Hayal Nasıl Gerçeğe Dönüşür?
01.01.2011 / 00:00
"Düş beldesinde" şarkı söyledim! Yaşadığımız ülke, hatta gezegende "düş beldeleri nerelerdir" diye düşünecek olsam ilk on sıralamasının üst taraflarına "Kapadokya bölgesini" hemen yerleştirirdim.
Bölgeyi ilk ziyaret ettiğimde; "eğer uzaylılar varsa -ki varlar sanırım- gezegenle temas etme durumlarında adreslerinden biri burasıdır" diye geçmişti aklımdan.
Bu özel bulduğum bölgede bir konser verme şansına da sahip olmuştum. O doku içerisinde şarkı söylemek gerçekten unutulmaz bir deneyimdi.
Yıllar sonra aynı bölgenin Uçhisar mevkiinde, bölgenin ihtişamına paralel bir mekânda şarkı söyledim. CCR Hotel'den söz ediyorum… Bazı yer ve yapılarla ilgili "anlatmakla olmaz görülmesi, yaşanması lazım" denir ya, işte bu düş mekânı otel tam da bu tanıma uygun.
Her ne kadar "anlatılmaz, görmek lazım" diye tanımlasam da, her odası ve hatta her köşesi bir tasarım harikası olan bu mekânı yolunuz Kapadokya'ya düştüğünde ve hatta özellikle yolunuzu oraya düşürerek mutlaka görmenizi tavsiye ediyorum.
Beni en çok etkileyen şey; muhteşem bir manzaraya karşı konumlanmış bu yapının oluşma aşamasıyla ilgili izlediğim kısa filmdi. O filmi izlediğimde her şeyin bir düşünce, bir hayalle başlayıp doğru insanlarla da bir araya gelince, o düşünce ya da hayalin nasıl gerçeğe dönüşebildiğini bir kez daha anladım.
Ve bu oluşum sırasında tüm bu görkem projesinin baş mimarı Mustafa Çankaya ve temel ekibi ile tanışma şansım oldu.
Zaten böylesine özel bir oluşuma sebep olan kişiyle ilgili olumlu ön yargım Mustafa Beyi tanıyınca katlanarak arttı. Ona, ülkeyi turizm açısından yükseltecek bir adres hazırladığı için teşekkür ediyorum.
Mustafa Bey, daha fikir doğar doğmaz birlikte yol alacağı çalışma arkadaşlarını hemen bulmuş. Bugün otelde sizin konforunuzu organize edenler, iki yıl kadar süren inşaat süresinde de hazır bulunmuşlar.
Oteli kendi yorumunuzla değerlendireceğinizden, ben tanımaktan mutlu olduğum kişilere değinmeyi seçtim. Altın kızlar diye tanımladığım Didem Bulgurlu, Aşkın Akburak, Perihan Çakır ve tüm personel o kadar yapının estetiğine paralel bir tavır sergiliyorlar ki; her yer insanla güzelleşiyor ya da çirkinleşiyor inancımı bana bir kez daha kanıtlıyorlar.

































