Havalar daha da sıcak olacak

  • Giriş : 14.05.2007 / 00:00:00

Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Kayhan, ''Yaz ayları, mevsim normallerinin 1-2 derece üzerinde geçecek.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Yağışların da mevsim normallerinin bir miktar altında olacağını tahmin ediyoruz'' dedi.

Kayhan, son günlerde mevsim normalleri üzerinde seyreden sıcaklıklarla ilgili soruları yanıtladı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü olarak, yaza ilişkin yaptıkları projeksiyon tahminlerine göre, yaz aylarında sıcaklıkların, mevsim normallerinin 1-2 derece üzerinde geçeceğini belirten Kayhan, ''Yağışların da mevsim normallerinin bir miktar altında olacağını tahmin ediyoruz'' dedi.

Türkiye'nin, yazın çok yağış alan bir ülke olmadığına işaret eden Kayhan, yaz aylarındaki yağışların, yıl içerisindeki kümülatif yağışın yüzde 8'i ile 13'ü civarında olduğunu belirtti. Kayhan, ''Yüzde 8'lik bir yağışın bir miktar altında veya üstünde olmasının aslında çok da fazla bir önemi yok. Türkiye, ilkbaharda, sonbaharda ve kışın yağış alan bir ülke. Yağışın yüzde 90'lık kısmını, Aralıktan Nisana kadar alır. Bu nedenle, yaz yağışlarının zaten bir etkisi olmayacaktır'' dedi.

-''ULTRAVİYOLE IŞINLARINA DİKKAT''-

Mahmut Kayhan, ''ultraviyole B'' denilen güneş radyasyonunun, ciltte ve gözlerde birtakım rahatsızlıklara neden olduğunu anımsattı. Cildin direkt güneş radyasyonuna maruz kalması halinde çeşitli sağlık problemlerine yol açabileceği uyarısında bulunan Kayhan, şöyle konuştu:

''Bu kapsamda, vatandaşlarımıza şunu özellikle söylemek isterim: Güneşin en etkili olduğu saatler olan 11.00 ile 15.00 arasında güneş altında yarım saatten fazla kalmasınlar. Özellikle de 13.00 ile 15.00 saatleri arası, güneş ışınlarının dik geldiği saatler. Yapılacak işlerin, bu saatlere denk getirilmemesinde fayda var.''

Kayhan, Türkiye'nin, konumu itibarıyla adeta dünyanın merkezinde olduğunu söyledi. Türkiye'nin, 4 ana basınç sisteminin merkezinde bulunduğu için biraz şanslı olduğunu belirten Kayhan, ''İklimsel zenginliğe sahip olması da bundan kaynaklanıyor. Çok farklı hava kuvvetlerinin etkisi altında bulunuyor'' dedi.

Türkiye'nin yer aldığı bölgenin, dünya tarihi boyunca bir çok medeniyetin yerleşim alanı olduğunu hatırlatan Kayhan, ''Bu bölgede yaşanan büyük savaşların tek nedeni, bu bölgenin iklimsel özellikleridir. Yani o savaşlar, iklim savaşlarıydı'' diye konuştu.

-DENİZLERDEKİ YÜKSELME...-

Kayhan, iklim değişikliğinin, Türkiye'ye yağış rejiminin düzensizliği olarak yansıdığını belirterek, ''Türkiye'nin iç bölgelerindeki yağış kuvvetli olsaydı, hem yeraltı suları beslenecek hem de tatlı su kaynakları açısından sudan azami kazanç sağlanacaktı'' dedi.

Küresel ısınmanın bir sonucu olarak, ''buzulların eriyip, deniz seviyesini yükselteceği'' tartışmalarının biraz abartıldığını ifade eden Kayhan, ''Öyle abartıldığı gibi bir yükselme, teknik olarak mümkün değil. Çünkü o kadar buzul, kuzey yarım kürede yok'' dedi. Mahmut Kayhan, Güney Yarım kürede, yaklaşık 20 milyon kilometre karelik büyük bir buzul sahasının olduğunu hatırlatarak, şöyle konuştu:

''Bu, Türkiye'nin yaklaşık 30 katı büyüklüğünde bir saha. Buradaki buzulların erimesi, deniz seviyesinde bir miktar artışa sebep olacaktır, ancak güney yarım küredeki buzulların erimesi, kısa vadede mümkün değil.

Çünkü o bölgede yaşanan, gerek deniz akıntılarından, gerekse o bölgedeki basınç sistemlerinden kaynaklanan özel bir durum var. Oysa kuzeydeki durum, tam tersi. Okyanus kaynaklı, yoğun bir termal baskı var.''

-''30 YIL SONRASININ TAHMİNİNİ YAPMAK ZOR''-

Kayhan, küresel ısınma senaryolarıyla ilgili olarak da ''Bugün, en iyi hava tahmin modelinde dahi 3 günden sonrası düşündürücüdür. Kaldı ki siz, 30 yıllık projeksiyonlar yapıyorsunuz. 30 yıl sonra sıcaklıkta beklendiği gibi bir değişiklik olabilir ama bu, olayı biraz hafife almaktır'' dedi.

Uzun süreli kuraklık, arkasından yağışlar, buna bağlı sel ve taşkınlar ve kuvvetli sıcak hava dalgalarını kapsayan meteorolojik hadiselerin dikkate alınması gerektiğini vurgulayan Kayhan, ''Türkiye'nin son 10 yılına baktığınız zaman, meteorolojik hadiselerde bir artış olduğunu görüyoruz. Bunun da kuvvetlenerek devam etmesini bekliyoruz'' diye konuştu. Kayhan, bu konuda yapılması gereken şeyin, riskleri algılayıp, ona göre yönetim biçimi belirlemek olduğunu ifade etti.

Türkiye'de bu yıl kuraklık yaşandığını belirten Kayhan, ''Önümüzdeki yıl yağışlar, mevsim normallerinde bile olsa, şu anki su bütçesinde meydana gelmiş olan açığı kapatmak için birkaç yıl arka arkaya mevsim normallerinin üzerinde bir yağış gerekiyor'' dedi. Kayhan, ''Yağışta oluşabilecek en ufak bir negatif dalgalanma, bölge insanının tatlı su kaynağı açısından sıkıntıya girmesine sebep olacak. O yüzden de kuraklığın iyi yönetilmesi gerekir'' diye konuştu.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious