Prefabrik

Yrd. Doç. Dr. Cengiz Şimşek

Kimdir? "Hepimiz Hrant"cının İşi Daha Karlı
Yazı Boyutu:

"Hepimiz Hrant"cının İşi Daha Karlı

20.01.2012 / 09:31

Acı, hem de çok acı. Yaşamını siyaset üzerine kurgulayanlar, öldüklerinde de hayata yön veriyorlar. Dink öldüğünde "Hepimiz Hrantız", "Hepimiz Ermeniyiz" pankartlarıyla meydanlar hınca hınç doldurulmuştu. Dün davayla ilgili karar verildi, karardan "vicdanlar" rahatsız oldu.

Medyada kime mikrofon uzatsalar herkes; "tepkimizi koyuyoruz, bu dava böyle bitmez"vari sloganik tepkilerini dile getiriyorlar. İçlerinden biri ülkemizde bu gibi olayların iç yüzünü esastan ortaya koyuyor. Elinde yine bu sloganları toparlamış satan birisine muhabir yaklaşıp "efendim neden buradasınız?" diye sorunca "tepkimizi dile getiriyoruz, sesimizi duyuruyoruz" diyor. Ardından ikinci soru geliyor; "bunları kaça satıyorsun?" Cevap : "15 lira." Hımmm diyor muhabir "hem tepkinizi koyuyor hem de para kazanıyorsunuz öyle mi?". Evet diyor satıcı, mitingci, dava adamı, "Hepimiz Hrant"çı, "Hepimiz Ermeniyiz"ci, "Bu dava böyle bitmez"ci. Adamın yüzündeki tepki kalbindeki duyguları yansıtır mahiyette. Muhabir biraz daha sorsa, söyleyecek çok lafı var gibiydi. Ve manşetler kurşun harflerle yazıldı: "On binler Sessizce Hrant'a aktı". Ve gazeteler çok sattı, ekranlar çok seyredildi.

Bu ülkede adaletin yaşadığı sıkıntılar var. Bunu kimse yalanlamıyor. Fakat adalet ille de bu yollarla devşirilmemeli. Açıkçası zarar gördüğümüzü düşünüyorum. Öldürülen Hrant olsaydı bu dava bir yerde bitebilirdi. Ama öldürülen bir Ermeni Hrant olunca ülkenin tüm medya organları, bürokratları, eli kalem tutanları davanın bu şekilde bir yere gelmesinden duydukları vicdani rahatsızlığı dile getirdiler. Hemen herkesin dilinin altında Hrant'ın ne kadar da fakir olduğu, bu ülkenin yetimi olduğu, basın emekçisi olduğu değil, bir Ermeni olduğu vardı. Bu nedenle de çoğu yerde konu Türkiye'de Ermeniler özelinde azıklıklar oldu. Aile bundan ne kadar memnun ya da değil, onu sormak lazım. Rakel Dink Şişli Osmanbey'de Hrant'ın vurulduğu yerde basın açıklaması yaparken "bu dava böyle bitmez" diyordu. Bu bir hınç, bir öfke, bir "Hrant öcünü almaya ahdettim" deme haliydi. Ogün Samast'ı bu kalabalığın eline versek ne yaparlardı acaba. Uludere Kaymakamı'nın yaşadığı linç vahşeti aynen vuku bulur muydu? Papa'yı vuran Mehmet Ali Ağca cezasını çekip tahliye olduğunda kimi medya yine sorumsuzca "cani aramızda" manşetini atmıştı. Diğer bir yönden bakılırsa, bazı suçları işleyenler "DAM"a düşünce diğer mahkumlarca ya şişlenir ya da bir şekilde hayatına son verdirilir. Yani mahkemeye bırakılmaz bu iş. Demek ki, ceza çekilse de, yani adalet yerini bulsa da, kimse içten içe teskin olmuyor. Adaleti kendimiz dağıtıyoruz. Hani buna karşıydık… Hani kan davası kötüydü… Hani adalete güveniyorduk… Bir toplum kin, nefret, öfke ve kan davası gütmeye bu kadar kolay eğitilememeli. Medya ve sözde aydınlara şakşakçılık böylesi dönemlerde çok yakışıyor.

Münevver Karabulut vakasında da dört-beş şakşakçı, medya ve sözde feministler ailenin; özellikle babasının psikolojisi mahvettiler. Ekran ekran dolaştırıp, sokak sokak açıklama yapmaya zorlandılar. Adamcağızın son dönemdeki hallerini hatırlayalım. Adamın çıldırdığı açıklamaları yazılmaya başlamıştı. Adamın söz söylemeye mecali kalmayıp posası çıkınca, medya da yakasını bıraktı.

Bu nedenle Hrant üzerinden ülkemizdeki başkaca meseleler daha ne kadar ajite edilecek? Buna kimse dur demeyecek mi? Münevver'in babasını bu hale getirenlerin önünün alınması için Aile-Sağlık'tan psikolojik koruma sağlandı mı? Şimdi de Hrant ailesi aynı durumda. Bir evinin babasının, kadının kocasının kaybedilmesi elbette büyük acı. Rakel hanım hayatının geri kalan kısmını gözyaşı ve acı içinde mi yürütmeli? Kendisi bunu isteyebilir, aklı evvel kurumlarımız buna seyirci mi kalmalı? Ekran, medya ve bazı ifrit lafbazanlar bundan beslendikleri müddetçe sık sık soracaklar: Rakel… Söylesene.. acıyor mu? Nasıl da hunharca öldürmüşlerdi değil mi? Yerde yatarken ayakkabısının altındaki deliği gördün mü? Vah vah.. sırtından vurmuşlardı değil mi? İçin yanıyor mu?

Bu söylemlerden Rakel hanımın psikolojisinin ne kadar alt üst olduğuyla kim ilgileniyor? Devletimizin bu yolla toplumda meydana gelecek ayrılıkçılık, kin, düşmanlık, öteki korkusu gibi konuların önünü alma çalışması var mı? Sadece Çevik Kuvvet önlemi var galiba. O da Tarlabaşı'na kadar. Yine "Hepimiz Hrantız"cının yaptığı gibi katılımcıların kimisi cebini doldurdu, kimisi etrafa saldırdı, kimisi ötekileştirmeye küfrederken kendi ötekisine küfretti. Yazık oluyor… Törpülenen ruhlara yazık oluyor. Ülkeme yazık… Yetime böyle mi sahip çıkıyorsunuz?… Yazıklar olsun meydanlara…

Facebook Twitter

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious