Her taşın altında İran var

  • Giriş : 01.02.2007 / 00:00:00

İslami devrimi ihraç etme hayalinden hâlâ vazgeçmeyen İran, Irak, Lübnan ve Filistin'i karıştırarak Şii hilalini genişletmek istiyor

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Bazı Araplar kendilerine 'uyuz Araplar' der ve bu sıfatı, onlara 'hain' de diyen Türklerden aldıkları söylenir. Türklerin Arap Birliği'nin
'uyuzluğundan' kaçarak AB'yi tercih etmesinin nedeni de bu. Salgın hastalık uzmanları bir gün, Arapların musibetini bulaşıcı uyuz hastalığına bağlayabilir. Uyuz, bazı Arap ülkelerinin bedeninde yer etti. Üstelik bazı isimlerin mücadelesine rağmen... Bu durum, hastalık tüm bölgeye yayılmadan önce geriye kalan sağlıklı Arapların tetikte olmasını gerektiriyor.
Irak'ta yıllardır barış ve uyum içinde yaşamış Şiilerle Sünniler arasında savaş var. Lübnan'daki çekişme, anlaşmazlık ve sözlü çatışmalar, muhalefetin hükümete karşı kaba kuvvet kullanarak Beyrut ve halkını hapsetme girişimine dönüştü. Filistin'de Fetih'le Hamas arasında, masumlara ateş açılmasına kadar varan suçlamalar ve anlaşmazlıklar var. Ortadoğu'nun farklı bölgelerinde korkunç ölüm sahneleri yaşanıyor.

Futbol da siyasetten nasibini aldı!
Lübnan, iki İsrail askerinin kaçırılması nedeniyle 'ilahi zafer' yaklaşımını benimseyen Hizbullah lideri Nasrallah'ın başını çektiği bir karmaşa yaşıyor. Bu eylem insani felakete yol açmıştı. Ülke Hizbullah yüzünden, istikrar ve yaz sezonunda turizmden gelecek milyonlarca dolardan oldu. Şimdiyse, İran silahları taşıyan Hizbullah ve müttefikleri aynı şeyi yaparak yine istikrar fırsatının kaçmasına yol açıyor.
Irak'ta, İran'ın müdahaleleriyle mezhep ayrımcılığı ateşi alevlendi. Bu durum halkçı ve yaratıcı faaliyetleri baltalıyor.
Irak Milli Takımı Teknik Direktörü Ekrem Selman, takımının Haliç 18 Futbol şampiyonasında Suudi Arabistan Milli Takımı'na elenmesini mezhepçi çekişmeye bağladı.
Bu arada İran, Irak'ı bölme ve demografik yapısını değiştirme planını sürdürüyor. Haberlere göre, ABD güçleri 'Sünnilerin Bağdat'tan sürülmesi'nden söz eden İran belgeleri buldu. Amerikan ordusunun geçen cumartesi yayımladığı bir bildiriye göre, ABD destekli Irak güvenlik güçleri geçen cuma Şii 'Beled' bölgesine düzenledikleri bir baskında Sünni Araplara karşı 'mezhepçi şiddet eylemlerine' karışmış bir 'Mehdi Ordusu' liderini tutukladı.
Lübnan bir başka Irak'a dönüşmenin ve İran'ın mezhepçi milisler ve diğer müttefikleri kanalıyla bölgedeki varlığının bir başka uzantısı olmanın eşiğinde. Bu yüzden Araplar, İran'ın istikrar, kalkınma ve barış isteyen bütün bölge ülkeleri için tehlike yarattığının farkına varmalı.

Nükleer projeyi de koruyor
İran dini ve mezhepçi duyguları, bazı bölge ülkelerindeki radikal köktenci cemaatler gibi harekete geçiriyor; ilk kârlı çıkanın kendisi olacağı Şii yayılmacılığının sağlanması için bu duyguları kullanıyor. Lübnan, Filistin ve Irak'ın, Arap kimliğini parçalamak ve durumu İran devriminin lehine olacak bir hale çevirmek için kurulmuş tuzağa düştüğü kesin. Arap bölgesinin dört bir yanındaki bu çekişmeden herkesten önce İran yararlanacaktır; İran böylelikle ABD ve uluslararası toplumun kendisini nükleer projesinden vazgeçirme amacıyla düzenleyeceği müdahaleyi engelliyor. Tüm bunlar aynı zamanda gösteriyor ki, İran'ın devrim ihracı hayali sürüyor ve dış politikasının temelini oluşturuyor.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious