÇA ÜZERİNDE''

Kaldı ki Türkiye'de benzer işlemlerde, 12-15 yıla varan vadelerin mümkün olabildiğine işaret edilen açıklamada, devamla şöyle denildi:

''BDDK'nın belirlemiş olduğu ve yakından takip ettiği likidite rasyoları da, bankamızda alt sınırların oldukça üzerinde seyretmektedir. Önümüzdeki kısa süre içerisinde menkul kıymet portföyünde yer alan kıymetlerin itfası sonrasında, yabancı para ve YTL likidite daha da artacaktır. Bu durumda, oluşan fonlamanın reel ekonomiye kaynak olarak aktarımı bir anlamda zorunlu hale gelmektedir. Aksi takdirde kamu menfaatine ters şekilde bankanın küçültülmesi veya verimlilik-karlılıktan fedakarlık edilmesi söz konusu olmaktadır.

Son 5 yılda aktif/kredi kalitesini iyileştirme itibariyle büyük bir ivme yakalayan Halkbank, kredilerini 40 kat artırmıştır. Sorunlu kredilerin toplam kredilere oranı 2002 yılında yüzde 95 iken 2007 yıl sonu itibariyle yüzde 5,4 seviyesine gerilemiştir.''

-''BANKAMIZ YASAL HAKLARINI KULLANACAKTIR''-

Halkbank'ın 'yüzde 25'inin' halka açık ve bağımsız denetiminin yanı sıra yasal denetimi de yapılan bir banka olduğuna vurgu yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

''Turkuvaz Radyo Televizyon Gazetecilik ve Yayıncılık AŞ'ye açılan kredi ile ilgili olarak, gerçeği yansıtmayan bazı yorum ve haberler Bankamızın gerek kamuoyu gerekse yerli ve yabancı yatırımcılar nezdindeki olumlu imajını etkilemeye yönelik olup, bu tür yorum ve haberler yapılırken Bankacılık kanununun 74. maddesinde belirtilen hususlara dikkat edilmesinin gerektiğini belirtmek isteriz.

Aksi takdirde bankamızın itibarına zarar verebilecek asılsız, mesnetsiz ve yalan haberleri yapanlar karşısında Bankamız yasal haklarını kullanacaktır.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious