Hamza Yerlikaya neden pişman?

Hamza Yerlikaya neden pişman?.15954
  • Giriş : 08.12.2008 / 12:24:00
  • Güncelleme : 08.12.2008 / 12:26:15

"Bugün bakıyorum bana çok cahilce geliyor" diyen Asrın Pehlivanı Hamza Yerlikaya, bir Ermeni güreşçiye karşı sergilediği tavırdan bugün pişmanlık duyduğunu söyledi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Güreşte İki Olimpiyat, 3 Dünya ve 8 Avrupa Şampiyonluğunu kazanmış ve bu başarıları sonucunda ''Asrın Sporcusu'' unvanını elde etmiş olan Sivas Milletvekili Hamze Yerlikaya, ''Güreşe başlamam babam sayesinde oldu. İyi ki başlamışım. Türkiye için ciddi işler yaptığıma inanıyorum'' dedi.

Hamza Yerlikaya, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki odasında AA muhabirine yaptığı açıklamada, spora başlamasındaki en büyük desteğin babasısından geldiğini belirterek, ''Babamın eskiden güreş yapmış olması, güreşi çok seviyor olması, beni güreşe yönlendirdi. Ama tabi maddi olanaksızlardan dolayı bazı şeyler içinde ukde kalmıştı. Kendi içindeki ukdeyi, bizim üzerimizden giderme amacı vardı. 9 yaşında başladım güreşe. İyi ki de başlamışım. Türkiye için ciddi işler yaptığım inancındayım'' diye konuştu.

Yerlikaya, başarılı olmasında en büyük etkenin, işini ciddiye alarak, büyük bir özveriyle çalışması olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu:

''Ben işimi çok ciddiye alırım. Bugün olduğu gibi yani milletvekilliğimdeki gibi, spordaki hayatımda da herşeyi ciddiye alırım. İnandığım davada çok çalışırım. Azim ve kararlılıkla çalışırım. Ben çalışırdım. Çalıştığım kadar da özverili, kendi hayatıma çok ciddi şekilde önem ve özen gösterirdim. Çünkü yapmış olduğun işin sorumluluğunun farkında olmak çok önemli. Şahsına münhasır bir insan olarak hayatı devam ettirmezdim. Türkiye Cumhuriyeti halkının, devletinin, arkamızda olduğu inancıyla bu inanç ve güvenle çalışırdık. Ülkemize katkı sağlamaktan çok mutluluk duyduk. Yani dolu dolu bir 20 sene geçirdik. Çalışmanın sonunda başarı geleceğine inanıyordum. Herkesin yattığı vakitlerde ben idman yapıyordum. Herkesin gezdiği dönemlerde ben idman yapıyordum. Yani öyle bir gençlik anlayışımda olmadı benim. Sadece spora, ülkeye, millete, bayrağa, devlete hizmetle geçti benim hayatım. Onun için devletin ne olduğunu, devletçiliğin ne olduğunu, milletin ne olduğunu, milliyetçiliğin ne olduğunu ben çok iyi bilirim. Çok da iyi anlarım. En büyük getirisi de şeref, onur ve haysiyet oldu. Yapmış olduğumuz başarılar, mücadeleler hem haysiyetimizi, hem şerefimizi, hem de onurumuzu güçlendirdi. Bu da bize alabileceğimiz en büyük ödül. Ben bundan büyük ödül de zaten beklemem.''

-ERMENİ RAKİBİNİ PODYUMUN ALTINA ATTI-

Sivas Milletvekili Yerlikaya, böylesine büyük başarılara imza atarken, bir çok ilginç anısı da olduğunu vurgulayarak, Ermeni rakibiyle olan anısını şöyle dile getirdi:

''Yıl 95'miydi, 96'mıydı, bir Avrupa Şampiyonası'nda, o zamanlar Türkiye ile Ermenistan ilişkileri çok gergin. O zamanlar bizim kanımızın da hızlı aktığı dönemler. Bir Ermeniyle maçımız oldu. Ermeniyi minderden, podyumun altına doğru kasti bir şekilde atmıştım. Bugün bakıyorum bana çok cahilce geliyor. Spor gerçekten dostluk, kardeşlik, birleştirici unsur. Yani kinle nefretin olmaması gereken, ama mücadele olacak, mücadele her safhasında olacak, ancak ideolojik tavır ve davranışların olmaması bence daha makul ve kalıcıdır diye düşünüyorum.''

-SPOR VE SİYASETİN ORTAK YANI-

Spor ve siyasetin kendisi için hayatın bir parçası olduğunu söyleyen Yerlikaya, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Hala da spor yapıyorum. Sporun da siyasetle birbirine benzeyen noktası, özel hayatın olmuyor. Özel hayatın zor oluyor. Çünkü hayatının büyük bir zamanını kamplarda geçiriyorsun, ordan arta kalan zamanı yurt dışında geçiriyorsun. Çok ciddi bir problem. Spor camialarında aslında bu biraz daha geliştirilebilir. Sporcular kısır döngüden biraz daha aktif bir hayata getirilebilir ki, bizim son zamanlardaki Meclis çatısı altında yapmış olduğumuz çalışmalarda buna delalettir. Sporcuları sadece bir hedefe değil, hem bir aile reisi, hem topluma faydalı bir insan, hem de sporda başarılı bir konuma gelmesi için Parlamentoda çok ciddi çalışmalar var.''

-BAŞBAKANIN SPORA KATKISI-

Dünya güreş literatüründeki yerini alan Sivas Milletvekili Hamza Yerlikaya, ''Tarihinde hiç olmadığı kadar, Parlamentoda sporla ilgili yasaları geçirmek için ciddi bir gayret var ki, büyük bir kısımını geçirdik'' dedi.

Yerlikaya şöyle devam etti:

''Bugün onlar daha rahat etsinler. Sporculara daha güzel ortamlar sağlasınlar diye, Devlet Sporculuğu unvanı verildi ve maaş bağlandı, 40 yaştan sonrasına. Gençlere kadro verdik. Antrenörlük ve yöneticilik bölümünü bitirmişler, spor uzmanı olarak atanıyor. Yönetmelikler çıktı. Beden Eğitimini bitirmişlere, öğretmen olarak kadrolar veriyoruz. Sözleşmeli antrenör olarak bütün branşlarda başlatıyoruz. Sayın Başbakanımız bugüne kadar götürmüş olduğumuz hiçbir projeye de 'hayır' demedi. Bunun altında yatan temel neden, kendisinin sporcu kişilikte olması, sporu çok sevmesi. Sporun Türkiye'de güzel noktalara gelmesi için çok ciddi çalışmalar var. Yani spora bayağı yatırım yapıyoruz.''

-PEKİN OLİMPİYATLARINA KATILMAMA NEDENİ-

Milletvekili olduktan sonra 2008 Pekin Olimpiyatları'na katılmaktan son anda vazgeçmesini ise Hamza Yerlikaya şöyle dile getirdi:

''Şimdi tabi orda bir grup dedikodularda çıktı. 'Milletvekili olduktan sonra rehavete kapıldı' dediler. Oysa olimpiyat şampiyonluğu hiçbirşeye değişilmez. Ben ameliyat oldum. Boynumdan, boyun omurumdan, yani bakın boyun fıtığı falan demiyorum, omurdan. Toplumun anlayacağı dilde ana kemikten ameliyat oldum. Ameliyattan sonra, doktorların 'bir daha spor yapamaz' raporu üzerine sporu bıraktım. Yoksa benim de aklımda vardı.''

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*