Hedef Çin

  • Giriş : 18.09.2006 / 00:00:00

Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Türkiye ile Çin arasındaki dış ticaretin Çin lehine büyük bir dengesizlik olduğunu belirtti.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Tüzmen, 16 Eylül itibariyle ihracatın yüzde 16,1 artışla 57 milyar 769 milyon dolara ulaştığını, geriye dönük 12 aylık ihracatın ise 81.4 milyar dolar olduğunu söyledi.

Çin Ticaret Bakanı Bo Xilai'nin davetlisi olarak 130 işadamı ile birlikte bugün Çin'e gidecek olan Devlet Bakanı Tüzmen, Çin zyareti öncesinde Dış Ticaret Müsteşarlığı'nda basın toplantısı düzenledi. Tüzmen, iki ülke arasındaki Türkiye aleyhine olan dış ticareti dengeli bir yapıya kavuşturmak amacıyla bu ziyareti gerçekleştirdiklerini, bu kapsamda, Çin ile 'Çok Boyutlu Ticari ve Ekonomik Ortaklığa Geçiş Stratejisi'ni yürürlüğe koyacaklarını söyledi.

Türkiye ile Çin arasındaki dış ticaretin 7.4 milyar dolar olmasına rağmen, bu ticaretin 6,9 milyar dolarını Türkiye'nin Çin'den yaptığı ithalatın oluşturduğuna dikkat çeken Tüzmen, "Bizim ithalatımız 700 milyon dolarlar civarında. Bu bir satıp Çin'den 10 aldığımız anlamına geliyor. Bunun düzeltilmesi gerekiyor. Hedefimiz Çin'e 5 yılda 5 milyar dolar ihracat" diye konuştu.

"YIL SONU İHRACAT 83 MİLYAR DOLAR OLUR"

Eylül ayı ihracat rakamlarını değerlendiren Tüzmen, 16 Eylül itibariyle ihracat artışının yüzde 22.6 artışla 3 milyar 989 milyon 132 bin dolar olduğunu belirtti. 1 Ocak-16 Eylül tarihleri arasında ihracatın yüzde 16,1 artışla 57 milyar 769 milyon 130 bin dolar ulaştığını, geriye dönük 12 aylık ihracatının ise 81.4 milyar dolar olduğunu kaydeden Tüzmen, yıl sonu ihracatın hedefin çok üzerinde 83 milyar dolar seviyesinde olyacağını söyledi. Tüzmen, aynı dönemde ihracat alt kalemlerindeki ise; tarım sektöründe yüzde 9,8 artışla 6 milyar 352 milyon 930 bin dolar, sanayi sektöründe yüzde 16,5 artışla 49 milyar 993 milyon 357 bin dolar, madencilik sektöründe de yüzde 34,9 artışla 1 milyar 422 milyon 843 bin dolar olduğunu bildirdi.

Konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Tüzmen, Çin karş ihracatta yaşadıkları zorlukların başında Çin'in uyguladığı gümrük tarifeleri olduğunu belirtti. Bunun yanında ucuz işgücü ve para biriminin değerini düşük tutmasının da dünyadaki bir çok ülke gibi Türkiye'nin de bu ülkeye ihracatı güçleştirdiğini ifade eden Tüzmen, bunun dışında Dünya Ticaret Örgütü nezdinde de Türkiye'nin Gümrük Birliği nedeniyle AB üyesi gelişmiş ülke göründüğünü bu karşın Çin'in gelişmekte ülke statüsünde olduğuna işaret ederek, bu etkeninde Çin ile Türkiye arasında dış ticarette dengesizliğe yol açtığını ifade etti.

Tüzmen, Çin'in dünya piyasalarındaki hakim durumun belli bir süre sonra bir noktada dengeleneceğini belirterek, "İşte biz bu dengelenme süresine kadar ayakta kalmalıyız" dedi. Çin'de Türkiye nüfusunun 4-5 katı kadar zengin bir nüfusun olduğunu hatırlatan Tüzmen, Türkiye'nin özellikle bu gruba yönelik ihracat yapmayı hedeflediğini kaydetti.

"AŞIRI DEĞERLİ TL'YE YABANCI ÜRETİM İÇİN DEĞİL PORTFÖY YATIRIMI İÇİN ELİR"

Türkiye'nin sahip olduğu yüksek cari açığının hatırlatılması üzerine Tüzmen, açığın önem nedeninin artan dış ticaret açığı olduğunu söyledi. Yıl sonu dış ticaret açığının 40 milyar dolar olacağını tahmin ettiklerini belirten Tüzmen, konu ile ilgili şu değerlendirmeleri yaptı:

"Kur bir süre önce yükseldiğinde biz açğın 4 milyar aşağıda olacağını söylemiştik ancak kur tekrar düştü. Burada önemli olan siz eğer biz ihracata dayalı kalkınma modelini belirlediyseniz ona göre hareket etmelisiniz. Tüm kurumlarla ihracata odaklanırsınız. Ancak şuanda aşrı değerli TL ile biz ihracatça gerçekten güçlük çekiyoruz. Daha fazla çalışarak, ülke ülke dolaşarak ihracatı artırmanın yollarını arıyoruz. Tabi biz asker milletiz. Şimdi dış ticaret askerleri yetiştiriyoruz. Tüm bu ihracatın ardında büyük bir donanım var... Tüm bunlara rağmen ihracatı artımak çok önemli çünkü ileride tehlike olabilecek cari açık var. Aslında burada asıl önemli olan ara mal ithalatıdır. Buradaki ithalatın Türkiye'ye hiçbir yararı yok. Ara mal ithalatı işsizliğe neden oluyor. Asıl sorun da burada."

Tüzmen, aşırı değerli TL'nin yabancı sermaye girişini azaltacağını belirterek, "Aşırı değerli TL sadece portföy sermayesi getirir. Ancak yatırım yapamayı düşünen yabancı sermaye gelmez. Çünkü burada yapacağı yatırımla üretim ve ihracat yapamayacağını düşünür" dedi.

"Türkiye'de yeni bir dalgalanma bekleniyor bunu nasıl değerlendiriyorsunuz" diye bir soruya Tüzmen, "Dalgalar biliyorsunuz bizim işimiz. Deniz, su bizi ilgilendirir" diyerek espiriyle yaklaştı. Ülke ekonomisinin dalgalanmalara karşı dayanıklı bir yapıda olduğunu ifade eden Tüzmen, Türkiye'nin yaşadığı krizlerle çok iyi kriz yöneticelerine sahip olduğunu, bu tür dalgalanmaların ekonomi için sorun olmayacağını dile getirdi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious