Haysiyetin varsa ödülü iade et!

  • Giriş : 14.10.2006 / 00:00:00

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Nobel Edebiyat Ödülü'nü alan Orhan Pamuk'a çağrıda bulundu: “Eğer biraz haysiyet duygusuna sahipsen, ödülü iade et.”

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:



BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu, partilileriyle iftar yemeğinde buluştu. FM Restorant'ta düzenlenen iftar yemeği sonrası basın açıklaması yapan Yazıcıoğlu, Partisinin il ve ilçe teşkilatları yönetimi ile birlikte olmaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek başladığı konuşmasında, geçtiğimiz günlerde Nobel Edebiyat Ödülü alan Orhan Pamuk'u ağır bir dille eleştirdi.

BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu, “Orhan Pamuk, gerçekte Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ise, bir yandan Fransa'da Türkiye aleyhine kararlar alınırken, diğer taraftan kendisine Nobel Edebiyat Ödülü verilmesi altındaki gerçeği görür ve ödülü iade eder” şeklinde konuştu. Bütün bunların tesadüf olmadığını belirten Yazıcıoğlu, ödülün Orhan Pamuk'un kalemine ve edebiyatına değil, o kalemle yazdığı Türk tarihine ve milletine yönelik iftira dolayısıyla verildiğini ve Orhan Pamuk'un onurlu bir davranış göstererek, “Benim milletim tarihte soykırım yapmamıştır, ben şerefli bir milletin mensubu olmaktan gurur duyuyorum” demesi gerektiğini dile getirdi.

Elif Şafak'a da verirler
Orhan Pamuk'a Nobel Edebiyat Ödülü verilmesinin kendileri için sürpriz olmadığını ifade eden Yazıcıoğlu, Orhan Pamuk'tan sonra Nobel Ödülü'nün yakında yazar Elif Şafak'a verileceğini iddia ederek, “Çünkü Türk devletine, Türk vatanına, sövüyorlarsa, ihanet ediyorlarsa, Türk devletine aleyhine çalışıyorlarsa, Batı himaye ediyor, ödül veriyor, para veriyor “ şeklinde konuştu.

Elif Şafak meselesinde bunu söylediği zaman bazı çevrelerin kendisini çok sert ifade kullandığı yönünde eleştirdiğini anımsatan Yazıcıoğlu, “Batı tarih düşmanlığından hiç bir zaman vazgeçmedi, Türk'ü Anadolu'dan sürmenin peşinde” dedi.

2001 Yılını Hatırlattı
2001 yılında Fransa Parlemontosu'nun Ermeni soykırım tasarısını kabul ettiğini hatırlatan Yazıcıoğlu, Türkiye'den ticari ve ekonomik alanda tepki konulmadığını söyledi. Yazıcıoğlu, siyasi iktidarların zamanında tavır koymuş olmaları durumunda bu işin bu noktaya gelmeyeceğini belirtti. Fransa'nın yaptığının açıkça düşmanlık olduğunu ifade eden Yazıcıoğlu, Batı'nın iki yüzlülüğünü deşifre etmek için Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurulması, başta OYAK olmak üzere Fransa ile iş yapan firmaların ticari ilişkilerini dondurulması, Fransız firmalarının ihalelerden dışlanması, Fransız okullarına karşı tavır konulması gerektiği üzerinde durdu ve Türk Milleti'ni Fransız mallarını boykota davet etti.

İkinci Cüretkarlık
Fransa'nın son yasa tasarısı ile ikinci cüretkarlığı yaptığını belirten Yazıcıoğlu, Fransa'nın Türk Milleti'ne fiilen düşmanlık anlamına gelecek kararlar çıkardığını ve bundan önceki ve şimdiki iktidarın Fransa'ya karşı yaptırım uygulamadığını belirtti. Yazıcıoğlu, şöyle konuştu: “Yapılan, Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi'ne aykırıdır. Bu konuyu Avrupa ve dünya gündemine taşımalıyız. Hukuki mücadelenin yanında Fransız mallarını boykot etmeli ve mallarını almamalıyız. Bu kanun senatodan geçerse Eiffel Kulesi'nin önüne gitmeli orada Ermenilerin Türkler'e karşı katliam yaptıklarını, Türk Devleti'nin şefkatine karşı ihanette bulunduklarını, köyleri basarak kadınlara tecavüz ettiklerini ve katliamlar yaptıklarını söylemeli ve Ermeni soykırımı iddiasının iftira olduğunu, Türk Devleti'nin tarihinde hiçbir zaman soykırım yapmadığını ve Avrupa'nın aynaya bakması gerektiğini söylemeli, Fransa'nın bu kanununu ihlal etmeliyiz. Türkiye Fransa ile ticareti askıya almalı, Gümrük Birliği çerçevesinde yükümlülük varsa gerekirse onu da askıya almalıyız. Gümrük Birliği zaten 100 milyar doların üstünde zarar etmekten başka ne yapmıştır ki? Fransız okullarını dışlamalıyız, Galatasaray, Üniversitesi, Galatasaray Lisesi ve diğer Fransız okullarını cazibe merkezi olmaktan çıkarmalıyız.”
"Tarihte Türklerin yaptığı hiçbir soykırım olmamıştır" diyen Yazıcıoğlu, "Batı aynaya baksın, kendi geçmişini yargılasın diyeceğiz. Biz tam birlik beraberlik içinde hareket edersek, Fransa kendi topuğuna kurşun sıktığını görecektir" diye devam etti.

Savaşta mı Yenildik?
İktidara gelmenin değil, iktidarda muktedir olmanın önemi üzerinde duran Yazıcıoğlu, “Kimden borç alırsanız ondan bir gün emir almak zorunda kalırsınız” dedi. Yazıcıoğlu, Türkiye'de kirli medya, kirli sermaye, kirli bürokrasi ve kirli sermayenin oluşturduğu bir kumpasla karşı karşıya olunduğunu belirtti.
1937'den itibaren devlet ve milletin arasının açıldığını söyleyen Yazıcıoğlu, “Dış güçlerden yardım ve borç istendi. Borç, borçla kapatılmaya çalışıldı ve bu sarmalın içine düşüldü. Darbeler yaşadık, arkasından kültür transformasyonu oluştu ve değerlerimizi terk ederek Batı'nın değerlerini aldık” dedi.
Yazıcıoğlu, şöyle devam etti: “Roma-Grek kültürü, Hıristiyan dini ve Yunan felsefesinin oluşturduğu Batı medeniyetini, sözde aydınlarımız kendileri için bir kurtuluş reçetesi gördüler, bize ait güzelliklerimizi terk ederek, AB'ye bel bağladılar. Bunun sonucu olarak şimdi onlar bize her şeyi dayatmaya başladılar. Sanki bir savaş oldu yenildik, masaya oturduk, galip devletler bize isteklerini dikte ettiriyorlar. 'Kürt'ü Türkmen'i birbirinden ayırın, Alevi'yi Sünni'yi birbirinden koparın' diyorlar. 'Türkiye'yi azınlıklar ülkesi yapın, federalizme gidin' diyorlar. 'Güneyinizdeki Dicle-Fırat su havzalarını, içinde İsrail'in olduğu uluslararası komisyona verin' diyorlar, egemenlik hakkımızı istiyorlar. 'Askerinizi çekin, Kıbrıs'ı terk edin' diyorlar. 'İstanbul'da Vatikan benzeri ekümenik patriklik kurun' diyorlar. Bütün bunlar yetmezmiş gibi, Ermeni soykırımı iftirasını kabul edin, o da yetmedi siz aslında tarihte Süryani ve Rum Pontus soykırımı da yapmıştınız, bunu da kabul edin, ayrıca 'yabancılara toprak satışında bir engel kalmasın' diyorlar. 'Madenlerinizi biz alalım, bankalarınızı bize verin, biz üretelim siz sadece tüketici olun' diyorlar. 'Sermaye bizim elimizde olsun, siz ırgat olun' diyorlar.”

301. Madde Kaldırılmamalı
Son günlerde 301. maddenin kaldırılması konusunda dayatmalar olduğunu anımsatan Yazıcıoğlu, “301. madde, TBMM'nin manevi şahsiyetine, Türklük'e, Türklük'ün değerlerine, devlete hakarete ceza veriyor. Avrupa, 'Sadece bizim küfür etmemiz yetmez, 301. maddeyi kaldırın kendi kendinize de daha rahat hakaret edin' diyor. Fikir hürriyeti, özgürlükler adına 301. maddeyi bize dayatanlar, kendi meclislerinde Ermeni soykırımı olmamıştır demeye 5 yıl ceza tayin edecek kanun çıkarıyorlar” diyerek 301. maddenin kaldırılmaması gerektiğini ifade etti.
Yazıcıoğlu, bir taraftan Papa'nın konuştuğunu, diğer taraftan Danimarka'da Hz. Muhammed'e hakaret yarışmaları düzenlendiğini, Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) çerçevesinde haritalar yayınlandığı, Ermeni soykırımı olmadığını söylemenin suç sayıldığı yasanın kabul edildiği esnada, Batı'nın Türkiye'yi kuşatmak istediğini, bunu medya ve sözde aydınlar aracılığı ile gerçekleştirmek istediğini öne sürdü.

Kış Geldi Silah Bıraktılar
Böyle bir ortamda terörle mücadelenin ABD'ye havale edilmesini eleştiren Yazıcıoğlu, teröristbaşı APO'nun PKK'ya silahları bırakın çağrısında bulunmasını, “Her kış mevsimi geldiğinde bunlar ateşkes edip, silah bırakıyor, kışın dağda yaşamak kolay mı?” şeklinde yorumladı.

Bush'un Yanında Oturmak Şeref Kaybettirir Türkiye'nin gittikçe daralan bir kuşatma ile karşı karşıya olduğunu dile getiren Yazıcıoğlu, Başbakan Erdoğan'a “Titreyin ve kendinize gelin” çağrısında bulundu ve Bush'un yanında oturmanın şeref kaybettireceğini öne sürdü: Yazıcıoğlu, şöyle devam etti: “Ortadoğu yeniden şekillendirilmek isteniyor. Türkiye Cumhuriyeti topraklarından toprak almayı, Ermenistan'ı genişletmeyi hayal ediyorlar. Başbakan Erdoğan, Türkiye'den toprak koparmayı esas alan BOP'un eşbaşkanı olduğunu ve Amerika ile BOP'ta tam bir mutabakat içinde olduklarını ilan ediyor. Başbakan Erdoğan, Bush'un yanında biraz daha fazla oturmaktan duyduğu büyük onuru ifade ediyor. Yeni bir haçlı komutanı gibi davranan, elinde Müslüman kanı olan Bush'un yanında biraz daha fazla oturmak sana şeref değil, şeref kaybettirir. Titreyin, kendinize dönün. Bu anlayışla giderseniz kafanızı taşa çarpacaksınız. Ama Türkiye yerinde duracak, çünkü biz varız, büyük Türk Milleti var. Hayal haritaları gerçekleşemeyecektir. Sevr'de nasıl yırtıp çöp sepetine attıysak, bugün de yeni Sevr haritalarını da yırtacak güce ve kararlılığa sahibiz. O imanımız var.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious