Halkın gündeme bakışı nasıl?

Halkın gündeme bakışı nasıl?.15862
  • Giriş : 15.10.2008 / 17:45:00
  • Güncelleme : 15.10.2008 / 18:15:12

Siyasetin yönünü belirleyen konularda halk ne düşünüyor?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


TÜRKİYE'DE SİYASAL DURUM ARAŞTIRMASI -EKİM 2008

TERÖR, EKONOMİK KRİZ VE YOLSUZLUK- ARAŞTIRMA GRUBU

Prof. Dr. Özer SENCAR Dr. Sıtkı YILDIZ

AMAÇ

Bu araştırmanın temel amacı; son bir ayda yaşanan terör saldırısı, global ekonomik kriz ve yolsuzluk iddiaları hakkında halkın görüş ve beklentilerini ölçmektir.

Ayrıca; diğer gündem konularından; ABD'deki başkanlık seçimi, Başbakan-Aydın Doğan tartışması, Deniz Feneri Davası, Kılıçdaroğlu-Fırat tartışması ve Ergenekon Davası zanlılarının TSK adına ziyaret edilmesi gibi konular irdelenmiştir. Diğer taraftan, her ay olduğu gibi bu ayda da hayattan memnuniyet, Türkiye'nin gidişatı, en beğenilen ve güvenilen lider ile siyasi partilerin oy potansiyelleri gibi konular da ölçülmeye çalışılmıştır.

YÖNTEM

Araştırma, kantitatif araştırma tekniklerinden “CATI yöntemi“ (telefonla görüşme) kullanılarak uygulanmıştır.

Örneklemde belirlenen illerin il merkezleri, ilçeleri ve köylerine ilişkin var olan bütün telefon numaraları ayrı ayrı havuzlarda toplanmış ve bu havuzlardan örneklem sayısı kadar telefon numarası tesadüfi olarak bilgisayar programı yardımıyla çekilmiştir.

* Hazırlanan anket formundaki sorular, deneklerle bilgisayar destekli, online veri toplama mimarisi ile telefonla bire bir görüşülerek doldurulduktan sonra, döküm ve kodlama işlemleri tamamlanmış, bulgular bilgisayar analizine tabi tutulmuştur. Bilgisayar analizinden sonra elde edilen veriler tablolaştırılmış ve tabloların yorumunu içeren bir sonuç raporu hazırlanmıştır.

Araştırma;

Adana, Ağrı, Ankara, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kastamonu, Kayseri, Kocaeli, Konya, Malatya, Manisa, Mardin, Mersin, Ordu, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon, Van, Zonguldak ve Kırıkkale'yi içeren 30 ilin merkez ilçe/ilçeleri, diğer ilçeler ve köylerinde (kent-kır nüfusu) 08-12 Ekim 2008 tarihleri arasında toplam 1582 kişi yapılmıştır. Araştırma cinsiyet, yaş, il ve illerdeki merkez ilçe/ilçeler, taşra ilçeleri ve köy kotaları uygulanarak, 0,95 güven sınırları içinde +/- 2,5 hata payı ile gerçekleştirilmiştir.

HAYATTAN MEMNUNİYET VE YAŞAMA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

Hayattan Memnuniyet:

Araştırmaya katılanların %63,9'unun hayatından memnun olduğu, %29,9'unun ise memnun olmadığı belirlenmiştir. Eylül 2008'de %58 olan memnuniyet oranı %6 civarında, %24,3 olan memnuniyetsizlik oranı ise %5,6 civarında artışlar göstermiştir. Yaşanan tüm olumsuz olaylara rağmen memnuniyet oranında son 6 aydır kademeli olarak artış gözlenmesi ilginç olduğu kadar Türk halkının direncini ve sabrını da göstermesi açısından önemlidir. Global ekonomik krizin etkilerinin kişilerin özel yaşamlarına henüz etkilememiş olması ve terör olaylarında meydana gelen kayıplara karşı kişisel duyarlılıkların çabuk kaybolması hayattan memnuniyeti henüz etkilememiştir.

HAYATTAN MEMNUNİYET VE YAŞAMA İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER

Türkiye İyiye mi Kötüye mi Gidiyor?

Hayattan memnuniyet oranında her ay kademeli bir artış gözlenmesine rağmen, geçen ay halkın %49,1'i Türkiye'nin durumunun iyiye gittiğini düşünmekte iken bu ay dramatik bir şekilde bu oran %24,9'a gerilemiştir. Benzer şekilde, Türkiye'nin iyiye gitmediğini düşünenlerin oranı ise geçen ay ki oran olan %45,2'den %70,2'ye yükselmiştir. SP'li seçmenlerin dışındaki başta CHP ve MHP'li seçmenler olmak üzere bütün seçmen gruplarının yarısından fazlası Türkiye'nin kötüye gittiği endişesini taşımaktadır. Nisan ayından bu yana ölçülen en yüksek orandaki kötümserlik duygusunun son bir ay içerisinde yaşanan terör olaylarındaki büyük tırmanış, yolsuzluk olayları çevresinde yaşanan siyasi tartışmalar ve global krizin yavaş yavaş hissedilmesine bağlanabilir. İktidar partisine oy verdiğini söyleyen seçmenlerin bile yarısından fazlasının gelecek konusunda endişe belirtmesi dikkatle incelenmesi gereken bir durumdur.Ayrıca, kadınların erkeklere göre, çiftçiler ile ev hanımlarının diğer meslek gruplarına göre ve en alt gelir grubuna (0-500 YTL) mensup olanların diğer gelir gruplarına göre Türkiye'nin gidişatı konusunda daha karamsar oldukları anlaşılmaktadır.

PKK TERÖRÜ

Şemdinli Saldırısında Güvenlik Güçlerinin İhmali Var mı?

Aktütün Karakolu'na gerçekleştirilen saldırı sonrasında güvenlik ihmali olup olmadığı yönündeki spekülasyonlar ilk kez medya tarafından yüksek sesle dile getirilmiştir. Ekim ayının başlarında gündeme oturan Şemdinli Aktütün Karakolu'na gerçekleştirilen terörist saldırı araştırmamıza da damgasını vurmuştur. Askeri teknik ve stratejik bir konu olmakla birlikte halkın yarıdan fazlası (%51,4) PKK'nın Şemdinli'deki Aktütün Karakolu'na yaptığı son baskında güvenlik güçlerinin bir ihmali veya kusuru olduğuna inanmaktadır. Saldırıda güvenlik güçlerinin bir kusuru veya ihmali olmadığına inananların oranı ise %32,7'dir. Bu sonuç, halkımızın her zaman yüksek sevgi ve güvenini belirttiği TSK tarafından iyi değerlendirilmesi gereken bir durumdur.

Türk Silahlı Kuvvetleri PKK Terörüne Karşı Başarılı mı?

200-300 civarında terörist bir grubun sınırı aşarak bir karakola saldırması ve onlarca şehit ve büyük zayiat verdirmesi kamuoyunda infiale neden olmuştur. Bu son saldırı ile yeniden ama daha yüksek sesle TSK'nın PKK ile mücadele stratejileri medya üzerinden tartışmaya açılmıştır. Nasıl olurda bu kadar çok sayıda terörist bir grup güpe gündüz büyük bir saldırı gerçekleştirebilir gibi temel bir soru üzerinden TSK bir takım eleştirilere maruz kalmıştır.

Halkın %56,4'ü TSK'nın PKK ile mücadelede başarılı olduğunu düşünürken, bu görüşe karşı olanların oranı %21,6'dır. TSK'yı ne başarılı ne de başarısız bulanların oranı ise %19,3'tür. Bütün ölçümlerde halkın %90'ına yakınının güvendiğini belirttiği TSK'nın terörle mücadelede başarı oranının dikkatle incelenmesi gerektiğini düşünüyoruz.

Türk- Kürt Çatışması İhtimalini Görüyor musunuz?

Araştırmaya katılanların %39,6'sı Türkiye'de bir Türk-Kürt çatışması ihtimalinin olduğuna inanmaktadır. Bizce bu oran azımsanmayacak kadar büyük bir orandır. Aynı zamanda bir iç savaş anlamına da gelen olası Türk-Kürt çatışmasının önlenmesi için başta siyasi olmak üzere ekonomik, kültürel, sosyal ve askeri tedbirlerin cesaretle ve hızla alınması gerekmektedir. Her ne olursa olsun bugün için bir Türk-Kürt çatışması ihtimalini uzak görenlerin oranı ise %54,7'dir.

Hükümet PKK ile Mücadelede Başarılı mı?

Terörle mücadele askeri tedbirlerden daha önce siyasi ve sosyo-ekonomik boyutu olan çok yönlü bir meseledir. 25 yıldır terörle mücadele sürecinde harcanan ve resmi kaynaklarca açıklanan maddi ve manevi kaynaklar Türkiye'nin 1. sınıf devletler seviyesine çıkmasına yeterli değerdedir. Pek çok hükümetin ve askeri kadronun mücadele etmesine ve hatta örgüt liderinin yakalanmasına rağmen PKK terörünün bitirilememesi veya asgari seviyeye çekilememesi halk nazarında da tepki ile karşılanmaktadır. Halkın %37,8'i mevcut hükümeti PKK ile mücadelesinde başarılı bulurken, %35'i başarısız bulmaktadır. Son seçimlerde AKP'ye oy verdiğini belirtenlerin de %19'u mevcut hükümeti terörle mücadelede başarısız bulmaktadır.

GLOBAL EKONOMİK KRİZ VE ETKİLERİ

Mc Cain mi Obama mı?

Önümüzdeki ay ABD'de yapılacak olan başkanlık seçimi, Amerika'nın seçimi olmasının ötesinde tüm dünyayı ilgilendiren bir seçimdir. Yeni seçilecek başkanın ve ekibinin politikaları ABD'ye olduğu kadar aynı zamanda dünyaya da şekil vermesi açısından önemlidir.

Türk halkının %39,8'i Obama'nın,%14,1'i ise Mc Cain'in kazanmasını arzu ettiği belirlenmiştir. Her ikisinin de kazanmasının kendisi için bir önemi olmadığını belirtenlerin oranı ise %17,7'dir.

ABD Bu Kriz Sonunda Gücünü Yitirir mi?

ABD kaynaklı son büyük küresel ekonomik kriz, tüm dünyayı sarmakta ve etkisi uzun yıllar devam edeceğe benzemektedir. Bazı ekonomist ve stratejistler, bu krizle birlikte ABD'nin artık tek başına süper güç olamayacağını, ekonomik ve siyasi olarak gücünü yitireceğini varsaymaktadırlar. Halkın büyük çoğunlu (%63,6) da bu görüşe katılmaktadır. Yine halkın %31,6'sı ise bu büyük finansal krize rağmen dünyada hala ABD'nin tek süper güç olarak kalmaya devam edeceğini düşünmektedir.

ABD'nin Zayıflaması İyi mi Kötü mü?

ABD'nin ekonomik olarak zayıflaması ve mevcut siyasi gücünü yitirmesi halinde gerek Türkiye için gerekse de tüm dünya için yeni siyasal ve ekonomik senaryolar gündeme gelecektir. Başta Ortadoğu olmak üzere dünyanın hemen her bölgesi yeniden şekillenecek ve yeni güç dengeleri kurulacaktır. Olası yeni dünya düzeni bazılarına göre bir kaos bazılarına göre ise daha adil bir dünyanın başlangıcı olacaktır.

Araştırmaya katılanların yarıdan biraz fazlası (%53,2) ABD'nin dünya gücünü yitirmesi halinde iyi şeyler olacağına inanırken, ABD'nin gücünü kaybetmesi durumunda kötü şeyler olacağını düşünenlerin oranı ise %38'dir. Parti farkı olmaksızın tüm seçmenlerin, erkek katılımcıların, genç yaştaki katılımcıların, yüksek eğitimlilerin ve yüksek gelir sahibi kimselerin yarıdan daha fazlası, ABD'nin gücünü yitirmesi halinde iyi sonuçlar ortaya çıkacağına inanmaktadır.

ABD Irak'tan Çekilirse Türkiye'ye Yarar mı?

ABD'nin ekonomik olarak zayıflaması ve mevcut siyasi gücünü yitirmesi durumunda Irak işgalinden vazgeçmesi ve geri çekilmesi halinde Ortadoğu'nun dengeleri değişecek ve bölge yeni bir düzen arayışına girecektir. Bu aşamada halkın %76,8'i böyle bir durumun Türkiye için olumlu sonuçlar doğuracağına, %12,3'ü ise olumsuz sonuçlara yol açacağına inanmaktadır.

İran Bölgede Güçlenirse?

ABD'nin Irak ve Ortadoğu'dan çekilmesi durumunda bölgenin en güçlü devletlerinden biri olan İran'ın daha da güçlenmesi Türkiye'nin dış siyasetini de yakından ilgilendirmektedir. Halkın %49'u böyle bir durumun Türkiye için iyi olacağını, %36,1'i ise kötü olacağını düşünmektedir. Anlaşılan o ki, Ortadoğu bölgesinde İran'ın hakimiyetini artırması halkın yarıya yakını tarafından olumsuz bir gelişme olarak algılanmamaktadır.

ABD Kökenli Ekonomik Kriz Türkiye'yi Nasıl Etkiler?

ABD'de başlayan ve domino etkisi yaparak tüm dünyayı az veya çok etkileyen küresel ekonomik kriz Türkiye'yi de şimdilik az olmak kaydıyla etkilemektedir. Krizin etkisi ilerde artar mı artmaz mı, krizden karlı mı çıkacağız zararlı mı çıkacağız gibi soruların cevabı ileriki zamanlarda netleşecektir.

Araştırma bulgularına göre; ABD'de başlayan bu ekonomik kriz “Türkiye'de ciddi bir sarsıntıya neden” olur diyenlerin oranı %24,8'dir. Bu krizin “Türkiye'yi etkileyeceğini ama üstesinden gelinebileceğini” düşünenlerin oranı da oldukça yüksektir (%57,7). Dolayısıyla etkilerinin henüz yeterince hissedilmediği bir zamanda bile halkın %82,5'i gibi büyük bir çoğunluğu gelen krizden endişe duymaktadır. Krizden endişe duymayanların oranı ise sadece %14,7'dir.

Kim Haklı?

Siyasi bir aktör olan Başbakan ile Türkiye'nin en büyük medya grubu başkanı ve işadamı Aydın Doğan arasında yaşanan ve şimdilik sakinleşen tartışma (halk jürisi tarafından) değerlendirildiğinde halkın %42'si Başbakan'ı haklı görürken, %19,6'sı da Aydın Doğan'ı haklı görmektedir. %5 civarında AKP'li seçmen Aydın Doğan'ı, %10 civarında CHP'li seçmen de Başbakan'ı bu tartışmada haklı görmüştür. Bu tartışmada taraf tutmayıp, her ikisini de haksız görenlerin oranı ise %11,3 olarak tespit edilmiştir.

Başbakan'ın Doğan Grubu Medyasına Karşı Boykot Çağrısı

Başbakan'ın kendi partisine oy verenlere “Aydın Doğan'ın sahip olduğu medya grubunun gazetelerini almayın, evinize sokmayın” şeklinde bir boykot çağrısı yapması halkın büyük bir kesimi (%64,9) tarafından tasvip edilmemiş ve “yanlış” bulunmuştur. Başbakan'ın bu çağrısını AKP'li seçmenlerin %43,9'u desteklememektedir. Başbakan'ın bu boykot çağrısını destekleyenlerin oranı ise toplamda 24,8'de kalmıştır. Araştırmaya katılanların eğitim seviyeleri arttıkça Başbakan'ın boykot çağrısını destekleyenlerin oranları da buna paralel olarak azalmaktadır.

Aydın Doğan Medyasına Güven

Başbakan'ın Aydın Doğan medyasına karşı boykot çağrısı halktan beklediği desteği görmemiş olsa da, halkın %51,9'u “Aydın Doğan'ın sahibi olduğu medya grubunun yayınlarına genel olarak güvenmediğini” belirtmiştir. En yüksek güvensizlik oranı Saadet Partililer ve AK Partililer arasından çıkmıştır. Bu grubun yayınlarına güvenenlerin oranı ise %34,1'dir. Genç Partili ve CHP'li seçmenler diğer partililere göre Doğan Grubu medyasına daha yüksek oranlarda güvenmektedirler.

Türkiye'de Medya Tarafsız mı?

Medyanın tarafsız olması ve basın etik ilkelerine uyması evrensel bir kural olarak yüzyıllardır var olan bir ilkedir. Türkiye'de de sıkça tartışılan medyanın tarafsızlığı konusu Başbakan-Aydın Doğan Çatışması ile bir kez daha gündeme gelmiştir. Buna göre halkın büyük bir kesimi (%73,9) genel olarak “Türk medyasının taraflı yayın yaptığını” düşünmektedir. Medyanın tarafsız olduğunu düşünenlerin oranı ise yalnızca %20,7'de kalmıştır.

Kılıçdaroğlu-Fırat Tartışması-1

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun, AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat hakkındaki yolsuzluk ve uyuşturucu kaçakçılığı iddialarını inandırıcı bulanların oranı %29,6 iken, bu iddiaları inandırıcı bulmayanların oranı %51,3'tür. AKP'li seçmenlerin %14,6'sı kendi genel başkan yardımcıları hakkındaki bu iddiaları inandırıcı bulurken, CHP'li seçmenlerin %24,6'sı kendi partilerine mensup üst düzey bir yöneticinin iddialarını inandırıcı bulmadıklarını ifade etmiştir.

Kılıçdaroğlu-Fırat Tartışması-2

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun iddialarına karşın AKP Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat'ın yaptığı açıklamalardan ikna olanların oranı %21 iken, bu açıklamalardan ikna olmadığını belirtenlerin oranı da %58,2'dir. Bu ikili arasında yaşanan polemik ve tartışmalardan halkın kafasının karışmış olduğu ve tartışmaların olayın özünün anlaşılmasına bir katkıda bulunmadığı anlaşılmaktadır. Ancak Kılıçdaroğlu'nu inandırıcı bulanların oranı Fırat'a göre daha yüksek olmuştur.

Son Zamanlarda Başbakan'ın Üslubu

Başbakan'ın son zamanlardaki konuşma tarzı ve siyaset üslubunun “çok sert” olduğunu ve bunu onaylamadığını düşünenlerin oranı %47,5'tir. Başbakan'ın üslubunu “normal” bulanların oranı ise %48'dir. Başbakan'ın üslubu konusunda halk yarı yarıya karşı görüşleri paylaşmış gözükmektedir.

AK Parti Hükümetleri Yolsuzluklarla Mücadele Ediyor mu?

Başbakan'ın yolsuzlukla mücadele politikası çerçevesinde ısrarla meydanlarda dillendirdiği “tüyü bitmemiş yetimin hakkını yedirmeyeceğiz” şeklindeki söylemi biraz demode olsa da, AK Parti hükümeti ve Başbakan yolsuzluklarla mücadele konusunda benzer vurguyu farklı şekillerde yapmaya devam etmektedir.

Ancak halkın yarıdan biraz fazlası (%51,5) AKP hükümetlerinin yolsuzluklara karşı etkin bir şekilde mücadele ettiğine inanmamaktadır. Buna karşılık bu mücadelenin etkin bir şekilde verildiğine inananların oranı ise %43,4'tür. AKP'li seçmenlerin de %28,8'i bu mücadelenin etkin biçimde verilmediğine inanmaktadır.

TSK Adına Ergenekon Ziyareti-1

Kamuoyunda Ergenekon Davası zanlılarına moral verme şeklinde yorumlanan ziyaretin halk tarafından nasıl algılandığı ve tasvip edilip edilmedi araştırıldığında, katılımcıların yaklaşık yarısı (%49,7) bu ziyareti “doğru” bulmuştur. Halkın %35,8'i ise “yanlış” bulmuştur.

TSK Adına Ergenekon Ziyareti-2

“Ergenekon Davası sanığı olan iki emekli orgeneralin Türk Ordusu adına cezaevinde ziyaret edilmesi yargı sürecini olumsuz etkiler” diyenlerin oranı (%42,9) ile etkilemez diyenlerin oranı (%42,2) birbirine çok yakındır. Ancak %42,9'luk bir kitle bu ziyaretin yargıyı olumsuz etkileyeceği endişesini taşımaktadır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

HABER7

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*