"Her yıl 586 bin anne ve anne adayı ölüyor"

  • Giriş : 26.03.2008 / 21:26:00

Dünyada her yıl yüzde 99'u gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere 586 bin kadının, gebelik ve doğuma bağlı nedenlerden ötürü yaşamını yitirdiği belirtildi.

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Dünyadaki tüm doğumların yüzde 85'inin, tüm çocuk ve yeni doğan ölümlerinin yüzde 95'inin ve anne ölümlerinin yüzde 99'unun gelişmekte olan ve geri kalmış ülkelerde olduğu ifade edildi.

Türkiye'de de bebek ölüm hızı 1978'de binde 43, anne ölüm hızı yüz binde 150 dolaylarındayken, bugün bebek ölüm hızının binde 33'e, anne ölüm hızının ise yüz binde 25-30'a düştüğü kaydedildi.

Kavaklıdere Bayındır Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanı Doç.Dr. Kemal Göl, kadının, gebelik döneminde ve gebelikten sonra tıbbi açıdan özel bakıma ihtiyacı olduğunu, tıbbi kontrollerin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi.

Bu dönemlerde meydana gelen hastalıkların, geri dönüşü mümkün olmayansonuçlar doğurabileceğini hatta anne ve bebek ölümüyle sonuçlanabileceğini ifade eden Göl, "Ne yazık ki anne ölümlerinin tamamına yakını uygun tıbbi bakım ile önlenebilir ölümlerdir" dedi.

Göl, Türkiye'de dahil olmak üzere gelişmekte olan ülkelerde en önemli anne ölüm nedeninin, doğum sonu kanamalar, gebelikte yüksek tansiyon ve doğum sonu veya gebelik döneminde görülen enfeksiyonlar olduğuna dikkati çekti.

Her yıl yüzde 99'u gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere dünyada toplam 586 bin kadının, gebelik ve doğuma bağlı nedenlerden ötürü yaşamını yitirdiğini belirten Göl, "Dünyadaki tüm doğumların yüzde 85'i, tüm çocuk ve yeni doğan ölümlerinin yüzde 95'i ve anne ölümlerinin yüzde 99'u gelişmekte olan ve geri kalmış ülkelerde olmaktadır" diye konuştu.

Düzenli gebelik takibi şart

Gebe takibinin yapılmadığı durumlarda, anne ölümlerinin engellenemediğini vurgulayan Göl, gebelik dönemindeki düzenli kontrollerle, hem bu dönemde hem loğusalık döneminde gelişebilecek komplikasyonların erken tanı ile tedavi edilebilineceğini kaydetti.

Göl, her kadının mümkün olduğunca gebe kalmayı planladığı anda (gebe kalmadan önce) bir sağlık kuruluşuna başvurması, gereken incelemeleri yaptırması gerektiğini belirterek, şu önerilerde bulundu:"Anne ve bebek ölümlerinin makul düzeylere indirilebilmesi, takipsiz gebeliklere ve sağlık personeli yardımı olmadan yapılan doğumlara bağlı gelişebilen ölü doğumların, sakatlıkların, spastik bebeklerin, kalıcı problemlerin olmaması için her kadın gebe kalmadan 3 ay öncesinden başlamak kaydıyla gebelik süresince düzenli muayene olmalı ve doğumu mutlaka bir sağlık kuruluşunda yaptırılmalıdır.

İlk gebelik yaşının 18 yaş üzerinde tutulabilmesi, gebelikler arası sürenin en az 2 yıl olması ve aile başına çocuk sayısının 2 veya 3 ile kısıtlanabilmesi (başka çocuk istemeyen ailelerde modern aile planlaması yöntemleri ile) ve sağlık personelinin bu hizmet hakkında motive edilebilmesi ile ülkemizde anne ve yeni doğan ölümleri, doğumlara bağlı gelişen sakatlıklar önemli oranda azalacaktır."

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious