Hayvancılık sektörü alarm veriyor

  • Giriş : 25.02.2007 / 00:00:00

Ankara Ticaret Odasınca hazırlanan ”Hayvancılık Raporu”, Türkiye'de hayvancılık sektörünün topyekün alarm verdiğini ortaya koyuyor.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


ATO'dan yapılan yazılı açıklamada, Odanın, TÜİK, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Türk Veteriner Hekimleri Birliği, Veteriner Hekimleri Derneği ile Ankara Veteriner Hekimleri Odası kaynaklarından yararlanarak hazırladığı ”Hayvancılık Raporu”nda, Türkiye'nin nüfusunun 1990 yılından bu yana yüzde 29.6 artış gösterdiği, hayvan varlığının ise tam tersine azaldığı bildirildi.

Rapora göre, Türkiye'nin 1990 yılında toplam hayvan varlığı (kanatlı hayvan hariç) 64 milyon 992 bin baş iken, 2005 yılı sonunda 43 milyon 86 bin 802 başa düşerek yüzde 33.7 azalma gösterdi. 1990 yılında 40 milyon 553 bin olan koyun sayısı yüzde 37.6 azalarak 25 milyon 304 bine, 10 milyon 977 bin olan keçi sayısı yüzde 40.5 azalarak 6 milyon 517 bine, 6 milyon 694 bin olan sığır sayısı da yüzde 45.7 azalarak 3 milyon 633?e geriledi.
Son 20 yılda başta terör nedeniyle kırsal kesimde yaşayan ve hayvancılıkla uğraşan nüfusun sektörden uzaklaşmak zorunda kalması, Türkiye'nin koyun varlığında önemli azalmaya neden oldu. 1980 yılında 48 milyon baş olan koyun varlığı, 25 milyon başa geriledi. Koyun varlığındaki 23 milyon baş civarındaki azalmanın ekonomiye maliyeti 3 milyar doları buldu.

TARIMSAL GELİR DÜŞTÜ

Raporda, uygulanan makro ekonomik politikaların etkisiyle tarım nüfusundaki azalmanın hayvan varlığının azalmasına neden olduğu bildirildi. 1990 yılında kırsal kesim nüfusun yüzde 48.8'ini oluştururken, 2005 yılında toplam nüfus içinde kırsal kesiminin payı yüzde 38.1'e geriledi. Aynı süreçte, bu kesimin Gayri Safi Yurt içi Hasıladan (GSYİH) aldığı pay da düştü. 1990 yılında GSYİH içinde çiftçilik ve hayvancılığın payı yüzde 15.8 iken, 2005'te bu oran yüzde 11.5'e düştü.

HAYVANSAL PROTEİN AÇIĞI ARTIYOR

Dengeli beslenme için bir insanın kilo başına günde 1 gram proteine ihtiyaç duyduğu belirtiliyor. Örneğin, 75 kilogram ağırlığındaki bir insanın günde 75 gram protein tüketmesi, bunun da 35 gramının et, süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi hayvansal proteinlerden oluşması gerekiyor. Rapora göre, gelişmiş ülkelerde kişi başına günlük 219 gram et, 950 gram süt tüketilirken, Türkiye'de ise 35.6 gram et, 465 gram süt tüketiliyor. Çalışmalar, nüfusun 80 milyona ulaşacağı 2010 yılında, toplumun hayvansal protein yönünden dengeli beslenmesi için et üretiminin yüzde 300 artırılarak yılda 2 milyon 920 bin tona, süt üretiminin de yüzde 50 artırılarak yılda 16 milyon 790 bin tona çıkarılması gerekiyor.

YEDİĞİMİZ ETİN YARISI KAÇAK

Türkiye'de yılda 1 milyon ton kırmızı et tüketiliyor. Resmi verilere göre, kesilen hayvanlardan elde edilen et miktarı 400-450 bin ton civarında. Aradaki fark Türkiye'de 550-600 bin tonluk etin kayıt dışı ve kaçak tüketildiğini ortaya koyuyor.

Rapora göre, Türkiye?de kaçak et tüketiminin birinci nedeni et fiyatlarının yüksekliği... Türkiye, kilosu 8-10 avro ile eti en pahalı tüketen ülke. AB ülkelerinde etin kilosu 2.5-3 avro, Japonya'da 1 avro düzeyinde.
Türkiye'ye kaçak hayvan girişi, sınırlardan özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da Van, Hakkari ve Şırnak'tan, Trakya'da Edirne'den, Akdeniz Bölgesi'nde özellikle Mersin'den, Karadeniz Bölgesi'nde de Trabzon'dan yapılıyor.
Kaçak giren etin bilançosunun yaklaşık 5 milyar YTL olduğu hesaplanıyor. Türkiye?ye kaçak hayvan girişi vergi kaybı da oluşturuyor.

SÜT ÜRETİMİ

Rapora göre, 1990 yılında toplam 9.6 milyon ton olan süt üretimi 2005 yılında 11.1 milyon tona çıktı.
Gelişmiş ülkelerde üretilen sütün yüzde 90-95'i modern tesislerde işlenirken, Türkiye'de üretilen sütün yaklaşık yüzde 13'ü modern fabrikalarda, yüzde 47'si büyük işletme ve mandıralarda değerlendiriyor.
Geri kalan yüzde 40'lık bölüm ise süt üreticileri tarafından bireysel olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle Türkiye?de halen sokak sütçülüğü hem satıcı için hem alıcı için gözde.
Üretici, bir kilogram eti, maliyetin altında 8 YTL 250 YKr'ye satarken, sütün üreticiden çıkış fiyatı ortalama 450 YKr.
Tüketici ise eti 14 YTL ile 20 YTL arasında değişen fiyatlarla, sütü ise 1 YTL 100 YKr ile 1 YTL 900 YKr arasında değişen fiyatlarla tüketiyor. Arada yüzde 100'ü aşan kar aracıların eline geçiyor.

ATO BAŞKANI AYGÜN

ATO Başkanı Sinan Aygün, Türkiye'de hayvancılığın tarımın bir alt sektörü olarak değerlendirildiğini, oysa başlıbaşına bir sektör olduğunu kaydetti. Uygulanan yanlış tarım ve hayvancılık politikaları nedeniyle bugün hayvan sayısının azaldığına ve kaçak et sorunu yaşandığına dikkat çeken Aygün, açıklamasında şöyle dedi:

“Hayvancılık sektörü, Türkiye'de göç sorununun kriz haline gelmesini engelleyen başlıca sektördür, kırsal kalkınmanın anahtarıdır. Doğu ve Güneydoğu Anadolu'nun toprağı Allah vergisi bir şekilde hayvancılık yapmaya çok uygun. Hükümet, sadece üretmek için değil toplumsal huzur için de hayvancılığa sahip çıkmalıdır. İstanbul'u kurtarmak istiyorsak, önce Doğu ve Güneydoğu'yu kalkındıralım. Bu bölgeler kalkınırsa, vatandaşlar İstanbul'a göç etmek zorunda kalmaz.”

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious