Hemşirelerin tükenmişlik ölçeği

Hemşirelerin tükenmişlik ölçeği.9773
  • Giriş : 10.01.2009 / 15:10:00
  • Güncelleme : 10.01.2009 / 15:11:07

(DEÜ) Hemşirelik Yüksekokulu Müdürlüğü tarafından yapılan ''Bir üniversite hastanesinde çalışan hemşirelerin tükenmişlik düzeyi ve etkileyen faktörlerin incelenmesi'' isimli çalışmada hemşirelerin sorunları ele alındı.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Atatürk Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu dergisinin son sayısında, DEÜ Hemşirelik Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Besti Üstün ve Araştırma Görevlisi Neslihan Günüşen imzasıyla yayımlanan ''Bir üniversite hastanesinde çalışan hemşirelerin tükenmişlik düzeyi ve etkileyen faktörlerin incelenmesi'' isimli araştırmada, hemşirelerin stresör (gerginleştirici) olarak gördüğü durumlara dikkat çekiliyor.

Bir üniversite hastanesinde çalışan 148 hemşirenin örnekleme olarak alındığı araştırmada, kişisel bilgi formu, stresörleri belirlemeye yönelik form ve Maslach Tükenmişlik Ölçeği kullanıldı.

Çalışmada, hemşirelerin en çok stresör olarak gördüğü durumların, çalışan sayısının yetersiz olması, çalışma hayatının sosyal hayatı olumsuz etkilemesi, ödüllendirmenin yetersiz olması, öfkeli ve sürekli istekte bulunan hastaya yaklaşımda zorlanma olduğu belirlendi.

-EĞİTİM DÜZEYİ YÜKSELDİKÇE, DUYGUSAL TÜKENME AZALIYOR-

Hemşirelerin yaş ve medeni durumunun tükenmişliği etkilemediği belirlenen araştırmada, eğitim düzeyinin yükseldikçe duygusal tükenmenin azaldığı, çalışma yılının arttıkça duygusal tükenmenin arttığı ve kişisel başarının azaldığı dikkat çekti.

Çalışmada diğer bir önemli nokta ise sözleşmeli hemşirelerin, kadrolu hemşirelere göre daha az duygusal tükenme yaşaması ve kişisel başarılarının daha yüksek olması sonucu oldu. Ayrıca, ayda ortalama 5-7 arası nöbet tutan hemşirelerde daha fazla duygusal tükenme yaşandığı belirlendi.

DEÜ Hemşirelik Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Besti Üstün, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''Yaptığımız araştırmada hemşirelerimiz stresör olarak en çok çalışan sayısının yetersizliğini görüyorlar'' dedi.

Hemşire sayısını artıracak önlemler alınmasının önemine değinen Prof. Dr. Üstün, şunları kaydetti:

''Hemşirelere uygun ödüllendirme sağlanmalıdır. Hastalarla baş edebilecek eğitimlerin düzenlenmesi de önemlidir. Tükenmişlik düzeylerinin ve nedenlerinin tanımlanması, baş etme ve sosyal destek gruplarının düzenlenmesi gerek. Hemşirelerimizin stresle baş etmeleri konusunda destek sağlanmalıdır. Yaptığımız çalışma sonucunda müdahale aşamasını da doktora tezine dönüştürmeye çalışıyoruz. Yazım çalışmalarımız sürüyor.''

Prof. Dr. Üstün ayrıca, çalışmaya katılan hemşirelerin yaş aralığının yüzde 35'le en fazla 25-29 arası olduğunu belirterek, söz konusu hemşirelerin hizmet yılının ise en fazla yüzde 38.5'le 1-5 arasında olduğunu bildirdi.

Hemşirelerden yüzde 50.7'sinin, ayda 8 ve üstü nöbet tuttuğu sonucuna ulaşıldığına dikkat çeken Üstün, örnekleme alınan hemşirelerin yüzde 50.4'ünün lisans mezunu olduğunu ve yüzde 64'ünün kadrolu olduğunu sözlerine ekledi.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious

*

*


*