Hanımlar! İyot eksikliği büyük bir sorun

  • Giriş : 10.02.2006 / 00:00:00

İnsan vücudunda çok az miktarda bulunan, normal büyüme ve gelişme için gerekli bir mineral olan iyotun eksikliği başta guatr olmak üzere birçok hastalığa neden oluyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Bölümü Öğretim Görevlisi Yrd.Doç.Dr. Şenay Arıkan, iyot eksikliğinin dünyada korunalabilir zeka geriliğinin en sık nedeni olarak gösterildiğini ve Türkiye'de her 3 kişiden birinde iyot eksikliği nedeniyle guatr hastalığı görüldüğünü söyledi.

İyot yetersizliği tespit edilen çocukların zeka gelişimlerinde 10-13 puanlık bir düşüş görüldüğünü ifade eden Yrd. Doç. Dr. Arıkan, "Fetüs, yeni doğan ve süt çocukluğu döneminde iyot eksikliği olur ise eksikliğin derecesine göre zekâ geriliği, büyümede duraklama, cücelik, dilsizlik, kas hastalıkları, konuşma bozukluğu, sağırlık oluşuyor. İyot yetersizliği olan kadınlarda, düşük ve ölü doğum görülüyor. İyot vücuda, yenilen besinlerden ve içilen sudan alınıyor ancak, besinlerde ve içme suyunda yeterli iyot bulunmuyorsa bu ihtiyacı telafi etmek gerekiyor. Bunun için en basit ve etkili yol ise iyotlu tuz kullanılması. İyotlu tuzun, koyu renkli, kapaklı bir kapta, nemsiz bir ortamda veya dolap içinde ışık almayacak şekilde saklanması öneriliyor. Ayrıca tuzda bulunan iyodun yemek pişerken kaybolmaması için, sofrada tüketilmesi gerekir." dedi.

Türkiye'de iyotlu tuz kullanımının yeterince yaygınlaşmadığından dolayı Sağlık Bakanlığı tarafından iyotlu tuz haricindeki diğer bütün tuzlara yasak getirildiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Arıkan, bu yolla guatr hastalığının önüne geçilebileceğini ifade etti.

Türkiye'de yaklaşık 6 milyon guatr hastası olduğunu belirten Yrd. Doç.Dr. Arıkan, bunlardan da her on guatr hastasından birinde ameliyatı gerektiren "Zehirli Guatr" bulunduğunu kaydetti.

Guatr hastalığının en büyük nedeninin kalıtım olduğunu belirten Yrd. Doç. Dr.Arıkan, Türkiye'de guatr kanserinin de hızla arttığı uyarısında bulunarak, "Özellikle tek modüllü guatrlarda kanser olma riski yüksektir. Bu nedenle derhal ameliyat edilmeleri gereklidir. Erken dönemde ameliyat ile tedavide başarı şansı yüzde yüzdür." diye konuştu.

Guatrın, çarpıntı, sinirlilik, ani kilo kaybı, saç dökülmesi, devamlı ishal gibi şikayetlerle kendini gösterdiğini anlatan Yrd.Doç.Dr.Arıkan, kısa süreli ilaç tedavisi ile zehiri kontrol altına alındıktan sonra yapılan operasyonun en iyi tedavi yöntemi olduğunu ifade etti.

Guatr hastalığının aile arasında "genetik geçiş"le sürdüğünün görüldüğünü belirten Yrd. Doç. Dr. Arıkan, hastalığın en fazla bayanlarda tespit edildiğinin altını çizerek, "Türkiye'de guatr hastası sayısı 6 milyonu geçti, bu her on kişiden birinin, hastalığın pençesine düştüğünü gösteriyor. Sağlık Bakanlığı'nın "iyotlu tuz satılması" yönünde başlattığı girişimler olumlu sonuç veriyor. Alınan karar gereğince Türkiye'de artık sadece iyotlu tuzlar satılıyor."dedi.

Kara lahananın guatra neden olduğu yönünde yaygın inanışların olduğunu da hatırlatan Yrd. Doç. Dr.Arıkan, "Kara lahananın en fazla tüketildiği bölge Karadeniz'dir. Bir kişinin guatr olması için günde 4 kilogramdan fazla karalâhana yemesi gerekir. Bu da neredeyse mümkün değildir" dedi.

Guatr hastalığı konusunda dünyanın en tecrübeli ülkesinin Türkiye olduğunu dikkat çeken Yrd. Doç. Dr. Arıkan, "Amerika'da bir hekim ömrü boyunca 100 guatr ameliyatı yaparken, Türkiye'deki hekimler en az bin ameliyata giriyor." şeklinde konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious