Herkes için özgürlük isteyen 3 kadın konuştu

Herkes için özgürlük isteyen 3 kadın konuştu.11267
  • Giriş : 24.02.2008 / 11:38:00

'Söz konusu özgürlükse hiçbir şey teferruat değildir' bildirisi yayınlayan 3 kadın medya için neler söyledi?

Facebook Twitter
Yazı Boyutu:


Son günlerde üç başörtülü kadının öncülüğünde imzaya açılan ve Türkiye'deki Kürtlerin, Alevilerin ve diğer kesimlerin sorunlarının da çözülmesini isteyen bir bildiri gündemde. Ancak 'Söz konusu özgürlükse hiçbir şey teferruat değildir' bildirisiyle ses getiren Hilal Kaplan, Neslihan Akbulut ve Havva Yılmaz, vermek istedikleri mesajın tam olarak anlaşılmamasından şikayetçi. Bildiriyi yayımlayan üçlü, "Sanki biz diğer özgürlükler noktasında çözüme ulaşmadan başörtü sorunun çözülmesini istemiyoruz gibi bir algılama oluşturuldu, ancak bu doğru değil" şeklinde konuştular.
Bilgi Üniversitesi Sosyoloji bölümünü bitirdikten sonra başörtü yasağı yüzünden mastırını İsveç'te yapan AKDER aktivisti Neslihan Akbulut, başörtü sorununun çözülme sürecine girmesiyle birlikte bazı aydınların diğer özgürlükleri de bahane edip bu süreci sekteye uğratmaya çalıştıklarını ifade etti.

Akbulut, "Yasağın kalkma ihtimali belirince, kendilerine demokrat diyen bazı aydınların bu konuda ne kadar samimiyetsiz olduğu ortaya çıktı. Bildirinin ardından biz de kendi bildirimizi yazma ihtiyacı duyduk. 'Diğer özgürlükler konusunda söz söyleme hakkı sadece sizde değil, bu alanın savunuculuğunu sadece sizler yapmıyorsunuz. Başörtüsünden başka da dert edindiğimiz şeyler var ve bu konuda en az sizin kadar hassas düşünüyoruz' mesajını vermek istedik" dedi.

MEDYA SAHİPLENDİ

Bildiriyi yayınladıktan sonra medyanın bazı kurumlarının AK Parti veya muhafazakar basınla hesaplaşmaları noktasında kendilerini kullanmaya çalıştıklarını söyleyen Hilal Kaplan, "Bir kısım medya bildiriyi kendi istedikleri gibi algıladı, AK Parti ve muhafazakar basınla hesaplaşmalarını bizim üzerimizden yapmaya çalıştı. Daha önce birçok özgürlük konusundaki çıkışlarımızda bizi görmezden gelen medya, birden bizi sahiplendi. Diğer özgürlüklerin de önünün açılmasını istediğimizi söylerken sanki başörtü sorununun çözülmesinden memnun değilmişiz gibi gösterdiler” diye konuştu.

HİYERARŞİ OLMAZ

Bildirinin mimarlarından olan ve başörtü yasağı nedeniyle üniversiteye gidemeyen Havva Yılmaz ise, "Şu ana kadar 301 veya Kürt meselesi konuları gündeme geldiğinde, 'Hadi bunun yanına başörtü konusunu da koyalım' ya da 'Durun önce başörtü sorununu konuşalım, ondan sonra bunları konuşalım' demediler. Başörtü meselesi çözülecek bir aşamaya geldiğinde, herkes diğer demokratik meseleleri de konuşma ihtiyacı duydu. Bütün özgürlük sorunlarını bir paket halinde sundular. Demek ki bazıları için özgürlükler konusunda bir hiyerarşi var ve bu hiyerarşide başörtüsü en son sırada yer alıyor. AK Parti başörtü sorununu değil de 301'i değiştirseydi, 'Lütfen başörtü sorununu da konuşalım. Bütün özgürlükleri paket halinde ele alalım diyecekler miydi?' acaba" şeklinde konuştu.

Yılmaz başörtü yasağının ötelenmesinin hayatından bir yıl daha kaybolması anlamına geldiğini söyledi: "Sorunun çözümü ertelenirse, ben bir yıl daha üniversiteye gidemeyeceğim. Bu kimsenin umurunda değil. Ömrümden bir yıl daha gitmesi Kürt sorununun ya da diğer sorunların çözümüne katkı sağlayacaksa durumu kabullenebilirim ama böyle bir şey olmayacak" dedi.

OYUNA GELMEDİK

Değirmenlerine su taşımak için kendilerini kullanmak isteyenlerin oyunlarını bozduklarını söyleyen Yılmaz şöyle konuştu: "Bir kısım medya için değerli oluverdik. Köşe yazarları, hakkımızda methiyeler yazmaya başladı, programdan programa davet edilir olduk. Kendi söylemlerini bizim ağzımızdan söylemeye çalıştılar. Ama biz oyuna gelmedik. Oyuna gelmememiz onların pek hoşuna gitmedi. Aynı gün içinde HaberTürk televizyonunda hem anahabere hem de Balçiçek Pamir'in programına davet edildik. Anahaberde istedikleri şeyleri söyletemeyince Pamir'in programına çıkmamızı istemediler. Bunu 'Anahabere çıkan Pamir'in programına çıkamıyor' gibi komik bir gerekçeyle bize ilettiler."


Okuldaki tahrikten CHP sorumlu

Havva Yılmaz'a göre CHP, başörtü sorununun çözümünü açık kızlar için bir tehlike arz ediyormuş gibi gösteriyor: “Aslında kendileri problem çıkmayacağını biliyorlar. Ama çok fazla provokatif söylem gündeme geldi. Yasak kalktıktan sonra herhangi bir şey olursa bunun sorumlusu başta CHP ve medya olur.” Neslihan Akbulut ise başörtülü kadınların bilinçli şekilde bir korku unsuru olarak gösterilmeye çalışıldığını ifade ederek, "Aslında bu korku değil, medya aracılığıyla yaratılan bir fobya. Çünkü korkunun nesnesi olan başörtülüler bir şey yapmıyor” dedi.

Herkese özgürlük istiyoruz

İmzaya açılan bildiride özetle şu görüşlere yer veriliyor:

"Kürtlerin ve ötekileştirilenlerin kendilerini bu ülkenin asli unsuru hissetmesi için gereken hukuki ve psikolojik ortam oluşturulmadan,

301 davalarını bitirecek düzenleme yapılmadan,

Azınlık vakıflarının üzerinde pişkince oturanların rahatı bozulmadan,

Alevilerin ibadetini kültürel aktivite, ibadet evlerini de kültür merkezi olarak görmekte ısrar etmekten vazgeçilmeden,

Üniversitelerin bilimsel özgürlüğünün önündeki en büyük engel YÖK kaldırılmadan,

12 Eylül darbe anayasasını esamesi okunmayacak şekilde ortadan kaldırıp yeni, sivil bir anayasaya yapılmadan mutlu olamayacağız."

YENİ ŞAFAK

Facebook Twitter Yahoo Google Linkedin Stumbleupon Delicious