Hasta hakları nerede kaldı?

  • Giriş : 20.07.2006 / 00:00:00

Bakan Akdağ, SSK'lılardan fark isteyen özel hastanelere tepki gösterdi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bakan Akdağ, " 'Yeni faturalama sistemi geldi. Onun için fark alıyoruz' diyenler, açık söylüyorum; milletin gözünün içine baka baka yalan atmış oluyorlar." dedi.
Bakan Recep Akdağ, İstanbul World Park Hotel'de basın mensupları ile biraraya gelerek sağlıkta dönüşüm çalışmaları hakkında bilgi verdi. Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Bakan Akdağ, SSK'lı hastaların özel hastanelerdeki muayene ve tedavilerinden alınan farklara dikkat çekti. Bir çok özel kuruluşun fark almadan hizmet verebildiğini söleyen Akdağ, bazı özel hastanelerde ise "fark" adı altında vatandaştan esktra para alındığını kaydetti. Akdağ, "Sağlık Bakanlığı hastaneleri 25 YTL'ye, eğitim hastaneleri 40 YTL'ye bu hizmeti sunarken, özel sektör ve üniversiteler kendilerine daha büyük yüzdeler, rakamlar ödenecek olmasına rağmen 'Ben bu fiyata bunu yapmayacağım. Grev yapacağım' gibi enteresan ifadelerle karşımıza çıkıyorlarsa Türk halkı bunu mükemmel şekilde değerlendirecektir. Merak etmeyin. Biz 2006 içinde bu rakamlarla devam edilebileceğine inanıyoruz. Arkadaşlar ise bunu kabul etmiyorlar. Bunu oturup iyice düşünmek lazım." şeklinde konuştu.

Bakanlığın yayımladığı "Tedavi Yardımına İlişkin Uygulama Tebliği"ni eleştiren özel hastane sahiplerinin uygulamayı protesto etmek için hasta bakmayabileceği eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Bakan Akdağ, "Genelge yayımladık. Vatandaştan 5 kuruş istenmeyecektir. İstenmesi için hiçbir sebep yoktur. Sektör içerisinde bunu tatlı bir para kazanma aracı olarak kim düşünüyorsa yanılıyor. Elbette bu iş için finans, emek koyan insanlar kazanacaklardır. Ama bunu sınırsız, bir tatlı para olarak hiçkimse görmesin. Böyle algılanmamalıdır. Aksi takdirde sürdürülebilirliği kalmayacaktır. Tehdit vari ifadelerin hiç uygun olmadığını düşünüyorum. Onlarla görüştük. Onlar da bu çıkışlarının bu anlama gelmediğini, bazı gözden geçirmelere gerek oluğunu söylediler." ifadelerini kullandı.

Özel tıp merkezleri ve polikiliniklerin de kendileriyle görüştüğünü anlatan Bakan Akdağ, "Bu kuruluşlar da özel. Onlar bize SSK'lı hastalara fark almadan bakabileceklerini söylediler. Onların da teknolojik yatırımları var. Personellleri var." dedi. Akdağ, 2005 yılında devlet hastanelerinin 275 milyon, özel tıp merkezleri ile özel hastanelerin ise 16 milyon hasta kabul ettiğini dile getirdi.


"POLİTİKALAR YERLİ MALI, IMF DEĞİL"


Bir basın mensubu sağlıkta dönüşüm politikalarının IMF'nin talimatları doğrultusunda oluşturulduğu eleştirilerinin dile getirildiğini hatırlatması üzerine Bakan Akdağ, "Sağlıkta Dönüşüm politikaları ne IMF politikaları ile, ne benzeri başka politikalarla belirlenmemiştir." yanıtını verdi. Akdağ, "Bu politikalar tamamen yerli, Türkiye'ye has, bizim bakanlık olarak geliştirdiğimiz bir modeldir. Bundan sonra da böyle olacaktır. Biz SSK hastanaleri ile birleşirken, ilacı dışarıya açarken, Türkiye'de büyük gürültüler koptu. Sağlık harcamaları iki misline çıkacağını, bu hizmetlerin sürdürülemeyeceğini söylediler. Bu hizmetler gayet mükemmel biçimde sürdürülüyor. Bundan sonra da sürdürelecektir. Politikaların IMF'nin tavrı ile, tarzı ile veya başka bir kurumun tavrı ile uzaktan yakından ilgisi yoktur." şeklinde konuştu.


"HEKİM SAYISI ARTIRILMALI"


Geçtiğimiz yıl vatandaşların 300 milyon defa doktor muayenesinden geçtiğini anlatan Bakan Akdağ, bu sene ise 300 milyonu geçeceğini dile getirdi. Bu yılın ilk 4 ayında bakanlığa bağlı hastanelerde vatandaşların 105 milyon defa doktor karşısına çıktığını söyleyen Akdağ, bu sayıların gittikçe artacağını söyledi. Halkın sağlık bilincinin arttığını, sağlık hizmetlerine vatandaşların daha kolay oluşabildiğini belirten Akdağ, bu artışa paralel olarak hekim sayısının da artması gerektiğine dikkat çekti.

Türkiye'de bir hekimin günde ortalama 40 hastaya baktığını dile getiren Bakan Akdağ, başta Türk Tabipler Birliği olmak üzere bazı kesimlerin ise tam tersini savunduğunu söyledi. Akdağ, "Türk Tabipler Birliği'ni bu yanlış tavrından vazgeçmeye çağırıyorum. 'Hekim sayısı Türkiye'de fazladır' demek hem vatandaşa, vatandaşın geleceğine, ülkenin geleceğine, hem de hekimlere, hekimlerin geleceğine yapılabilecek en büyük kötülüktür. Hekimler için de bu büyük bir zorluk oluşturuyor. YÖK'e ve üniversitelere de mesajım var. Biz mutlaka tıp fakültelerinin hem sayılarını artırmalıyız, hem de kontenjanlarını artırmalıyız. Tabii ki kaliteden taviz vermeksizin bunu yapacağız. Özellikle büyükşehirdeki üniversite hastanelerimizde, tıp fakültelerinde çok sayıda öğretim üyesi var, bu bir zenginliktir. Bu çok sayıdaki öğretim üyelerimiz ikinci fakülteleri rahatça yönetebilecek sayıdadır. Bu insan kaynağı zenginliğinden de istifade etmemiz lazım." ifadelerini kullandı.

Bakan Akdağ, sağlık çalışanlarının İstanbul'a gelmek istemediğine dikkat çekerek, "İstanbul zorunlu hizmet bölgesine dahil edilebilir." açıklamasında da bulundu. Bakan Akdağ, İstanbul'da doktor, hemşire, ebe gibi çok sayıda sağlık personeline ihtiyaç olduğunu kaydetti.

Bakan Akdağ, kamunun sağlık harcamalarını da açıkladı. Buna göre sağlık harcamaları şöyle gerçekleşti:

2000 yılında 3.33 milyar YTL

2001 yılında 5.89 milyar YTL

2002 yılında 10.43 milyar YTL

2003 yılında 13.19 milyar YTL

2004 yılında 15.45 milyar YTL

2005 yılında 17.85 milyar YTL


Kamunun ilaç harcamaları ise şöyle gerçekleşti:


2000 yılında 1.72 milyar YTL

2001 yılında 3.06 milyar YTL

2002 yılında 5.23 milyar YTL

2003 yılında 6.80 milyar YTL

2004 yılında 7.76 milyar YTL

2005 yılında 8.77 milyar YTL.


Ayrıca, Türkiye'de 2003 yılında 769 milyon kutu ilaç satılırken, 2005 yılında 855 milyon kutu, 2005 yılında ise 1 milyar 212 milyon kutu ilaç satıldı.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious