Hayali tehditçileri uyardı

  • Giriş : 10.03.2007 / 00:00:00

Erdoğan uyardı: 'Öcü' bumerang gibidir, sahibini vurur

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ne Cumhurbaşkanlığı seçiminin ne de genel seçimlerin Türkiye ekonomisini rotasından saptıramayacağını ve buna müsaade etmeyeceklerini belirterek, ''Türkiye'nin yeni Cumhurbaşkanı inşallah belirlenen zamanda anayasanın ortaya koyduğu kurallar çerçevesinde seçilecek ve görevine inşallah başlayacaktır. bundan hiçkimsenin endişesi olmasın'' dedi.

Erdoğan, TOBB Üniversitesi'nde düzenlenen Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği 4. Türkiye Ticaret ve Sanayi Şurası'nda yaptığı konuşmada, 2007 yılında cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimlerin yapılacağını hatırlattı.

Geçmiş dönemlerde ekonomideki dalgalanmanın ve belirsizliğin arttığını belirten Erdoğan, şu anda da bunu arzu edenlerin olduğunu söyledi. 4 yıldır Türkiye'nin içinden geçtiği değişim sürecini algılayamayanlarını, sürekli kriz tarih verdiklerini, davetiye çıkardıklarını kaydeden Erdoğan, ''Ancak çok şükür bütün değerlendirmeleri, yorumları boşa çıkardık'' dedi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Dediklerinin hiçbiri tutmadı. Niye? Çünkü asıl sanal çalışan kendileri. Böyle kalkıp da kitapların arasına sıkışmakla siz hayatı okuyamazsınız.

Eğer siz bilgiyi yaşama geçiremiyorsanız, yani bunun hayat biçimi haline dönüştüremiyorsanız, kusura bakmayın onun hiçbir faydası yok. Ha, masada oturur ahkam kesersin. Bunun kesenler çok. Ama netice yok. Biz netice arıyoruz. Hamdolsun biz bu neticeyi yakaladık.

Sizlerin huzurunda bir kez daha tekrar etmek istiyorum. Ne cumhurbaşkanlığı seçimi ne de genel seçimler Türkiye ekonomisini rotasından bir milim dahi saptıramayacaktır. Buna müsaade etmeyiz. Rotamız, ülkemizin çıkarlarını esas alan milletin rotasıdır.

Yüzde yüz başarıya mı ulaştık? Hayır. Atacağımız çok adım var. Ama başarıları da görelim.

Ben fildişi kulede yaşayan birisi değilim. Halkımızın arasında yaşayan bir insanım. O nedenle ben halkımı iyi okuyorum. 2 bin 500 dolardan 5 bin 380 dolara, kişi başına milli gelirin çıktığı Türkiye'yi iyi okuyorum. Ama yeterli değil, daha iyi olacak.''

-''BİZİM DÖNEMİMİZ TAMAMEN EVRENSELLİĞE DOĞRU GİDİŞ OLMUŞTUR''-

Başbakan Erdoğan, 2013'te kişi başına milli geliri 10 bin dolar seviyesine çıkartmak istediklerini dile getirerek, bunu faaliyet dışı gelirle değil, reel ekonomiyle başaracaklarını söyledi.

Finans sektörünün olmadığı bir reel sektörün olamayacağını anlatan Erdoğan, bunun bir kanadı olmayan uçağa benzeyeceğini ifade etti. Erdoğan, reel sektörün finans sektörü ile dünyaya entegre olacağını belirterek, uluslararası camiada gelinen noktayı hala kavrayamayanların olduğunu söyledi.

Erdoğan, şunları kaydetti:

''Çıktı ya bir zümre. Ulusalcılık, mulusalcılık bir şeyler gelişiyor. Efendim 'yabancı sermaye işte Türkiye'de finans sektörünü ele geçiriyor.' Beyefendi yeri geldiği zaman bağırıyor: 'Benim malımı işte şuraya nasıl satmam lazım, niye satamıyorum?' Eee... Bunu söylüyorsun. Bunu satabilmen için de senin o pazarlarla diyaloğunun olması lazım.

Şunu bilmemiz lazım: Ekonomi yerel değildir, ekonomi evrenseldir. Ve yerel ekonomiyi savunanlar, ülkeyi çıkmaza götürenler olmuştur. İşte bu ülkede evrensel ekonomiye ilk çıkışı rahmetli Özal yapmıştır. Ama ondan sonra onun yolunda yürüyenler bile tekrar içe kapanmıştır. Bizim dönemimiz tamamen evrenselliğe doğru gidiş olmuştur. Biz bunu başardık.

Şimdi AB'ye karşı olanlar var. Karşı olabilirsiniz, saygı duyarım, o ayrı mesele. Peki kardeşim, sen ürettiğinin yüzde 65-70'inin nereye satıyorsun? AB üyesi ülkelere satıyorsun. Hadi git başka yere de sat. Git başka ülkelere de sat. Yanı başında o var. En yakın yer neresiyse orası ile münasebet başka bir şey. Ama bir de bak bakalım Latin Amerika'ya ne kadar satıyorsun veya Afrika'ya ne kadar satıyorsun? Bunların da değerlendirmesini yapacaksın.

Ülkemizdeki yatırımlara da baktığımız zaman, bakıyorsunuz ilk 5'in içerisinde yine AB üyesi ülkeler var. Bunları insaflı olarak değerlendirmemiz lazım ve baltayı da taşa vurmamak lazım. Halkın o samimi düşüncelerini saptırmamak lazım.''

-''CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİ KONUSUNDA TAVRIMIZ BELLİDİR''-

Artık güçlenen bir Türkiye olduğunu belirten Erdoğan, milli banka ne kadar güçlü olursa geleceğe de o kadar güçlü bakılacağını söyleyerek, ''Ama ne kadar zayıf olursa, kusura bakmayın o zaman öksürdüğünüz anda hemen sıtma olur yatarsınız'' diye konuştu.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Şimdi Türkiye'nin normalleşmesini yadırgayanlar, milletin hafızasına karşı en ayıp ifadeyle, ayıp etmiş oluyorlar.

Bu hükümetin, bu iktidarın seçim uğruna elde edilen başarıları heba etmeyeceğine yönelik inanç çok şükür artık geniş çevreler tarafından anlaşılmış durumdadır. Zira biz güven ve istikrar çizgimizden sapmadık ve bütün dünyaya böyle bir Türkiye fotoğrafı çıkardık. Sözlerimizi eğip, bükmedik. Konjonktüre göre değil, millet iradesine göre tavrımızı belirledik.

Cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda bizim tavrımız net. Türkiye'nin yeni Cumhurbaşkanı inşallah belirlenen zamanda, Anayasanın ortaya koyduğu kurallar çerçevesinde seçilecek ve görevine inşallah başlayacaktır. Bundan hiç kimsenin endişesi olmasın.

Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Ve Anayasamızın içinde 'bir Cumhurbaşkanı nasıl seçilir' sorusunun cevabı bugüne kadar uygulamada nasıl cumhurbaşkanının seçimini sağlamışsa, gerçekleştirmişse şimdi de aynı şekilde bu yapılacaktır.

Adama sorarlar: Dün bu yapıldı, o zaman olduğunda siz yine oralardaydınız. Niye o zaman sesiniz çıkmıyordu da şimdi kalkıp yeni yeni şeyler icat ediyorsunuz? Kendileriyle bu kadar çelişkiye düşen insanları milletimiz hep mahkum etmiştir. Nereye? Sandığa....

Bu samimiyetsizliktir. Ülken dürüst siyasetçi arıyor. Samimi arıyor, ilkeli arıyor. Bunlardan taviz verenlere de asla prim vermiyor.

-HALKIM BU HAKARETLERE 'EYVALLAH' ETMEYECEKTİR-

Ve bir çok edep, adap dışı hakaretler içeren şeyler söyleniyor. Yani şahsımla ilgili söylenenlerden ben artık tereddüt ediyorum ve ülkem adına üzülüyorum. Seversin, sevmezsin Tayyip Erdoğan şu anda Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanıdır. Beğenirsin, beğenmezsin ama o makamın şu anda millet tarafından oraya getirilmiş bir başbakanı vardır. Bu makamı zedelemeye, hakaretle bu makamı gölgelemeye kimsenin hakkı yoktur.

Zannediyorlar ki, 'böyle yaparak genel seçimlerde daha fazla oy alacağız.' Ben size şimdiden söylüyorum: Alamayacaklar, daha az alacaklar ve kendilerini bitiriyorlar. Buradan açıkça söylüyorum. Neye dayanarak söylüyorum? Yıllar yılı edindiğim tecrübeye dayanarak söylüyorum. Çünkü halkımın nabzını iyi okuyan biriyim uzaydan gelmedim, gökten zembille inmedim. Sizler nasıl bu hayatı yaşıyorsanız, ben de siyaseti iyi yaşayarak gelmiş birisiyim. Ve bunu da görüyorum şu anda. Çünkü halkım bu hakaretlere 'eyvallah' etmeyecektir. Onun için de bizler azim ve kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.

Biz adaylar belirlenmeye başladığı güne kadar herhangi bir isim ortaya çıkarmayacağız. Bu bizim partimizin ilke kararıdır. Sen, adayın varsa açıkla. Kendine güveniyorsan kendin çık, kendini açıkla. Bak bakalım parlamento sana ne kadar itibar ediyor, millet ne kadar itibar ediyor. Bunu daha iyi görürsün. Sen kendin adayını çıkarmıyorsun, bizden aday istiyorsun.

Bırak kendi tasarruf alanımızda biz kendimiz çalışalım. Kendine göre bizi tuzağa çekiyor. Ayıp, biz bu ülkenin minderinde siyaset mücadelesini sürdürüyoruz. Herhangi bir partinin minderinde değil.''

-''MALİ DİSİPLİNDEN ASLA TAVİZ VERMEYECEĞİZ''-

Başbakan Erdoğan, ''modası geçmiş hayali senaryoları'' Türkiye'nin çoktan aştığını belirterek, ''bu Orta Çağ zihniyetine, bu korkuluk ve korku üretme anlayışına artık son verildiğini'' söyledi.

''Hiç kimse bu milleti cahil yerine koymasın'' diyen Erdoğan, milletin neyin ne olduğunu gayet iyi bildiğini dile getirdi.

Söyleyecek sözü olanın çıkıp konuşmasını isteyen Erdoğan, ''Kalkıp burada öcüler üretme gayreti içine girmek aynı bumerang gibi kendilerine döner'' dedi.

Türkiye'deki güven ve istikrar ortamının sürmesini sadece hükümetin görevi olmadığını kaydeden Erdoğan, muhalefetin, iş dünyasının, medyanın ve sivil toplum kuruluşlarının da güven ve istikrarın Türkiye için önemini bilerek hareket etmeleri gerektiğini ifade etti.

Türkiye'de ''Hayali tehdit üretme'' zihniyetine sahip bazı çevreler olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, reformların, ilerlemenin, yeniliklerin karşısında bu zihniyetin görüldüğünü söyledi. Erdoğan, şöyle konuştu:

''Bu hiç tartışmasız paranoya halidir ve Allah'tan onlar için derman dilemekten başka seçeneğimiz de yoktur. Genel seçimler konusunda da tavrımız çok net orada da mali disiplinden asla taviz vermeyeceğiz. Halkımızın menfaatlerini esas alan hedeflerimizden asla sapma göstermeyeceğiz. Türkiye on yıllar sonra elde ettiği bu kalkınma hamlesinin asla seçim ortamında heba etmeyecektir.''

İŞSİZLİK SİGORTASI FONU KONUSUNDA BİR ADIM ATACAĞIZ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İşsizlik Sigortası Fonu ile ilgili olarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Murat Başesgioğlu'na çalışma yapması için talimat verdiğini belirterek, işveren çevresi ve sendikalarla da görüşülüp İşsizlik Sigortası Fonu konusunda bir adım atacaklarını bildirdi.

Başbakan Erdoğan, TOBB 4. Ticaret ve Sanayi Şurası'nda yaptığı konuşmada, meselelerin ortak olduğunu belirterek, çözüme de ortak akıl ve iradeyle varmak zorunda olduklarını söyledi.

Kendilerine göre, başarının, milletin ve ülkenin olduğunu kaydeden Erdoğan şöyle konuştu:

''Türk ekonomisinde son 4 yılda sağlanan başarılar ile ilgili bir çok yorum yapılıyor. Bir zamanlar gündeme çok oturmuştu, 'ağzı olan konuşuyor' diye. Ben, tabii öyle bir yaklaşım içinde olacak değilim. Ama düşünen yaşayan herkesin, dertli olan herkesin konuşması gerektiğine inanıyorum. Ama yaşayarak... Gerçekten damdan düşerek... Elde edilen bir başarı var ama bunun konjonktürden kaynaklandığı, dünyada bu yönde gidiş olduğu gibi zorlama ve afaki yorumlara da sahip oluyoruz.

Bunu söyleyenler sadece şu platforma bir baksınlar. Burada ne konuşuluyor, ne kararlar alınıyor, bu kararlar nasıl takip ediliyor. Başarının sırrı nerededir. Bunu çok açık net göreceklerdir. Sadece bunu görseler Türk ekonomisinin başarıya nasıl koştuğunu anlayacaklardır. Hiç uzağa gitmeye gerek yok. Başarıyı dışarıda uzaklarda aramaya gerek yok. Şuradaki ortak akıl, diyalog ve istişare ruhu başarının nasıl elde edildiğini de net olarak ortaya koymaktadır. Bu aralar Anadolu'yu dolaşırken bir bakıyorsunuz enerji borçları var. Elektrik enerjisi ile alakalı diyorlar ki 'bunları affedin' tamam da sizin zaten bu borçlarınızla ilgili faizler silinip atılmıştı. Anapara da sizlerle mutabık kalınarak taksite bağlanmıştı. Şimdi 'bunu da ödemeyelim' diyorlar. E, ödeyenler o zaman ne yapacak... Ödeyenler de var..

Benim vatandaşımdan bir tanesi evinde veya fabrikasında kalkıp da elektrik borcunu ödemediği zaman onun borcu kesiliyor mu? Kesiliyor. Peki bu adaletsizlik olmaz mı? Ama işte biz çiftçiyiz onlar güçlü. Vatandaş Ahmet'in de evinde elektriği kesiliyor. Kesinlikle ülkede o popülist yaklaşımlardan uzak olaylara doğru bakan bir anlayışla siyaset yapma mecburiyetindeyiz.

Onun için dikkat ediyorum yerli, yabancı hemen herkes şunu söylüyor; eğer işte bu seçim yılında popülizm yapılırsa ekonomi nereye gider? Alışmışlar, hep bunu görmüşler ya, 'acaba son yılda da bu olur mu, olmaz mı?' diyorlar. Biz de şunu söylüyoruz: Hayır olmaz. Olmayacak da biz halkımıza milletimize sırtımızı dönmedik, dönmeyeceğiz. El ele olacağız. Ama vatandaşlarımızın bir kısmının haklarını da bir başka kısmına aktarmayacağız. Aktaramayız çünkü biz emanetçiyiz. Bu emaneti görevimizin sonuna kadar yerine getireceğiz.''

-''TÜRK EKONOMİSİNDE GÜVEN, İSTİKRAR HAKİM''

Erdoğan, bugün Türkiye ekonomisine tam anlamıyla bir istikrar ve güvenin hakim olduğunu belirterek, Erdoğan, hükümetin toplumun bütün kesimlerinin sesini aynı anda duyabildiğini ifade etti.

Türk ekonomisinin dünyadaki dalgalanmalardan etkilenmeyecek yapıya kavuştuğunu anlatan Erdoğan, Türk ekonomisinin geldiği noktayı küçümseyenlerin yanlış yaptığını söyledi.

Başbakan Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Bugün Türkiye her türlü şoka, dalgalanmaya karşı eskisinden çok daha dayanıklı dirençli duruma gelmiştir. Bölgenin adeta yıldızı noktasına yükselmiştir. Bu yükselişten hepimiz onur duymalı, bu sevinci hep birlikte paylaşmalıyız.

Az önce Sayın Başkan (Rıfat Hisarcıklıoğlu) da ifade etti. Göreve geldiğimizde işsizlik oranı 10.3'tü, şimdi 2006 sonu itibarıyla 9.9 oranına düştüğünü görüyoruz. Yani bir ufak fayda elde etmişiz ama biz bunu yeterli görmüyoruz. Ama nedir? Nüfusu yılda ortalama bir milyon kişi artan bir Türkiye'de buraya inmemiz bile herhalde olumlu değerlendirilmesi gereken bir konudur.

İnşallah, inanıyorum ki el birliğiyle omuz omuza vererek, el ele vererek önümüzdeki dönemde bu ivme daha da hareket kazanacak. Türkiye'de işsizlik oranı da makul bir seviyeye indirilmiş olacaktır.

Sayın Başkanın (Rıfat Hisarcıklıoğlu) da ifade ettiği işsizlik fonundaki bu rakamın değerlendirilmesi konusunu da sürekli aramızda müzakere ediyoruz. Gerek işveren çevrelerimiz gerek sendikalarımızla ortak bir çalışma yapmak suretiyle bu konuda nasıl bir adım atabiliriz. Bunun bir değerlendirmesini beraber yapalım ve ondan sonra da bununla ilgili bir adım atalım diye Çalışma Bakanımıza gerekli talimatı verdik. Onlar da zaten bununla ilgili çalışmayı sürdürüyorlar.''

Zaman zaman farklı yerlerden bu paranın dağıtılması yönünde ya da bu tür kesintilerin yapılmaması yönünde talepler geldiğini kaydeden Erdoğan, gelişmiş ülkeler bu konuda nasıl uygulama yaptıysa Türkiye'nin de bu ülkelerden ders alarak örnekleme yaparak ilgili çevrelerle de değerlendirmek suretiyle bu adımı atmak zorunda olduklarını ifade etti.

''Hazırdan geçinmek çok kolay'' diyen Erdoğan, hükümetin hazırı değerlendirmenin gayreti içinde olduğunu dile getirdi.

Erdoğan, ''Yani onun da üretmesi lazım, yoksa o da elimizden çıkıp gittiği zaman geçmişte yaşananları bizlerde yine aynen yaşama durumuna düşeriz ki biz bu duruma düşmek istemiyoruz. Ama böyle bir imkanı da nemalar olayında olduğu gibi ülkenin affedersiniz çeşitli açıklarını kapatmak için kullanmaya niyetimiz yoktur. Yerinde kullanacağız. Onu faydalı hale dönüştüreceğiz. Üreten noktasına getireceğiz ve böylece hem ülkemize hem milletimize kazandıracağız'' dedi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious