Her üç kilo şekerden bir kilosu kaçak!

  • Giriş : 15.02.2006 / 00:00:00

Türkiye'de tüketilen her üç kilogram şekerden bir kilogramının kaçak olduğu belirtildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Özellikle Güneydoğu'daki sınır kapıları ve iller, şeker kaçakçılığının üssü haline gelirken, Türkiye'ye en çok Suriye ve İran'dan kaçak şekerin girdiği tespit edildi.
Cihan Haber dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, Gümrük Müsteşarlığı, Gümrük Muhafaza Birimi ekipleri, 2004 yılında Türkiye'nin çeşitli gümrük kapılarında yaptıkları operasyonlarda piyasa değeri 1 trilyon 225 milyar lira olan toplam 757 ton 402 kilogram kaçak şeker ele geçirdi. Ele geçirilemeyen 100 binlerce ton şeker ise piyasaya sürüldü.

Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdürü Mehmet Azmi Aksu, Güneydoğu Anadolu'da bulunan gümrüklerin yanısıra son zamanlarda Edirne üzerinden de yurda kaçak şeker girdiğini kaydetti. Kaçakçılığın arkasından örgütsel bir yapının olmadığını belirten Aksu, Güneydoğu Anadolu'da küp şeker üreten işletmelerin kullandığı şekerin yüzde 90'ının kaçak olduğunu söyledi.

Gıda Dernekleri Federasyonu Başkanı Şemsi Kopuz ise, şeker kaçakçılığının eroin kaçakçılığından daha karlı hale geldiğini kaydetti. Kaçakçılığın en önemli nedeni ise Türkiye iç piyasasındaki şeker fiyatlarının uluslararası şeker fiyatlarının çok üzerinde olması. Suriye'de 1 ton şeker yaklaşık 250 dolar iken, Türkiye'de aynı miktar şekerin fiyatı yaklaşık bin 500 dolar. Bu fiyat farkı da kaçakçılığı tetikliyor. Yetkililer, sorunun çözülmesi için değişik görüşler ortaya atıyor. Ancak konuyla ilgili somut bir adım atılmaması kaçakçıların işine yarıyor. Sıkı denetimler olmaması sebebiyle hergün yüz binlerce ton şeker yurda kaçak olarak giriyor.

Türkiye'de üretilen şekerin uluslararası şeker fiyatlarının üzerinde olması, şeker kaçakçılığını cazip hale getirdi. Şeker fiyatının bu kadar yüksek olmasının nedenlerinin başında üretimin, verimi şeker kamışına göre çok daha düşük olan şeker pancarından yapılması ve maliyenin şeker fabrikalarındaki görev zararını karşılamaması geliyor.


"EROİN TİCARETİNDEN DAHA KARLI HALE GELMEYE BAŞLADI"


Gıda Dernekleri Federasyonu Başkanı Şemsi Kopuz, şeker kaçakçılığının en gözde kaçakçılık haline geldiğini ve giderek eroin ticaretinden daha kârlı hale gelmeye başladığını söyledi.

Kaçak şeker en çok Suriye üzerinden sınır ticareti yöntemiyle ve katırlarla yurda sokulmakta. Bazı kuruluşlar kaçak şekerin miktarının 200 bin tonu bulduğunu iddia ediyor. Bazı dernekler ise, bu miktarın 500 bin ton olduğunu ileri sürüyor. Türkiye'nin bir yıllık şeker tüketiminin yaklaşık 1.5 milyon ton olduğu gözönüne alındığında yapılan kaçakçılığın ne boyutlara ulaştığı net olarak ortaya çıkıyor.

Şeker fabrikalarının bağlı olduğu Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, kaçakçılığın fiyat farkı nedeniyle yapıldığını, fiyat farkının ise şeker pancarından üretilen şekerden kaynakladığını belirtiyor. Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdürü Mehmet Azmi Aksu, Güney Doğu Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgesinden fabrikalarda üretilen küp şekerlerin yüzde 90'ının kaçak şekerden üretildiğini söyledi. Aksu, daha önce kaçakçılığın genellikle Suriye ve diğer güney ülkeler üzerinden yapıldığını, ancak son zamanlarda Edirne üzerinden de yurda kaçak yollardan şeker sokulduğunu belirtti.

Türkiye'de şeker kaçakçılığının ciddi boyutlara ulaştığını her defasında dile getiren Gıda Dernekleri Federasyonu Başkanı Şemsi Kopuz, "Devletin elinde birkaç yılda birikmiş 1 milyon ton şeker stoku var. Bu stoku eritmek için bazı şeker fabrikalarında yüzde 8'lik indirim yapıldı. Ancak bu yeterli değil. Stokların erimesi için en az yüzde 30'luk daha indirim yapılmalı." diye konuştu.


"FARK, ŞEKER KAMIŞINDAN KAYNAKLANIYOR"


Bakanlık ise, dünyada üretilen beyaz şekerin yüzde 72'sinin şeker kamışından yüzde 18'inin ise şeker pancarından üretildiğini, şeker kamışından üretilen şekerin maliyetinin şeker pancarından üretilen şekere göre oldukça düşük olduğunu belirtiyor. Sanayi Bakanlığı, dünya beyaz şeker borsalarına şeker kamışından üretilen beyaz kristal şekerin hakim olduğunu ve borsa fiyatlarında belirleyici rol üstlendiğini açıkladı.

Bakanlık konuya ilişkin yaptığı açıklamada, şu ifadelere yer verdi: "21/11/2005 tarihinde Londra Borsasında oluşan 1 ton şekerin Avrupa limanları teslim fiyatı 293 ABD Doları olmasına rağmen, şeker pancarından kristal şeker üretilen ülkemizde şeker satış fiyatı bin 150 dolar, İtalya'da bin 220, Almanya'da bin 200 dolar. Şeker ithal eden Suriye'de ise bir ton şeker 380 dolardır. Bu değerler dikkate alındığında şeker kaçakçılığının dünya fiyatları ile yurtiçi şeker satış fiyatı arasındaki farktan kaynaklandığı anlaşılmaktadır."

Kastamonu Şeker Fabrikası Müdürü Ahmet Muratlıoğlu, Türkiye genelindeki şeker kaçakçılığının önüne sınır kapılarındaki gümrüklerde, denetimin artırılmasıyla geçilebileceğini belirtti. Muratlıoğlu, "Şeker kaçakçılığı sınırlardaki gümrüklerden geçerek giriyor. Gümrük dışında içeriye bir malın girmesi mümkün değil. Gümrüklerde denetimin artırılması şart." şeklinde konuştu.

Şeker İş Sendikası Kastamonu Şube Başkanı Hamdi Kaya da, şeker kaçakçılığının engellenmesi gerektiğini belirterek, "Şeker kaçakçılığı ancak denetim mekanizmasının artırılmasıyla önlenebilir. Devletin sınırlardaki illerden geçişlere kota koyması lazım. Örneğin bir ilden başka bir ile şeker gidecekse buna kota koyması gerekir. Yoksa bunun önüne geçmek mümkün değil." ifadesini kullandı.


"KAÇAK ŞEKER, KAMYON, OTOBÜS, TIR VE EŞEKLERLE TAŞINIYOR"


Kaçak şeker, kamyon, otobüs ve TIR'ların dışında bir de ilkel yöntemlerle taşınarak yurda sokuluyor. Şemsi Kopuz, "Katırlarla Suriye sınırında taşıma yapılmakta hatta bayramlarda Suriye'ye akrabasının yanına gidenler dönüşte çuval çuval şeker getiriyor." dedi.

Bakanlık da Şemsi Kopuz'un iddialarını doğrular nitelikte görüş bildirdi. Bakanlık yaptığı açıklamada, şu bilgileri verdi: "Alınan ihbarlar, şeker fabrikalarımızca yöresel olarak yapılan tespitler ile güvenlik kuvvetlerince yakalanan şekerler dikkate alındığında en fazla şekerin kaçak yollarla doğu ve güneydoğu sınırlarından geldiği anlaşılmaktadır. Kaçak şekerin hangi yollarla yurt içine girdiği hususunda somut olarak bir bilgi ortaya konulmamakla birlikte yapılan ihbar ve alınan duyumlardan sınırdan katırlarla, yolcu beraberinde toplu taşıt araçlarıyla, gümrük kapılarından değişik adlarla yurda kaçak olarak girdiği anlaşılmaktadır."

Şeker fabrikaları ve şeker piyasası özelleştirildiği takdirde şeker fiyatlarının düşeceğini ve özelleşen piyasada rekabet nedeniyle bir canlılık gözleneceğini savunan Kopuz, "AB bize ev ödevlerini verdiği zaman zaten biz özelleştirmeyi yapacağız. Kaçakçılığın önüne geçilmesi için olmazsa olmazların başında özelleştirme gelmektedir. Sınır ticaretini kontrol altında tutsan bile bir şekilde başka yollardan getirilecektir. IMF'ye verilen taahhütler arasında şeker fabrikalarının özelleştirilmesi de vardır. AB'de tarım nüfusu yüzde 5. Türkiye'de ise bu oran yüzde 32. Bu nüfusun bir kısmını başka alanlara kaydırılması gerekmektedir. Müzakereler süresince en fazla sıkıntı yaşayacağımız alan bu alandır. Şeker Kanunu'nun yeniden AB standartlarında yeniden düzenlenmesi gerekmektedir." dedi.


"ÖZELLEŞTİRME KAÇAKÇILIĞI ÖNLEMEZ"


Gıda Dernekleri Federasyonu Başkanı Şemsi Kopuz'un tam tersine Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin şeker kaçakçılığını önleyemeyeceğini belirterek, "Halen, Konya, Kayseri, Amasya, Çumra ve Kütahya şeker fabrikaları özel statüde faaliyet gösteren ve bir üretim döneminde 775 bin tona yakın şeker üreten özel firmalar olmalarına ve değişik pazarlama teknikleri uygulayarak şeker satmaya çalışmalarına rağmen kaçakçılığın önlenmesinde etkili olamamaktadır." açıklamasında bulundu.

Kaçakçılığın önüne geçilebilmesi için maliyetlerin düşürülmesi, etkin bir piyasa denetimi, gümrük kapılarının daha sıkı denetlenmesi ve bu konuda caydırıcı cezai müeyyidelerin tavizsiz bir şekilde uygulanmasının zorunlu olduğunu belirten Bakanlık, şeker kaçakçılığının önlenmesinde ilgili kurum ve kuruluşların koordineli ve kararlı olmalarının da önemli olduğunu vurguladı.

Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdürü Mehmet Azmi Aksu ise polisiye önlemlerle bu kaçakçılığın önüne geçilemeyeceğini savunarak, "Hatay'dan tutun da Gürcistan'a kadar sınırımız var. Bu kadar uzun sınırı nasıl kontrol edeceksiniz? Polisiye tedbirleriyle kaçakçılığın önüne geçemezsiniz." diye konuştu.

Yetkililerin şeker kaçakçılığında üzerinde birleştiği tek konu; kaçakçılığın yapıldığı bölge. Kaçakçılık en çok güney ülkeleri üzerinden yapılıyor. Özellikle de Suriye üzerinden kaçak şeker yurda getiriliyor. Gıda Dernekleri Federasyonu Başkanı Şemsi Kopuz, kaçakçılığın Suriye üzerinden yapıldığını sınır kapılarında denetimlerin artırılması gerektiğini belirtirken, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı da, kaçakçılığın en çok Suriye üzerinden yapıldığını bildirdi. Türkiye Şeker Fabrikaları Genel Müdürü Mehmet Azmi Aksu ise, güney sınırlarımızın yanısıra son zamanlarda Edirne üzerinden yurda kaçak şeker sokulduğunu ve kendilerinde resmi kayıtların olduğunu söyledi.


2004'TE 757 TON KAÇAK ŞEKER ELE GEÇİRİLDİ


Gümrük Müsteşarlığı Gümrük Muhafaza Birimi, 2004 yılında gümrük kapılarında yaptığı değişik operasyonlarda piyasa değeri 1 trilyon 225 milyar 47 milyon lira olan toplam 757 ton 402 kilo kaçak şeker ele geçirdi. Gümrük Müsteşarlığı'nın verilerine göre, Gümrük Muhafaza ekiplerinin 2004 yılında Türkiye'nin çeşitli sınır kapılarında yaptıkları operasyon sonucu ele geçirdikleri kaçak şekerin piyasa değeri ve miktarı şöyle:

- Edirne Kapıkule Sınır Kapısı'nda yapılan 3 operasyonda piyasa değeri 213 milyon olan toplam 855 kilo ile Dereköy'de yapılan bir operasyonda 20 milyon lira değerinde 15 kilo şeker,

- Gaziantep Öncüpınar Gümrük Kapısı'nda yapılan 21 ayrı operasyonda piyasa değeri 19 milyar 734 milyon lira olan toplam 20 ton 426 kilo ile Akçakale'de yapılan bir operasyonda piyasa değeri 950 milyon lira olan 950 kilo ve Karkamış'ta yapılan 4 ayrı operasyonda piyasa değeri 5 milyar 311 milyon lira olan toplam 2 ton 895 kilo şeker,

- Gürbulak Sınır Kapısı'nda yapılan 3 ayrı operasyonda piyasa değeri 4 milyar 50 milyon olan toplam 2 ton şeker,

- Habur Sınır Kapısı'nda yapılan 9 ayrı operasyonda piyasa değeri 17 milyar 628 milyon lira olan toplam 17 ton 135 kg şeker,

- Hakkari Esendere Sınır Kapısı'nda yapılan 4 ayrı operasyonda ise piyasa değeri 2 milyar 665 milyon lira olan toplam 1 ton 575 kilo kaçak şeker,

- Hopa Sarp Sınır Kapısı'nda yapılan 1 operasyonda 15 milyon lira değerinde 5 kilo şeker,

- İskenderun'un Cilvegözü Sınır Kapısı'nda yapılan 78 ayrı operasyonda piyasa değeri 82 milyar 95 milyon lira değerinde 54 ton 103 kilo kaçak şeker,

- İstanbul'da yapılan bir operasyonda piyasa değeri 250 milyar lira olan toplam 100 ton şeker,

- Mersin'de 11 ayrı operasyonda piyasa değeri 842 milyar 215 milyon olan toplam 557 ton 268 kilo şeker,

- Mersin Serbest Bölge'de piyasa değeri 750 milyar olan 500 ton kaçak şeker.

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious