Hepimiz Guantanamo’da olabiliriz!

  • Giriş : 28.04.2006 / 00:00:00

Başlık sizi şaşırttı mı? Hiç şaşırtmasın, çünkü gerçek bu.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Arkadaşlarının düğünü için gittikleri Pakistan’dan bir haftalığına komşu ülke Afganistan’a giden, burada yollarını kaybedip kaçırılan ve hapsedildikleri yerden çıkmak ümidiyle İngilizce bildiklerini söyleyen; ancak tam da bu bilgi dolayısıyla Guantanamo’ya götürülen insanlar varsa bu dünyada, yarın öbür gün bir sebeple herkes orada olabilir demektir.

Berlin Film Festivali’nin Gümüş Ayı ödüllü filmi “Guantanamo Yolu” usta yönetmen Michael Winterbottom ve Matt Whitecross elinden çıkmış bir docu-drama. Tipton’da yaşayan, Pakistan asıllı İngiliz vatandaşı Asıf İkbal’in annesi, 10 Eylül 2001’de Pakistan’a yaptığı ziyaretten döndüğünde oğluna, aradığı gelini bulduğunu müjdeler. Dokuz gün sonra, gelinin yanına gitmek için yola çıkan Asıf, sağdıcının gelemeyeceğini öğrenince Tipton’dan arkadaşı Ruhel Ahmed’i çağırır. Birkaç gün sonra yanında Şefik Resul ve Münir Ali’yle gelen Ruhel, Karaçi’de Asıf’la buluşur. Şefik’in kuzeni Zahid’le gittikleri camide, imamın Afganistan’a yardım çağrısından etkilenen gençler, düğüne kadar Afganistan’a gitmeye karar verir. Önce Kandahar, ardından Kabil’e varan gençler, hastalıklarla boğuşmaya ve bombalamalara şahit olmaya başlayınca dönüş için hazırlanır. Ancak bu o kadar kolay olmaz; önce kendilerini sınıra götürecek minibüsün şoförü, bütün yolcuları Taliban’ın son kalesi Kunduz’a götürür. Burada mahsur kalan gençler, Kuzey İttifakı’nca Şebergan Hapishanesi’ne atılır. İşte tam da burada İngilizce bildiklerini söylerler kurtulma umuduyla; ancak bu sadece Amerikan birliklerince Kandahar’daki kampa nakledilmelerine yol açar. Burada sorgulanıp işkence gördükten sonra 13 Ocak 2002’de Asıf ve Şefik, 10 Şubat 2002’de ise Ruhel, Guantanamo Körfezi Camp X-Ray’deki açık hava hücrelerine yerleştirilir. Birkaç ay sonra Camp Delta adlı hapishaneye aktarılırlar. Mahkumiyetleri sırasında Amerikalılar ve MI5 tarafından sorgulanırlar. Sayısız kez işkenceye ve suçlamaya maruz kalırlar. 2003 yılının Mayıs ayında, Usame bin Ladin’in katıldığı bir mitingin görüntülerinde bulunmakla suçlanırlar. Oysa o tarihte Şefik, elektrik malzemeleri satan Curry’s adlı bir mağazada çalışmakta; Asıf ve Ruhel ise Tipton’da şartlı tahliye koşulları uyarınca evde bulunmaktadır. Nihayet, 5 Mart 2004’te, iki yılın ardından, Şefik, Asıf ve Ruhel İngiltere’ye döner. Londra’da, Paddington Green merkezindeki anti-terörizm ekibi tarafından sorguya çekilip ertesi gün hiçbir suçlama olmadan serbest bırakılırlar.

Bütün dünyanın gözünü dikmesine rağmen hiçbir şey göremediği Guantanamo Üssü, şimdiye dek ancak bazı mahkumların günlükleri ve notlarıyla tarif edilebilmişti. Asıf, Resul ve Şefik’in tecrübeleri ise bu bilgileri herkese kolayca ulaşabilecek ve herkesi azami etkileyecek şekilde anlatıldı. Yönetmenler, hikâyenin gerçek kahramanlarıyla yapılan röportajları, arşiv görüntüleri ve Riz Ahmed, Ferhat Harun, Vakar Sıddıkî ve Arfan Osman’ın oynadığı canlandırmalarla zenginleştirmiş. Bu geniş ve kaliteli malzeme, filmi basit ve şematik bir propaganda filmi olma tuzağından kurtarıyor. Ama bu demek değil ki George Bush’ta müşahhaslaşan gayri insani bakış açısı Guantanamo’da hüküm sürmüyor. Söylenecek çok şey var; gerçeklere dayanan görüntülerin anlattığı ise söylenenlerin de hükmünü silecek kadar çok. En iyisi gidip görün, kararınızı verin.

GUANTANAMO YOLU

Yönetmen: Michael Winterbottom- Mat Whitecross

Oyuncular: Riz Ahmed, Ferhat Harun, Vakar Sıddıkî, Arfan Osman

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious